KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2022
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/916 - 2022/1058
- Dosya no
- 2021/916
- Karar no
- 2022/1058
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av...
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
735 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/08/2018 tarihinde sürücü ... ... idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken müvekkili sürücü ... ... idaresindeki ... plakalı motosiklet ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, davacının motora binerken gerekli güvenlik önlemlerini alıp almadığının tespiti ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacının bedensel zararlarından davalının 2918 sayılı Yasanın 85/1, 88 ile 91. vd. maddeleri gereğince sorumlu olduğu, ancak davacıda kalıcı işgücü kaybı oluşmadığı, geçici iş gücü kaybından dolayı ise herhangi bir talepte bulunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; Anayasa Mahkemesi kararı gereğin davacının maluliyetinin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde vücudunda kemik kırığı meydana geldiğini, müvekkilinin kaza nedeni ile ciddi anlamda yaralandığını, hem fiziksel hem de ruhsal olarak günlük hayatına devam edemediğini, belirlenen maluliyet oranı ve iyileşme süresinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle meydana gelen maluliyetten kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili her ne kadar hükme esas alınan hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı yönetmeliğe göre belirlendiğini, müvekkilinin kaza nedeni ile maluliyetinin bulunduğunu belirtmiş ise de, bu iddiasına ilişkin olarak herhangi bir tedavi evrakı, tıbbi belge ya da heyet raporu sunulmamıştır.
Dosya içerisinde bulunan ve hükme esas alınan ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 31/01/2020 günlü raporun ise davacı muayene edilerek ve davacının kazadan sonraki tüm tedavi evrakları, hastane kayıtları incelenmiş ve gelişen süreçte davacının yeni tarihli film ve grafileri incelenmek sureti ile kaza tarihi olan 15/08/2018 tarihindeki mevzuat hükümlerine uygun şekilde hazırlandığı anlaşılmıştır.
Bu nedenle davacının soyut itiraz niteliğindeki yeniden maluliyet raporu alınması yönündeki istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/916, K. 2022/1058, 23 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama