KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2023
- Dosya no
- 2021/3009
- Karar no
- 2023/1853
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/07/2021
- Numarası
- 2018/... Esas, 2021/... Karar
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... -
- İstinaf eden davalı
- —
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
1.059 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/07/2021 tarih ve 2018/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
19.09.2009 tarihinde ...'in sevk idaresindeki ... plakalı araç ile sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu ... plakalı motosiklette yolcu olarak bulunan müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, meydana gelen kaza sebebiyle sağ femur kemiğinin kırıldığını, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi EAH'den alınan 02.03.2018 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporu'nda maluliyet oranının %8 olduğu belirlendiğini, müvekkilinin mağdur olduğunu,
kazaya karışan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davalı ... şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL geçici ve sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminatın davalı ... şirketi yönünden temerrüd tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 6.236, 38 TL'ye artırmıştır.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili sigorta şirketinin sorumluğunun sigortalı aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, bu nedenle kusur oranının tespiti gerektiğini, ayrıca davacının maluliyet oranının tespiti ve aktüerya hesabının yapılmasını, kabul anlamına gelmemekle birlikte faiz oranının dava tarihinden itibaren başlatılmasını, hatır taşıması uygulaması yapılmasını savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece davanın ıslah talebi doğrultusunda kısmen kabul kısmen reddi ile, 6.236,38 TL geçici iş göremezlik maddi tazminatının temerrüt tarihi olan 08/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin sürekli iş göremezlik maddi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasının 19.09.2009 tarihinde gerçeklemiş olup, davanın açılış tarihi 08.12.2018 olması nedeni ile tazminat talebinin zamanaşımına uğramış olduğunu, geçici işgöremezlik kapsamındaki tedaviye ilişkin zararların 01.06.2015 yürürlük tarihli ZMSS Genel Şartlarının yürürlüğe girmesi ile poliçe teminatı dışına çıkarılmış olup müvekkili sigorta şirketinin bu kapsamda hiçbir hukuki sorumluluğu bulunmadığını,
her ne kadar mahkemece 6.236,38 TL geçici iş göremezlik tazminatının davacıya verilmesine karar verilmiş ise de müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, davacının kaza tarihinde 16 yaşında olması nedeniyle kazanç getiren herhangi bir işte çalışmasının söz konusu olamayacağını, aktüer uzmanı tarafından hatalı yapılan kusur tespitinin hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kusur değerlendirmeleri arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hukuka uygun olmayıp, müterafik kusur indiriminin yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
yerel mahkeme tarafından temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş ise de faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararına itiraz etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3. ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Geçici iş göremezlik talebine ilişkin yapılan istinaf incelemesinde:
Davacı kaza tarihi itibari ile 16 yaşında (25.10.1993 doğumlu) olup yapılan emniyet araştırmasında lise öğrencisi olduğu, gelir getiren bir işte çalışmadığı görülmüştür. Geçirmiş olduğu trafik kazasından kaynaklı olarak da dosya içerisinde bulunan İstanbul ATK 2. İhtisas kurulunun 12.06.2020 günlü raporuna göre davacının sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı ve iyileşme sürecinin 12 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında davacının tedavi süresince gelir getiren bir işte çalıştığı ve bu kaza sebebi ile çalışamaması nedeni ile bu gelirinden mahrum kaldığına ilişkin olarak herhangi bir iddiada bulunmamış, bir delil de göstermemiştir.
Buna göre davacının gelir getiren bir işte çalışmadığı anlaşılmakla geçici iş görmezlik tazminatı talep edemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Kararın kaldırma sebebine göre sair istinaf sebepleri incelenmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece geçici iş göremezlik talebi yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/3009, K. 2023/1853, 17 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama