KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2023
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/528 - 2023/2134
- Dosya no
- 2022/528
- Karar no
- 2023/2134
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- 2019/... Esas, 2021/... Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
872 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.11.2021 tarih ve 2019/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/11/2014 günü davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halinde iken dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığını belirterek 50,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilince süresinden sonra verilen cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirket tarafından davacıya 19/07/2018 tarihinde 40.591,69 TL ödeme yapıldığını, başkaca bir bakiyenin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davanın, dava öncesindeki ön ödemenin yeterli görülmesi nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, verilen kararın yanlış olduğunu, kazadan sonra yapılan tedaviler sonrasında Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi sağlık kurulunca düzenlenen 27/7/2018 tarihli raporda davacının maluliyetinin % 17 oranında tespit edilmiş olduğunu, dosyadan aldırılan ATK 2.İhtisas Kurulunca düzenlenen raporda ise maluliyet oranının %3,2 belirtildiğini, buna ilişkin itiraz ettiklerini ancak itirazları doğrultusunda ATK Üst Kurulu'ndan rapor aldırılmadığını ve mevcut olan eksik ATK raporuna göre hüküm kurulduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde:
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre 01/09/2013 sonrası ile 01/06/2015 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir. Aynı dönem meydana gelen kazalara ilişkin olarak Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından verilen 2022/7439 Esas ve 2022/10976 Karar, 2022/1074 Esas ve 2022/10488 Karar, 2021/15362 Esas ve 2022/9643 Karar sayılı kararlarda davacının maluliyet oranının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlenmesi gerektiğine karar verilmiştir
Mahkemesince hükme esas alınan 18.09.2020 tarihli ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 03.11.2014 tarihinde yürürlükte bulunan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %3,2 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir.
Her ne kadar davacı vekili Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi sağlık kurulunca düzenlenen 27/7/2018 tarihli raporda davacının maluliyetinin % 17 oranında tespit edildiğini bu yönüyle hükme esas alınan ATK maluliyet raporu ile iş bu rapor arasında çelişki olduğunu iddia etmiş ise de; Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi sağlık kurulunca düzenlenen 27/7/2018 tarihli raporda belirlenen maluliyet raporunun hangi yönetmelik esas alınarak düzenlendiği belirtilmediğinden hükme esas alınmaması ve hükme esas alınan 18.09.2020 tarihli ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen maluliyet raporu ile çelişki oluşturmadığının kabulü yerinde görülmüştür. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/528, K. 2023/2134, 16 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama