KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Mart 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/3075 - 2025/707
- Dosya no
- 2022/3075
- Karar no
- 2025/707
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/10/2020
- Numarası
- 2017/... Esas, 2020/... Karar
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- 1- ... -
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
1.723 kelime·9 dk okuma·12 bölüm
Av. ... -
DAVALI : 2- ... -
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA
Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/03/2025
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/10/2020 tarih ve 2017/... Esas, 2020/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.05.2016 günü sürücü ...'ı sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkili idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, sürücüsü kusurlu olan ... plakalı aracın ... nezdinde sigortalı olduğunu, sigorta şirketine müracaatta bulunmaları üzerine kısmı ödeme yapıldığını ancak söz konusu ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; 1.000,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden temerrüt araç maliki yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile araç malikinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 25/02/2020 tarihli dilekçesi ile dava değerini maddi tazminat yönünden 44.414,28 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline müracaat edilmesi sonucu 25.08.2017 tarihinde 25.890,52 TL tazminat ödemesi yapıldığını, müvekkilinin ibra edildiğini, sorumluluklarının sona erdiğini, kusur ve maluliyet konularında Adli Tıp 3. İhtisas Kurumundan rapor aldırılması gerektiğini, geçici işgöremezlik tazminat talebinin teminat dışı olduğunu savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece davacı tarafından davalılardan ... AŞ'ye karşı açılan geçici iş göremezlik süresine ilişkin tazminat talebinin reddine, davacı tarafından davalılardan ... yönelik geçici iş göremezlik süresine ilişkin maddi tazminat davasının kabulü ile.
7.804,80 TL tazminatın kaza tarihi olan 22/05/2016 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....dan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı tarafından her iki davalıya yönelik açılan kalıcı iş göremezlik süresi ile ilgili tazminat davasının kabulü ile. 36.609,48 TL bakiye tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 22/05/2016 gününden davalı ...
AŞ yönünden temerrüt tarihi olan 25/08/2017 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte her iki davalıdan müteselsilen tahsili ile davacı verilmesine, davacı tarafından davalı ... yönelik açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile.
10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/05/2016 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Atilla Uysaldan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminata ilişkin fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan hesap raporunu kabul etmediklerini, müvekkilinin çekmiş olduğu acı, elem, keder ve ızdırap göz önüne alındığında takdir edilen manevi tazminatın çok düşük olduğunu, ... A.Ş.'e karşı açılan geçici iş göremezlik süresine ilişkin tazminat taleplerinin reddine ilişkin kararın hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından ve yitirilmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacı vekili davacının çekmiş olduğu acı, üzüntü, keder, elem ve ızdırap nazara alındığında hükmedilen tazminat miktarının çok az olduğunu ileri sürmüştür.
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Somut olayda 22/05/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı ...'ın yaralandığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. ihtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 13/12/2019 tarihli, ... sayılı maluliyet raporuna göre davacının kalıcı maluliyetinin % 8 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 6 aya kadar olduğu, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 kusurlu olduğu, davacının gemi elektrik teknikeri olup davalı ...'nın ise felsefe öğretmeni olduğu,
tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı ve yaralanmasının niteliği, olay tarihi ve TMK'nın 4. Maddesindeki hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın az olduğu ve davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilinin davalı ... A.Ş'nin geçici iş göremezlik giderinden sorumlu tutulması gerektiğine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacı vekili talep edilen geçici iş göremezlik tazminatından kazaya sebep olan ... plaka sayılı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı ... A.Ş'nin sorumlu olduğunu ileri sürmüş olup, 09/10/2020 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının zararının belirlenmesinde 01/06/2015 günlü ZMSS genel şartlarının tümü ile dikkate alınamayacağı anlaşılmaktadır.
Bu yönüyle davacının tedavi sürecinde uğramış olduğu geçici iş görmezlik zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından davacının uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. (Aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/6271 esas ve 2020/8104 karar sayılı 03/12/2020 günlü kararı)
Davacı vekilinin hesap raporuna yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacı vekili mahkemece hükme esas alınan hesap raporunda 1,8 teknik faizin uygulanmış olmasının hatalı olduğunu ileri sürmüş olup.
Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan 24/02/2020 tarihli hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz yöntemi kullanılmak suretiyle davacının zararının belirlendiği, raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmüş, dairemizce davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması için dosya bilirkişiye tevdii edilmiştir.
Dairemizce alınan 16/02/2025 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda, olayın meydana geliş şekli, kazazedenin yaşı, gelir durumu, maluliyet oranı ve kazadaki kusur oranı tüm belgeler birlikte değerlendirilerek yapılan hesaplamaya göre davacının bakiye tazminat tutarının 803.780,41 TL olduğu, kaza tarihinde davalı ... A.Ş'nin poliçe limitinin 310.000,00 TL olup, 25/08/2017 tarihinde yapılan ödeme mahsup edilerek sorumluluğunun 284.109,48 TL olduğunun bildirildiği görülmüş, rapor usul ve yasaya uygun, denetime açık, yeterli ve açıklayıcı olup hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/3075, K. 2025/707, 18 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama