KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Mart 2022
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/608 - 2022/675
- Dosya no
- 2021/608
- Karar no
- 2022/675
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacılar
- 1- ...
Karar Metni
2.678 kelime·13 dk okuma·9 bölüm
2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... 7- ... VEKİLLERİ : Av... Av. ... DAVALILAR : 1-... VEKİLİ : Av... 2- ... 3- ... VEKİLLERİ : Av...
DAVA
Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)
KARAR TARİHİ : 28/03/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.
31/05/2011 tarihinde meydana gelen, davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müteveffa ... ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araçların karıştığı trafik kazasında müvekkillerinin yakını ... ...'nın vefat ettiğini, müvekkillerinden ...'ın müteveffanın eşi, ...'in oğlu, ...'in annesi ve ...'in de babası olduğunu, yine aynı kazada müvekkilleri ... ve ...'nın yakını ... ...'nin vefat ettiğini, müvekkili ...'nın müteveffanın eşi, ...'nın da annesi olduğunu, meydana gelen kazada yakınlarını kaybeden müvekkiller adına Mersin 2 Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında maddi ve manevi talepli dava açıldığını,
davanın daha sonra ıslah edildiğini, ıslahtan sonra dosyanın mahkemece destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için ek rapor alınması amacıyla bilirkişiye gönderildiğini, ek raporda tazminat miktarı yükselmişse de taraflarınca daha önce ıslah yapılmış olduğundan yeniden ıslah yoluna gidilemediğinden davanın ıslah ettikleri rakam yönünden kabul edildiğini, kararda fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğunu, bu nedenle ek dava açılması gereğinin doğduğunu belirterek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ... ...'nın ölümü sebebiyle, müvekkili ... için 12.610,27 TL, ... için 2.003,44 TL, ... için 634,15 TL ve ... için 1.136,84 TL, ... ...'nin ölümü nedeniyle müvekkili ... için 13.423,77 TL, ... için 1.217,24 TL olmak üzere toplam 31.025,71 TL ( davalı Sigorta şirketinin bedelin tamamından, diğer davalılar açısından %40 kusur durumu dikkate alınarak 12.410,28 TL sinden sorumlu olmak üzere) maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden ilk dava tarihi olan 04/07/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
CEVAP
Davalılar ... ... ve ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle, açılan davada talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir nitelikte olmadığından davacının kısmi dava açmasında hukuki yararının bulunmadığını belirtmiş olup, devamla da, meydana gelen kazayla ilgili Mersin 2 Asliye Hukuk Mahkemesinde maddi ve manevi talepli dava açıldığını, dosyanın Yargıtayda olduğunu, yani aynı davanın daha önce başka mahkemede açıldığını ve halen görülmekte olduğunu, bu nedenle dosyanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, müteveffaların anne ve babaları için destekten yoksun kalma tazminatının talep edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu,
ayrıca kazayla ilgili alınan kusur raporlarında çelişki bulunduğunu, raporlar arasında çelişki bulunduğundan ve Mersin 2 Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasının yargılaması sona ermediğinden, belirtilen dosyaya istinaden bu davanın açılmasının usule ve yasaya aykırı olacağını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Sigorta şirketi vekili cevabında özetle; davaya konu ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde diğer davalı ... adına 22/08/2010 başlangıç ve 22/08/2011 bitiş tarihli trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olup mezkur poliçede olayda vefat eden şahıs başına 175.000,00 ÜM azami poliçe limiti ile sigortalı olduğunu, azami poliçe limitinin mutlak surette ödenmesi gereken miktarı ihtiva etmediğini, davacının dava dilekçesinde 31.05,71 TL talepte bulunmuş ise de bu talebinin ne kadarının hangi davacı için istediğini belirtmediğini, bu taleplerin açıklanmasının şart olduğunu, davacıların taleplerinin Mersin 2 Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı ilamı ile karşılandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın kabulü ile; ... ...'nın ölümü nedeniyle; davacı ... için 12.610,27 TL tazminatın (davalılar ... ... ve ... ... yönünden 5.044,10 TL ile sorumlu olmak kaydı ile), davacı ... için 2.003,44 TL tazminatın (davalılar ... ... ve ... ... yönünden 801,37-TL ile sorumlu olmak kaydı ile), davacı ... için 634,15 TL tazminatın (davalılar ... ... ve ... ... yönünden 253,66 TL ile sorumlu olmak kaydı ile), davacı ... için 1.136,84 TL tazminatın (davalılar ... ... ve ... ... yönünden 454,73 TL ile sorumlu olmak kaydı ile), ... ...'nın ölümü nedeniyle;
davacı ... ... ... için 13.423,77 TL tazminatın (davalılar ... ... ve ... ... yönünden 5.369,50 TL ile sorumlu olmak kaydı ile), davacı ... ... için 1.217,24 TL tazminatın (davalılar ... ... ve ... ... yönünden 486,89 TL ile sorumlu olmak kaydı ile) olmak üzere toplam 31.025,71 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 31/05/2011 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile tahsili ile davacılara ödenmesine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin yargılamasını yapmış olduğu mevcut dava ek dava olup kök dava mahiyetinde olmadığını, haksız fiile ilişkin tazminat davalarında, tazminata işleyen faizin başlangıç tarihi olay tarihi olup, sigorta şirketleri yönünden ise temerrüt tarihi olduğunu, ek davaya konu kazanın kök davanın açılış tarihinde sigorta şirketi tarafından öğrenildiği kabul edilerek ek davada sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihinin 04.07.2011 olması gerektiğini ayrıca kararın kararın 3, 4 ve 5 no'lu bentlerde davalılar arasında sorumluluk miktarları yazılmış ise de,
bu bentlerde yazılan miktarlardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlulukları olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda yeniden hüküm verilmesi, bunun mümkün olmaması halinde ise yeniden hüküm kurulmak üzere kararın kaldırılması ve dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Karara karşı davalılar ... ... ve ... ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, yerel mahkeme tarafından hiçbir itirazları ve savunmalarının değerlendirilmeye alınmamış, delillerin toplanmamış olduğunu, davacı tarafın eksik harcı tamamlayarak da aynı sonuca ulaşabileceğinden somut olayda hukuki yararının bulunmadığını, şayet dairemizin aksi kanaatte olması halinde bu kez de usuli müktesep hakka aykırı bir karar verildiğinin açık olduğunu, eş ve çocuğu olan müteveffanın anne ve babasına destekten yoksun kalma tazminatı verilemeyeceğini,
aleyhe kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet bir an için dava konusu olayda anne-babaya da maddi destekte bulunulduğu kabul edilse dahi bu defada destekten yoksun kalma tazminatına yönelik yapılan pay hesabının orantısız olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas olarak alınan Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosya kapsamındaki 25.12.2013 tarihli rapor ve 03.01.2014 tarihli ek rapor hatalı olup eksik ve yanlış bilgilerle hazırlanmış olduğunu, davacılardan ... ...'un, müteveffanın resmi nikahlı eşi değil boşanmış eşi olduğunu,
bu nedenle bu davacı için tazminat hesaplanmasının hukuka ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu ayrıca müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olup hükme esas olarak alınan raporda müvekkili şirketin %40 kusur oranından sorumlu olması gerekirken hatalı olarak %100 kusur oranı üzerinden yapılmış hesaplamadan sorumlu tutulmuş olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından doğan maddi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince, maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davacılar vekili ve davalılar ... ..., ... ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf etmiştir. Davacılar vekili ve davalılar ... ..., ... ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin, davacı ... ..., ... ..., ... ... ve ... ... yönünden istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde
Davacı tarafından maddi tazminat talebine ilişkin yapılan istinaf başvurusu yönünden incelemede, davacı ... ..., ... ..., ... ... ve ... ... davalıların haksız eylemi sebebi ile sırası ile 2.003,44 TL, 634,15 TL, 1.136,84 TL, 1.217,24 TL maddi zararının olduğunu belirlenerek, davanın kabulüne karar verilmiştir. HMK'nın 341/2. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuru yapılabilen kararlar bellidir.
Buna göre karar tarihi itibari ile 5.390,00 TL ve altındaki ilk derece mahkemesi kararlarının kesin olduğu bu kararlara karşı istinaf yoluna başvurulamayacağı belirlenmiştir. Bu itibarla davacılar ... ..., ... ..., ... ... ve ... ... maddi tazminat talebinin kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesinin kararı miktarı itibarı ile kesin olduğundan davacılar vekili ve davalılar ... ..., ... ... vekili ile davalı ...
Sigorta A.Ş. vekilinin bu kısma ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalılar ... ... ile ... ... vekili (davacılar ... ... ve ... ... yönünden) hükme esas alınan kusur oranlarına, hesap miktarına (oranlarına) ve usuli kazanılmış haklara ilişkin yaptığı istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Somut olayda, 31/05/2011 tarihinde meydana gelen, davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müteveffa ... ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araçların karıştığı trafik kazasında davacıların yakını ... ...'nın vefat ettiğini, davacılardan ...'ın müteveffanın eşi, ...'in oğlu, ...'in annesi ve ...'in de babası olduğunu, yine aynı kazada müvekkilleri ... ve ...'nın yakını ... ...'nin vefat ettiğini, davacı ...'nın müteveffa ... ...'nin eşi, ...'nın da oğlu olduğunu anlaşılmıştır.
Aynı kaza nedeni ile yine tarafları aynı olan Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ve ... karar sayılı dosyasında; Ankara Adli tıp kurumu Trafik ihtisas dairesi başkanlığına gönderildiği adli tıp raporunda % 40 sürücü ... ...'in, %60 oranında ... ...'nin kusur olduğu belirtilmiş, bu bu oran üzerinden hüküm kurulmuş ve kusur oranı Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/4960 E. 2019/11015 K. Sayılı ilamı ile onanmıştır.
Öte yandan, yine Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Ve ... karar sayılı dosyasında; hükme esas alınan ... hesap uzmanı ... ...
03.01.2014 tarihli ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı eş ... ...'nın maddi zararı 145.887,57 TL, davacı oğul ... ...'nın 24.596,22 TL, davacı baba ... ...'nın 11.930,64 TL, davacı baba ... ...'nın 17.523,49 TL olduğu tespit edildiği, birleşen dosyada davacı eş ... ...'nin maddi zararı 146.857,04 TL, birleşen dosyada davacı anne ... ...'nin 15.717,71 TL olduğu tespit edildiği, dosyada ıslah edilen miktar üzerinden;
davacı ... ... yönünden 133.277,30 TL, davacı ... ... yönünden 22.592,98 TL, davacı ... ... yönünden 11.296,49 TL, davacı ... ... yönünden 16.386,65 TL, birleşen dosyada davacı eş ... ...'nin maddi zararı 133.433,27 TL, birleşen dosyada davacı anne ... ...'nin 14.547,00 TL'ye hükmedildiği ve yine davacıların fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğu, neticeden, hükme esas alınan hesap uzmanı ... ...'ın 03.01.2014 tarihli ek raporu üzerinden hüküm kurulmuş ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmasına ilişkin kısımda, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/4960 E. 2019/11015 K. sayılı ilamı ile onanmıştır.
Bu durumda, istinaf eden davalılar yönünden sorumlu oldukları kusur oranı ve zarar miktarı Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ve ... karar sayılı dosyasının Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/4960 E. 2019/11015 K. sayılı ilamı ile onanması ile kesinleştiği anlaşılmıştır.
Ancak davacı ... yönünden, destekten yoksun kalma tazminat hesaplaması yapılırken bilinen gerçek bir durum ortaya çıktığında tazminat miktarının buna göre belirlenmesi gerekmektedir. Dosyadaki nüfus kayıtlarından tazminat isteyen davacı ...'ın 10.01.2017 tarihinde evlenmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla davacının evlenme tarihi itibariyle, yani gerçek durum bilindiği halde farazi olarak davacı ...'ın 19.06.2054 tarihi olan muhtemel ölüm tarihine kadar (destek göreceği) tazminat hesabı yapılması artık mümkün değildir. Bu nedenle, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...
E. ve ... karar sayılı dosyasında hükme esas alınan hesap uzmanı ... ...'ın 03.01.2014 tarihli ek raporu üzerinden davacı ... için belirlenen 133.227,30 TL tazminat miktarı, davacı ...'ın evlenme tarihi itibariyle oluşan destekten yoksun kalma zararlarını karşıladığı anlaşılmakla, bu yönüyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
Davacılar vekilinin, (davacılar ... ... ve ... ... yönünden) faizin başlangıç tarihine ilişikin istinaf sebebinin incelenmesinde;
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.
Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir.
Alacağı doğuran sebebin esasen haksız eylemden kaynaklanmış olmasına göre, ıslah ile istenilen tazminat için de, aynı tarihten itibaren temerrüt faizi uygulanması gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/4099 E- 2017/9935 K, 2015/4364 E-2017/10458 K, : 2016/4327 E- 2017/10897 K nolu içtihatları)
Somut olayda, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davalılar ... ... ve ... ... faiz başlangıç tarihinin kaza tarihi olan 31.05.2011 tarihi davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden ise; Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının açılış tarihi olan 04.07.2011 tarihinden itibaren işletilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince dava tarihi açık ve tereddüte yermeyecek biçim belirtilmeden hüküm kurulması hatalı görülmekle, bu husus yönünden davacı vekilinin istinaf başvurusu davacı ... ... yönünden haklı görülmüştür.
Davacılar vekilinin yargılama giderleri yönünden istinaf sebebinin incelenmesinde;
Davalılar yönünden yargılama giderlerinde sorumlu oldukları tazminat miktarlarına oranlama yapılmak sureti ile hüküm kurulması yerinde görülmekle, davacılar vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle haksız bulunmuştur.
Davacı ... (...) ... yönünden hükmedilen maddi tazminat yönünden ve davacı ... ... yönünden hükmedilen maddi tazminattaki faiz başlangıç tarihi itibariyle mahkemece yanılgı bir değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olmasının hatalı olduğu kanaatine varılmakla tara vekillerinin istinaf kanun yolu başvurusunun, duruşma yapılmadan, yukarıda açıklanan yönüyle kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/608, K. 2022/675, 28 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama