KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2022
- Dosya no
- 2021/889
- Karar no
- 2022/920
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av...
- Dava
- Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
1.084 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.11.2014 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkması ve orta refüje çarpması sonucu oluşan trafik kazasında yolcu konumundaki müvekkilinin yaralandığını ve sakat kaldığını, ... plakalı aracın ZMMS poliçesinin ... Sigorta tarafından düzenlendiğini, müracaat üzerine hasar dosyası açıldığını ancak müvekkiline ödeme yapılmadığını, işbu nedenle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile; 1.000,00 TL geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 22.06.2020 tarihli dilekçesi ile geçici maluliyet için 500,00 TL tazminatın davalıdan tahsil edilmesini talep etmiş, kalıcı maluliyete ilişkin olarak ise dava değerini 268.000,00 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kusur ve maluliyet konularında adli tıp kurumundan rapor aldırılması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini ve sonuç olarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 500,00 TL geçici tazminat ve 218.559,96 TL kalıcı tazminat olmak üzere toplamda 219.059,96 TL'nin temerrüt tarihi olan 23/01/2017 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hatır taşımacılığı ve müterafik kusur indirimi yapılması ve bu indirimler toplansa dahi toplam miktarın 376.320,00 TL üzerinden yapıldığında, kararın 240.844,00 TL miktarında olmasının gerektiğini ayrıca mahkemece %20 oranında hatır ve %20 oranında emniyet kemerinin takılmamış olması nedenine bağlı olarak müterafik kusur indirimi yapılmış olduğunu, müvekkilinin kasıtlı olarak kaza yapmayı isteyecek durumda olmadığını bu nedenle tazminat üzerinden %40'a yakın indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamına göre eğer,
emniyet kemeri takılıp takılmadığı belli değilse, “emniyet kemeri takılmamıştır” şeklinde bir yorum yaparak, zarar gören aleyhine tazminattan indirim yapılamayacağını beyan ederek kararın kaldırılarak dilekçeleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davacının araçta sürücü konumunda olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davacının kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu anlaşılmış ve davanın kendi tam kusuruyla sebep olduğu kaza nedeniyle, maluliyet tazminatı talep etmiş ise de, ZMMS'nin aracın işletilmesi nedeniyle sürücü ve işletenin 3. kişilere vereceği zararların teminat altına aldığından dava konusu olayda 3. kişi değil, kusurlu olan sürücü olan davacının taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını ayrıca hesaplamaların, müvekkili şirket yönünden "Aktüeryal yöntem" ve "1,8 teknik faiz" uygulanarak yapılmasının gerekmekte olduğunu beyan ederek hükmün kaldırılmasını ve talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55 maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusu değerlendirilmesinde;
Dosya içinde mevcut tarafların delil olarak dayandığı kaza tespit tutanağında, kazaya karışın ... plakalı aracın kaza esnasında sürücüsünün davacı ... olarak tespit edildiği, yine dosya içinde mevcut Adana Cumhuriyet Başsavcılığının ... esas sayılı bulunun kolluk fezlekesinde ekinde bulunan 12.11.2014 tarihli tutanakta kazaya karışın ... plakalı aracın kaza esnasında sürücüsünün, sürücü belgesi bulunmayan davacı ... olarak tespit edildiği ve yine hastane raporlarından kaza sırasında alkollü anlaşılmıştır.
Her kadar dosya da tanık olarak dinlenen ...'in olayın gerçekleşmesinden 3 gün sonra 15.11.2014 günü kolluk önünde verdiği beyanda kendisinin kullandığını beyan etse de, tanık beyanları ile kaza tespit tutanağında ve kolluk fezlekesinin ekinde bulunan 12.11.2014 tarihli tutanakta arasında aracı kullanan kişi yönünden çelişki mevcuttur.
Dava dosyası içinde mevcut Adana Cumhuriyet Başsavcılığının ... esas sayılı bulunun kolluk fezlekesinde ekinde bulunan 12.11.2014 tarihli tutanak ve yine kaza tespit tutanağı aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi nitelikteki bir belgedir. Davacının araçta yolcu olarak bulunduğunu bildiren tanık ...'in beyanının işbu resmi niteliğinde olan kolluk tarafından tutulan tutanak ile kaza tespit tutanağının üstünlük tanınacak nitelikte kabul edilmediği, böylece kaza sırasında ... plakalı aracın sürücüsünün, kaza sırasında sürücü belgesi bulunmayan ve yine kaza sırasında alkollü olduğu anlaşılan ... olduğu kanaat edilmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusu haklı görülmüştür.
Söz konusu geçici ve kalıcı tazminat talebi için mahkemece yanılgı bir değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olmasının hatalı olduğu kanaatine varılmakla davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun, duruşma yapılmadan, bu yönüyle kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/889, K. 2022/920, 25 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama