KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2022
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/1702 - 2022/2310
- Dosya no
- 2021/1702
- Karar no
- 2022/2310
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/03/2021
- Numarası
- 2018/... Esas, 2021/... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Maddi Hasarlı Kaza Nedenine Dayalı Maddi Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
1.176 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/03/2021 tarih ve 2018/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına kayıtlı ticari taksinin, ... plakalı araç ile 13.03.2017 tarihinde çarpışması sonucu hasara uğradığını, tüm kusurun karşı araç sürücüsünde olduğunu ve davalı... Sigortadan kasko klozu ile sigortalatıldığını, müvekkiline araç tamir ve hasar masrafları adında 45.000 TL ödeme yapıldığını ve kalan masrafların müvekkilince karşılandığını, bu nedenle kasko sözleşmesi dikkate alınarak 150,00 TL hasar kaybı, 150,00 TL değer kaybı, 200,00 TL kazanç kaybı tazminatının davalıdan faiziyle tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın araç değer kaybı ve araç kazanç kaybı talepleri yönünden reddine, davanın hasar bedeli tazminatı talebi yönünden kabulü ile; 35.075,00 TL tazminatın davalının ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı sıfatıyla davacıya 27/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek reskont faiziyle beraber ödemesine
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili; müvekkil şirketçe yapılan ödemelerin düşülerek tazminat hesaplaması yapılması gerektiğini, dava konusu kaza sebebiyle birden fazla mağdura toplamda 65.969,00 TL ödenmiş olup kaza başına maddi limit bittiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesindeki kaza başına maddi limit bittiğinden şirket tarafından ödenecek bir bedelin kalmadığını, ayrıca dava dışı ... plakalı araç tarafından aracın müvekkil şirket tarafından kaskolandığının ortada olduğunu,
Kara Araçları Kasko Sigortası kapsamında da davacı ...'e 18.075,00 TL ödeme yapıldığını ancak işbu ödemenin mahkeme heyeti tarafından dikkate alınmadığını, davacı vekilinin avans faizi isteminin haksız olup reddinin gerektiğini, ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren faiz istenebileceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, meydana gelen trafik kazası sonucu açılan hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybına yönelik tazminat davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı sigorta şirketi vekili tarafından aynı kazada davacı ile birlikte başka kişilere de ödeme yapıldığından bakiye limitin kalmadığı, davacıya kasko sebebiyle yapılan ödemenin düşülmediği, hükmedilen faizin türünün hatalı olduğu ileri sürülerek istinaf edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi, kazaya karışan ... plakalı araç için 07.06.2016 başlangıç tarihli, 07.06.2017 bitiş tarihli ve ... nolu Genişletilmiş Kasko poliçesi düzenlemiştir. Dava konusu kaza poliçe teminat süresi içerisinde 13.03.2017 tarihinde meydana gelmiştir. Kasko poliçesi içerisinde maddi bedeni ayrımı yapılmaksızın 250.000,00 TL bedele kadar ihtiyari mali mesuliyet teminatına yer verildiği görülmektedir.
Poliçe özel şartlarında belirtildiği üzere ihtiyari mali sorumluluk sigortası, araç sahibine düşen hukuki sorumluluğun zorunlu mali sorumluluk sigortası limitleri üstünde kalan kısmını, poliçede yazan limitlere kadar temin edeceği, manevi tazminat taleplerinin teminatında verilen maddi tazminat limitinin azami %25'i ile teminata dahil edilmiştir.
Davalı sigorta şirketinden kasko poliçesi içerisinde yer alan ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı sıfatıyla da talepte bulunduğu dosya kapsamı ile sabittir.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda söz konusu aracın toplam hasarı (piyasa rayiç bedelden sovtaj değeri düşülerek) 62.000,00 TL olarak hesaplanmış, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi kapsamında yapılan 26.925,00 TL'lik ödeme tenzil edilmiş ve kalan bakiye tutar 35.075,00 TL bulunmuştur.
Ancak sunulan Kara Araçları Kasko Sigortası kapsamında yapılmış olan ödeme dekontunun değerlendirilmediği ve bakiye hasarın yanlış hesaplandığı anlaşılmıştır. Sigorta şirketince davacıya kasko sigortası ile İMMS kapsamında toplam 45.000,00 TL ödemiştir. Esasen davalı sigorta şirketinin toplamda 45.000,00 TL ödeme yaptığı dava dilekçesinde de belirtilmiştir.
Bu durumda davacının bulunan 62.000,00 TL zararından yapılan 45.000,00 TL ödeme düşüldüğünde bakiye zararın 17.000,00 TL olduğu, bu zararın İMMS kapsamında kaldığı anlaşılmakla bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 35.075,00 TL olarak hesaplanması hatalı bulunmakla davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmüştür.
Ancak kazaya karışan her iki aracın da ticari kullanımlı olması sebebiyle ticari faize hükmedilmesi yerinde görülmüştür.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece yukarıda açıklanan sebeplerle yapılan tüm ödemenin tenzili ile bakiye 17.000,00 TL'ye hükmedilmesi gerektiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/1702, K. 2022/2310, 5 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama