KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2022
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/897 - 2022/921
- Dosya no
- 2021/897
- Karar no
- 2022/921
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacılar
- ...
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av...
- Dava
- Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
1.215 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/10/2015 tarihinde davacının yolcu konumunda bulunduğu sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek devrilmesi sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, bu kaza sebebiyle davacı ... ...'ın ciddi mahiyette kalıcı maluliyete duçar olduğu, davacının tüm tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamadığı, kazanın gerçekleşmediğinde ... plakalı araç sürücüsünün tazminatı gerektirir derecede kusurlu olduğu, aracın davalı şirket nezdinde sigortalı olduğu, bu nedenle şimdilik 100,00 TL geçici, 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 18.07.2019 tarihli dilekçesi ile dava değerini kalıcı iş göremezlik talebi yönünden 206.848,90 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde sigortalı olduğunu, sorumluluklarının teminat ile sınırlı olduğunu, öncelikle davacının maluliyetinin İstanbul ATK tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafa SGK tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, maluliyet durumu var ise aktüerya bilirkişiden rapor aldırılmasını, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri ile faize karar verilmemesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte aleyhe hüküm kurulması halinde poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; kaza tarihi itibariyle dosya kapsamında müvekkilinin maluliyet tespitinin özürlülük ölçütü ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre düzenlenecek raporla tespitinin gerektiğini, mahkemece dosyaya sunulmuş olan maluliyet raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulmuş olduğunu, İstanbul ATK 2. Üst Kurulundan aldırılan 04.06.2020 tarih ve 512 karar sayılı maluliyet raporu hükme esas alınmış ise de bu raporun hem çelişkileri giderecek nitelikte olmadığı hem de yanlış yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55 maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, maddi tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin hükme esas alınan maluliyet oranına yönelik yapmış olduğu istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Somut olayda davacının maluliyetinin belirlenmesi için sırasıyla;
İstanbul Adli Tıp Kurumu 11/07/2018 tarihli raporunda 07/10/2015 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümlerine göre maluliyetine neden olacak düzeyde olmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, İyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği şeklinde rapor düzenlemiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu 07/03/2019 tarihli raporunda 07/10/2015 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre maluliyeti oranın %18, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği şeklinde rapor düzenlemiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu 23/10/2019 tarihli raporunda 07/10/2015 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri yönetmeliği hükümlerine göre maluliyetine neden olacak düzeyde olmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği şeklinde rapor düzenlemiştir.
Raporlar arasındaki fark dikkate alınarak çelişkinin giderilmesi amacıyla dosya ATK genel kuruluna gönderilmiş; İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından 09/06/2020 tarihli düzenlenen adli tıp raporu ile; alternatifli olarak düzenlenen rapora göre;
- Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre maluliyeti oranın %18, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği şeklinde olduğu,
- 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümleri ve ekli cetvelleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde olmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, İyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, 07.10.2015 tarihinde maruz kaldığı trafik kazası neticesi meydana geldiği bildirilen yaralanması nedeniyle iyileşme süreci içinde 6 (altı) aylık dönemde ilk 1 (bir) ay başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir.
Eldeki dosyaya baktığımızda kaza tarihi olan 07.10.2015 tarihinde yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, bu yönü ile davacının kalıcı bir maluliyetinin %18 olarak tespit edildiği, başka bir anlatımla iş bu trafik kazasına bağlı olaşan cismani zarar arasında illiyet bağı kurularak kalıcı maluliyetinin usulüne uygun şekilde tespit edildiği anlaşılmakla, bu maluliyet oranı üzerinden hesaplanan kalıcı iş görmezlikten kaynaklanan tazminatın, davacı vekilinin ıslah dilekçesi dikkate alınarak hükmedilmesi gerekmektedir. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
Söz konusu kalıcı maluliyetten kaynaklı tazminat talebi yönünden mahkemece yanılgı bir değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olmasının hatalı olduğu kanaatine varılmakla davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun, duruşma yapılmadan, bu yönüyle kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/897, K. 2022/921, 25 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama