KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Ocak 2022
- Dosya no
- 2021/1997
- Karar no
- 2022/43
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- ...
- Davacılar
- 1-...
Karar Metni
3.003 kelime·15 dk okuma·10 bölüm
2-... - ... 3-... - ... 4-... - ... 5-... - ... 6-... - ... 7-... - ... 8-... - ... VEKİLİ :Av. ... DAVALI :1- ... VEKİLİ : Av... DAVALI : 2-... VEKİLLERİ : Av. ... Av. .... DAVALI : 3-...
DAVA
Tazminat (Haksız fiilden kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 07/01/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.03.2021 tarih ve .... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin 15/02/2017 tarihinde davalı ..., yönetimindeki .... plakalı araç ile müvekkili davacıya çarpmış olduğunu, davacının yaralanmasına sebebiyet veren .... plakalı aracın davalılardan ... şirketinin ZMMS poliçesi nedeniyle sigorta şirketine düzenlendiğini, davalılardan ... kazaya sebebiyet veren aracın maliki olduğunu, davalının asli kusurlu olduğu sonucuna ulaşılmış olduğunu, davacının bu olay nedeniyle kalıcı şekilde sakat kaldığını, ayrıca çarpmanın etkisiyle davacının telefonunun kırılmış olduğunu, bu nedenle davacının maddi zararlara da uğramış olduğunu,
davacının pazarcı olup bir yıl boyunca hiçbir şekilde işe gidememiş, şimdi ise aksayarak ve daha çok efor sarfetmek suretiyle ancak işini yapabilir olduğunu, davacının 3 ay boyunca evde yatağa bağlı bakıma muhtaç hale geldiğini ve bu süre boyunca tüm bakım işlerini müvekkili ...'nin karşılamış olduğunu, davacının başına gelen bu olay nedeniyle davacının eşi ve çocukları olan diğer davacıların acı ve ızdırap duyduklarını belirterek, sair hakları saklı kalmak kaydı ile; davacılardan ... için 20.000,00.TL manevi 50,00.TL maddi ... için 10.000,00.
TL manevi 50,00. TL maddi (bakım ücreti) ... için 5.000,00. TL manevi ... için 5.000,00. TL manevi ... için 5.000,00.TL manevi ... için 5.000,00. TL manevi ... için 5.000,00.TL manevi ... için 5.000,00. TL manevi olmak üzere toplam 40.000,00.TL tazminatın olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacılar vekili 13.01.2021 tarihli dilekçesi ile davanın maddi tazminat yönünden 2.477,96.TL olarak kaza tarihinden itibaren avans işlemlerine uygulanan ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline şeklinde ıslah ettiği görülmüştür.
CEVAP
Davalılar ... Tarım..Şti ve ... cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının iddialarının zaman aşımına uğradığını ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, ceza mahkemesinde verilen kusur durumuna göre davacının asli kusurlu olduğunu, davacı tarafın kalıcı sakatlık iddiasının da doğru olmadığını, davacının ceza davası duruşmalarına bizzat katıldığını, davacının beyanlarında herhangi bir işinin olmadığını bildirdiği halde işsiz kaldığından maddi zarar gördüğünü belirtmesinin doğru olmadığını, davacının faiz talebinin haksız ve hukuksuz olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; davacı ... için talep edilen bakım ücreti giderinin feragat nedeniyle reddine, davacı ... için 2.427,96TL maddi zararın davalılardan yasal faizi ile alınarak davacı ...'e verilmesine, sigorta şirketi için faiz başlangıç tarihinin dava tarihi, diğer davalılar için kaza tarihi olarak belirlenmesine, davacı ... için 1.500,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Tarım..Şti 'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, davacılar ... , ..., ..., ... ..., ..., ... ve ...'in açtığı manevi tazminat talebinin ayrı ayrı reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacılar vekili süresi içerisinde verdiği istinaf dilekçesinde; meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkili ...'in sol ayak bileğinde kırık meydana gelmiş ve müvekkil 3 ay yatağa bağlı kalmış, bir yıl yürüyemez olmuş ve halen de aksayarak yürüyebilmekte olduğunu, müvekkilinin bu olay nedeniyle kalıcı şekilde sakat kaldığını, kaza nedeniyle davacılardan ...'in 3 ay boyunca yatağa bağlı ve 1 yıl süresince yürüyememiş olmasından dolayı diğer davacılar olan eş ve çocukların acı ve ızdırap duyduklarını ve davacı ...'in halen tam iyileşemediğini,
eş ve çocuklar için manevi tazminat talep edilmiş olsa ruhsal yönden davacıların rahatlayacaklarını ancak davacı ... dışındaki davacılar yönünden manevi tazminat talep edilmemiş olmasının bu nedenlerle hukuka aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkemenin kararının kısmen kabul edilen kısımlarının tam kabul edilmesi veya yeniden inceleme yapılmak üzere kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Karara karşı dava davalılar ... Tarım..Şti ve ... vekili süresi içerisinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca usule ve zamanaşımı itirazlarına yönelik ileri sunulan beyanlarımı incelenmeden ve irdelenmeden karar verildiği, ceza mahkemesinde belirlenen kusur durumuna göre davalı sürücü ... değil bilakis davacının asli kusurlu olduğunu, buna rağmen;
mahkemece yeniden kusur incelemesi yaptırılması hatalı olduğunu, ceza mahkemesi kararının bu yönden hukuk mahkemesini bağlayacağını, davacı tarafın, daha önce kolluk - savcılık - ceza davası aşamasında dinletmediği tanıkları, keşif sırasında hazır etmesi ve bu temin edilmiş tanık beyanlarına göre değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, dava konusu olayda yaralanan yaya kazazedenin tam kusurlu olduğunu, Adli Tıp Raporunda; kazazedenin fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu;
başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edilmiş olduğunu, bu şekilde tespit yapılmasının ve bu kapsamda raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, iyileşme süreci bu kadar kısa süren bir kişiye yüksek miktarda tazminat hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının tüm yönlerden reddine karar verilerek kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55, ve 56. maddeleri kapsamında, kasten yaralama eylemine dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat ve manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, maddi ve manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili ve davalılar ... ile ... Tarım ... Ltd. Şti vekili istinaf etmiştir.
Davalılar ... ile ... Tarım ... Şti vekili'nin hükme esas alınan kusur oranına ilişkin yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, hukuk hâkimi, gerek ceza hâkiminin belirlediği kusur oranı gerekse delil yetersizliğine dayalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız olmayıp ceza mahkemesinin maddi vakıaların belirlenmesine ilişkin mahkumiyet kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olup taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıyacaktır. Yani sanığın (davalının) isnat edilen eylemi gerçekleşme biçimine ilişkin tespit olgusu ile o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararının bu yönleriyle bağlıdır.
Somut olayda, Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesinin .... esas ve ... karar sayılı ilamın değerlendirilmesinde; davalı hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan bahisle açılan kamu davasında, davalının ...'ın sevk ve idaresinde bulunan .... plaka sayılı aracı ile ... bulvarı üzerinde sol şeridi takiben seyredip .... sokak kavşağına geldiğinde, yolda karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya davacı ...'a çarptığı, çarpma nedeniyle davacının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücudunda 2 derecede kırık meydana gelecek şekilde yaralandığı,
ceza mahkemesince yapılan değerlendirmeden olay sonrası çekilen fotoğrafta da yaya geçidinden 7 metre aşağıda aracın durduğu bu mesafede orta refüjde pet şişede su bulunduğu ve bu ihtimal doğrultusunda katılanın tam olarak yaya geçidinden değil biraz aşağısından çapraz şekilde ilk olay anını değerlendirip rapor düzenleyen trafik kazası tespit tutanağında da işaretlenidği şekilde de katılanın ilerlediği ve çarpma anının yaya geçidinden biraz aşağıda olduğu kanaati oluştuğu ve bilirkişi raporların dosya kapsamı ve kazanın oluş şekline uygun olduğu tüm dosya kapsamında;
davacının gerçekleşen eylemde yaya geçidinden değil biraz aşağısından çapraz şekilde yola giriş yaptığının ve davalının ise araç seyri sırasında olay yerine geldiğinde dikkatli olması ve hızını mevcut şartlara göre azaltması gerekirken bunu gerçekleştirmediğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. İş bu tespitler, başka bir anlatımla bu maddi (vaka) olgularla hukuk hakimi bağlayıp, kesin delil niteliğindedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/5890 Esas ve 2020/8066 Karar sayılı ve yine Yargıtay 17. HD'nin 2018/6414 2020/4951 Esas Karar sayılı kararında da vurgulandığı gibi; haksız fiile dayalı tazminat davalarında kusurun belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.
TBK.74 maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölüm olup, birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkindir. Hakim, kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede tam bağımsızdır.
HMK 266 madde (HUMK 275 md.) hükmüne göre de, kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Elde edilen teknik bulgulara göre hakim bu oranı belirlemede ihlal edilen kuralları gözönüne almalıdır, hakim bu oranı kendisi belirleyebilir.
Dairemizce dosya içinde mevcut kaza tespit tutunağı, kusur bilirkişi raporları ve Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas ve ... karar sayılı ilamın birlikte değerlendirilindiğinde; davalı sürücü ..., yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile gündüz vakti, yerleşim yerinde, ...
Bulvarı'nı takiben kuzeyden güneye seyri sırasında olay yerine geldiğinde; dikkatli olması ve hızını mevcut şartlara göre azaltması gerekirken, bu kurala riayet etmemesi nedeniyle, seyir yönüne göre yolun sağından karşısına geçmekte olan yaya davacı ...'a önlemsizce çarpması sonucu meydana gelen olaydaki; dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla davalı sürücünün %35 oranında kusurlu olduğu,
davacı yaya ..., olay yeri yolda karşıdan karşıya geçmek istediğinde, bu geçişini kural gereği yaya geçidi üzerinden yapması gerekirken, bu kurala riayet etmediği gibi, yaklaşmakta olan davalı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobilin hızını ve mesafesini dikkate alıp, ilk geçiş hakkını bu araca verdikten sonra, güvenli bir ortam oluştuğundan emin olduğunda geçişini yapması gerekirken, bu hususa da riayet etmeyip, can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde taşıt yoluna girmesi sonucu, bu aracın çarpmasına maruz kaldığı olaydaki;
dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla davacının %65 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalılar vekillerinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
Taraf vekillerinin hükmedilen ve reddedilen manevi tazminat miktarına ilişkin yapmış oldukları istinaf başvurusunun incelenmesinde;
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda 15.02.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın sürücüsü, diğer davalı ... Tarım ... Ltd. Şti'nin işleteni olduğu aracın, davacıya çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücudunda 2 derecede kırık meydana gelecek şekilde yaralandığı, belirlenen kusur oranlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ve işletenin % 35 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, davacanın yaralanma biçimi, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacı ... dışındaki davacıların, davacı ...'ın çocukları ve eşi olduğuna ilişikin yakınlıkları, davacı ...'ın yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde, davacı ... için hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğu ve diğer davacılar için davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddine, davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Söz konusu manevi tazminatta yanılgı bir değerlendirme yazılı şekilde karar verilmiş olmasının hatalı olduğu kanaatine varılmakla davalılar vekili ve davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun duruşma yapılmadan bu yönüyle kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği ve davalı vekilin ve davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin HMK 352/1-b-1. maddesi gereğince reddi gerekmiş olup, aşağıda şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/1997, K. 2022/43, 7 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama