KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2023
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/2302 - 2023/597
- Dosya no
- 2021/2302
- Karar no
- 2023/597
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/03/2021
- Numarası
- 2015/... Esas, 2021/... Karar
- İstinaf eden davacı
- —
- Vekili
- Av.
- İstinaf eden davalı
- 1-
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 2-
- Dava
- Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Manevi Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
1.691 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.03.2021 tarih ve 2015/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 06/07/2015tarihinde ...'ın sevk ve idaresindeki aracın karşı yönünden gelen sürücücü önce tespit edilmemiş daha sonra kendisinin emniyete gelmiş olan ... isimli şahsın kullandığı ... plaka sayılı aracın müvekkilinin süratla çarpması sonucu müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile yaralanmaya dayalı 1.000,00 TL maddi tazminatın sigorta limitini aşmamak suretiyle kaza tarihinde aksi halde başvuru tarihinden ya da son tahlilde dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihini kapsayan şekilde ... Sigorta A.Ş tarafından tanzim edilen Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu nedenle husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini, davacının uğramış olduğu zararı ...
Sigorta A.Ş'den talep etmesi gerektiğini, müvekkil kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, davacı vekilinin müvekkilinin trafik kazası sonucu yaralanması neticesinde futbol kulübüne transfer olacağı ve bu transfer sonucunda büyük bir kazançtan mahrum kalacağı iddiasının çok afaki, hayal ürünü, temenniden başka bir şey olmadığını, iddia edildiği üzere dava konusu trafik kazasına sebebiyet veren araçlar açısından kusur incelemesi yaptırılması gerektiğini, ... sorumluluğu teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne, 28.456,00 TL kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 06/07/2015, davalı Sigorta şirketinden dava tarihi olan 18/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, Manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüyle; 5.000,00 TL tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 06/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili; hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, maddi tazminatın tam kabul edilmesi gerektiği, manevi tazminatın düşük olduğunu ileri sürerek istinaf etmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili; davacı tarafından başvuru şartının gerçekleştirilmeden davanın açıldığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihini kapsayan ... Sigorta A.Ş tarafından tanzim edilen zorunlu mali mesuliyet sigortasının bulunduğunu, müvekkili kurumun sorumluluğu olmadığı için husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun ilgili yönetmeliğe göre tanzim edilmediğini, maluliyet raporunun da hatalı olduğunu, davacının fiziksel muayenesinin yapılmadığını, davacının kaza esnasında yolcu olarak bulunduğu motosiklette kask takmadığı için müterafik kusurlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 54/1-2-3-55-56 maddeleri kapsamında açılan çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı ... vekili ve davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Maddi tazminata yönelik yapılan istinaf incelemesinde:
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları ve Dairemizin bu içtihatlar ile uyumlu olan kararlarına göre, maluliyet oranları Adli tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilimdalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre, 11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemeleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/09/2013 ile 01/06/2015 tarihleri arasındaki kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6247 E - 2021/9135 K; 2021/5898 E - 2021/8467 K; 2021/4501 E - 2021/7401 K sayılı kararları)
Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda İlk olarak Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 15.11.2017 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlendiği ve maluliyet oranının %10,3 olduğu,
davalı vekilinin itirazı üzerine düzenlenen ve mahkemesince hükme esas alınan 19.08.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun ise, kaza tarihi olan 06.07.2015 tarihinde yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde davacının tüm tedavi belgeleri incelenerek rapor düzenlendiği ve maluliyet oranının %3 olduğu, maluliyet oranları arasındaki farkın esas alınan yönetmeliklerin farklı olmasından kaynaklandığı,
bu raporun hükme esas alınmasının yerinde olduğu anlaşılmakla bu yönüyle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde bulunmamıştır.
Manevi tazminata yönelik yapılan istinaf incelemesinde:
Somut olayda. 06.07.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'in sevk ve idaresindeki aracın davacının kullandığı araç ile çarpışması neticesinde davacının yaralandığı, davacının %3 oranında maluliyetinin bulunduğu, alınan kusur raporuna göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı sürücünün işsiz olduğu, davacının kaza tarihinde 16 yaşında olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının maluliyeti, yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... istinaf talebi yönünden yapılan incelemede:
05.09.2015 ve 20.10.2015 tarihli Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi yazı cevabında ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar zorunlu trafik sigortasının olmadığı belirtilmiştir. Kazaya sebep araç için 04.08.2014- 2015 tarihleri için poliçe düzenlenmiş ise de, 06.04.2015 tarihinde aracın satılması sebebiyle poliçe iptal edildiğinden davalının husumeti vardır. Yine davalı sürücü %100 kusurlu olmakla davalı zarardan sorumludur.
Dava tarihinin 18.09.2015 olduğu, zorunlu başvuru şartına ilişkin yasa hükmünün ise 26.04.2016'da yürürlüğe girdiğinden bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Yine davalının yaralandığı bölge (sol bacak) dikkate alındığında kask takılmaması sonucu etkili olmayacağından davalının tüm istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince maddi tazminat yönünden verilen kararın yerinde olduğu, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, manevi tazminatın bir miktar artırılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı ... vekilinin istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2 maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının düzelterek yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/2302, K. 2023/597, 14 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama