KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2021
- Dosya no
- 2021/2796
- Karar no
- 2021/2193
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/06/2021
- Numarası
- ....
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av....
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av...
- Dava
- Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
874 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/06/2021 tarih ve .... Esas, .... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.08.2019 tarihinde plakası ve kimliği belirlenemeyen araç sürücüsünün seyiri sırasında yaya olan müvekkiline çarpması sonrasında müvekkilinin yaralandığını ve malul olduğunu, trafik tespit tutanağında araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin zararının tazmini için davalı kuruma başvuru yapıldığını, başvurularının davalı kuruma 31.01.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, 15 gün içinde ödeme yapılmadığı gibi cevap da vermediğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça verilen dava dilekçesinde, ....... Sigorta Birliği davalı olarak gösterildiğini, ... Hesabının ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğunu öncelikle bu nedenle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini, dava dilekçesi eklerinde trafik kazası tespit tutanağı yer almadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, ayrıca davanın zamanaşımına uğradığını beyan davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili; ilk derece mahkemesi olan Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin verdiği davanın reddi kararının doğru olduğunu, davanın usulden reddedilmiş olması yönündeki kararın yerinde olduğunu, ancak söz konusu arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilmesi ve Hazineye irat kaydı şeklinde düzeltilmesinin hukuka uygun olacağını belirterek kararın bu yönüyle kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, başvuru usulüne uygun olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş, hükmü, davalı vekili arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu tutulması gerektiğinden bahisle istinaf etmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 14.fıkrası; "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması halinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması halinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." şeklinde belirtilmektedir.
Görüleceği üzere dava şartı olarak zorunlu arabuluculukta anlaşmaya varılmaması halinde taraflardan birinin arabuluculuk ücretini ödemesi hali yapılacak yargılama sonucunda dava sonunda haksız çıkacak tarafa yükletilmiştir.
2918 Sayılı yasanın 97 maddesi (Değişik madde: 14/04/2016-6704 S.K. 5. Mad.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." şeklindedir.
Bu madde hükümüne göre davacının trafik kazası nedeni ile tazminat davası açmadan önce sigorta şirketine yazılı olarak başvuru zorunluluğu bulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinde davacı tarafından usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığından davanın reddine karar verildiği, davacının dava açmakta haksız olduğu, her iki tarafın ara buluculuk görüşmesine katıldığı, bu halde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 14.fıkrası gereğince arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu olduğu halde, davalının sorumlu tutulmasının hatalı olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 14.fıkrası gereğince arabuluculuk ücretinden davada haksız çıkan davacının sorumlu olduğu halde, davalının sorumlu tutulmasının hatalı olduğu kanaatine varılmakla davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun duruşma yapılmadan bu yönüyle kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/2796, K. 2021/2193, 28 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama