KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Mart 2022
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/2145 - 2022/658
- Dosya no
- 2021/2145
- Karar no
- 2022/658
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacılar
- 1-...
- Veli
- 1- ...
Karar Metni
856 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
2-... VEKİLİ : Av...
DAVALI : ... VEKİLİ : Av... DAVA : Tazminat
KARAR TARİHİ : 22/03/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın ZMM sigortası davalı tarafından düzenlendiğini, 08.07.2014 tarihinde Kasım Sevsin idaresindeki sigortalı aracın karşıdan karşıya geçen davacı küçüğe çarpması sonucu davacı yaralandığını, kazadan dolayı davacının uğradığı maddi zararın karşılanmadığı ileri sürülerek fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 27.03.2019 tarihli dilekçe ile talebini toplam 107.383,43 TL'ye çıkarmıştır.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmadığını, kazada davacı küçüğün kusurlu olduğunu, kusur ve maluliyet raporlarının Adli Tıp Kurumundan aldırılması gerektiği belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın kabulü ile; 107.383,43 TL'nin dava tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili süresi içerisinde verdiği istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunda trafik kazasından önce mevcut mental rahatsızlıklara ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, bu haliyle raporun eksik inceleme içerdiğini, davacının gerçek zararını belirleyici nitelikte olmadığını, davacının kaza öncesi durumunu belirlemeye yönelik tüm tıbbi verilerin ve kayıtların toplanarak inceleme yapılması gerektiği halde mahkemece illiyeti belirsiz rapora dayalı kabul kararının yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasında meydana gelen yaralanmadan kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce Mahkemesince ilk kurulan 08/05/2019 günlü karara karşı davalı ...
Sigorta vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 02/06/2020 günlü kararı ile ilk derece mahkemesi kararının davalı vekilinin itirazlarının karşılanabilmesi için davacının önceki tarihli tüm tedavi evraklarının kullanmış olduğu ilaçların temini ile birlikte bu konuda görüş bildirmek ile yetkili bulunan ATK 3. İhtisas Dairesinden kaza sebebi ile davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığı var ise ne kadar maluliyetinin olduğu,
davacıda kaza öncesinde var olduğu ileri sürülen psikiyatrik rahatsızlıkların etkisi de değerlendirilerek maluliyet oranının kesin bir şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı gereğince maluliyet raporu aldırılmış ve yeniden yargılama yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile; 107.383,43 TL'nin dava tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekilinin maluliyete yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;
Davalı vekili her ne kadar hükme esas alınan maluliyet raporunda trafik kazasından önce mevcut mental rahatsızlıklara ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, bu haliyle raporun eksik inceleme içerdiğini, davacının gerçek zararını belirleyici nitelikte olmadığını ileri sürmüş ise,
Dosya içerisinde bulunan ve hükme esas alınan 29/01/2019 tarihli ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun davacının kazadan sonraki tüm tedavi evrakları, hastane kayıtları incelenmiş ve gelişen süreçte davacının yeni tarihli film ve grafileri incelenmek sureti ile kaza tarihi olan 08/07/2014 tarihinde yürürlükte olan Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde hazırlandığı, davacının geçirdiği kaza ile yaralanması arasında illiyet bağının bulunduğu hususunun raporda açıkça belirtildiği,
davacının belirlenen maluliyet oranının geçirmiş olduğu kazadan kaynaklanmış olduğunun tespit edildiği davacının maluliyeti arasında illiyet bağının kurulmuş olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiş, davalının buna yönelik istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/2145, K. 2022/658, 22 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama