KÜNYE
T.C. ... Bam 3. Hukuk Dairesi T.C.
- Mercii
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/316
- Karar No
- 2023/2208
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2023
Karar Metni
1.091 kelime·5 dk okuma·24 bölüm
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/316
KARAR NO : 2023/2208
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI
2018/... Esas, 2021/... Karar
DAVACI
... - T.C.Kimlik No: ... - ...
VEKİLİ
Av. ... - ... ... ... Blv. ... Mah. ... ... İşh. K:... D:... .../ ...
DAVALI
... - ... Mah. ... ... sokak ... Sigorta binası .../...
VEKİLİ
Av. ... - ... Mah ... Sok ... Plaza No:... ... / ... DAVA : Tazminat
KARAR TARİHİ : 23/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/12/2021 tarih ve 2018/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 08.05.2011 tarihinde yolcu konumunda bulunduğu ... plakalı aracın ... ... bölgesinde tek taraflı kaza yaptığını, müvekkilinin malul kaldığını belirterek 100 TL sürekli, 100 TL geçici iş gücü kaybı, 100 TL bakıcı gideri tazminatının davalı ... Sigortadan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsilini talep etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 14/10/2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini 399,14 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafa 05.07.2018 tarihinde 16.425,71 TL ödeme yaptıklarını ve ibra edildiklerini bu nedenle sorumluluklarının bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamakla beraber; poliçe limitiyle sorumlu olduklarını, ATK'dan kusur raporu alınması gerektiğini, bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadıklarını, davacının bakıcı yardımına muhtaç olup olmadığına dair rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece davanın karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; ... Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2.İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunda müvekkilinin fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal bırakmadığı, iyileşme süresinin 3 haftaya kadar uzayabileceği değerlendirmesi yapılmış olduğunu, ancak müvekkilinin sakatlığının çok ciddi olup, verilmesi gereken puanların verilmemiş olduğunu, dosyaya sunmuş oldukları ...
Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu Raporunda müvekkilinin geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu müvekkilinih özürlülük oranının %2 olduğu ve kalıcı olduğu değerlendirmesinin yapılmış olduğunu, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm tesis edilen kararın kaldırılması gerektiğini, davalı ...
Şirketinin, müvekkilinin maluliyeti sebebiyle talep etmiş oldukları geçici iş göremezlik maddi tazminatı bakımından sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3. ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü davacı vekili istinaf etmiştir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada; tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, teknik bilirkişiden 14/01/2019 tarihli kusur raporu alınmış, davacının tedavi evrakları dosyaya kazandırılmış, ATK 2. İhtisas Kurulundan 27/05/2020 tarihli, 6757 sayılı maluliyet raporu alınmış, davacının söz konusu rapora gerekçeli itirazı üzerine Adli Tıp 2. Üst Kurulundan 11/03/2021 tarihli, 301 sayılı rapor alınmış, akabinde dosya hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, giderek davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranlarının Adli tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilimdalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre;
a)11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu,
b)11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu,
c) 01/09/2013 sonrası ile 01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, (ATK tarafından bu yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesi olasılığının bulunmadığının bildirilmesi durumunda ise bu yine bu dönemde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor alınması ),
d) 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu,
e) 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir.
Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi olan 08/05/2011 tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde düzenlenmiş rapora göre hüküm kurulması gerekmektedir.
Dosya içinde mevcut 27/05/2020 tarihli ATK 2. İhtisas dairesi tarafından, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde düzenlenmiş maluliyet raporuna göre; kaza ile gerçekleşen yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak biçimde davacının maluliyetinin bulunmadığının mütalaa edildiği, söz konusu rapora karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunda da ileri sürdüğü ...
Devlet Hastanesinin 741 sayılı engelli sağlık kurulu raporu da eklenerek gerekçeli itirazı üzerine davacı vekilinin itirazlarının ATK 2. Üst Kurulu tarafından 11/03/2021 tarihli, 301 sayılı raporla değerlendirildiği, davacının maluliyetinin bulunmadığının mütalaa edildiği, raporların hüküm vermeye elverişli ve denetime açık olduğu tespit edilmekle; hükme esas alınmasında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davacının geçici iş göremezlik tazminat talebi karşılanmamış, bir zararının bulunmadığı gerekçesi ile reddedilmiş olup, savunma ile birlikte dosyaya sunulan 03/07/2018 tarihli ibraname incelendiğinde; açılan hasar dosyasında davacının maluliyet sebebiyle 16.425,71 TL tazminat aldığı, poliçe nedeniyle davalı ... şirketinin ibra ettiği, çoğun içinde az da vardır ilkesi dikkate alındığında, davacının karşılanmamış bir zararının bulunmadığı yolundaki gerekçede usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının da reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/316, K. 2023/2208, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama