KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2024
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/985 - 2024/408
- Dosya no
- 2022/985
- Karar no
- 2024/408
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/01/2022
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 15/02/2024
Karar Metni
1.350 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/01/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;03/04/2016 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken sürücü ... idaresindeki tescilsiz motosiklet ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında motosiklette yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen ... Sigorta A.Ş.'ye karşı ....
Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden dava açtıklarını, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını, müvekkili adına 61.177,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin zararın altında olduğunu belirterek fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan 100,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihini müteakip temerrüdün oluştuğu tarihinden başlayarak işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 09/06/2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini 85.006,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğunu, tarafların kusur oranlarının ve davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacının motora binerken gerekli emniyet tedbirlerini almamasından dolayı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının söz konusu araçtaki yolculuğunun maddi bir karşılık gereği olmadığını, hatır taşıması niteliğinden olmasından dolayı hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin tescilsiz aracın sebebiyet verdiği zarardan sorumlu tutulamayacağını,
mevzuat gereği tescil edilmiş ve zorunlu sigortasını yaptırmayan araçların verdikleri belirli zararlardan sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından 19/08/2020 tarihinde 61.177,00 TL ödeme yapılarak gerçek zararın karşılandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 54.403,84 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 31/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin yolcu konumunda bulunduğu motosiklet sürücüsünün ehliyetsiz olması ve müvekkilinin ehliyetsiz sürücünün kullandığı motosiklete binmesi nedeniyle, müvekkilin müterafik kusurunun bulunduğu ve bu nedenle hesaplanan tazminatta % 20 oranında indirim yapıldığını, ancak müvekkilinin motosiklet sürücüsü olan arkadaşının ehliyetsiz olduğunu bilebilecek durumda olmadığını, motosiklet sürücüsünün yine arkadaşı olması nedeniyle motosikletine binmesinin hatır taşıması sayılmayacağını, %20 müterafik kusur indirimi yapılmaması gerektiğini, yapılan %40 kusur indiriminin fahiş olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece kusur incelemesi yapılmadan hüküm kurulduğunu, söz konusu aracın toplama bir araç olduğunu, ZMSS yaptırabilecek araçlardan olmaması sebebi ile müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun 2918 sayılı yasanın 90. Maddesindeki ifadeler gereğince tazminat hesabının proressif rant yöntemine göre düzenlenmesinin hatalı olduğunu, rapora itiraz ettiklerini, müterafik kusur ve hatır taşıması indiriminin eksik hesaplandığını, davacının müvekkiline yapmış olduğu ilk başvurunun usulüne uygun olmadığını, bu nedenle temerrüt tarihinin yanlış hesaplandığını belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun bulunan yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava trafik kazasına dayalı maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, hasar dosyası, tedavi belgeleri, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, aktüer bilirkişiden 02/06/2021 tarihli rapor alınmış, davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklete yönelik olarak Emniyet Müdürlüğünden tescil kayıtları getirtilmiş, ... marka motosiklete yönelik olarak kullanım klavuzu ve bir kısım satış ilanları çıkartılarak davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin tescile tabi olduğu, zorunlu trafik sigortası yaptırması gereken araçlardan olduğu gerekçesiyle müterafik kusur ve hatır taşıması indirimleri de yapılmak suretiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, karar taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 21/1. maddesinde "tescil edilen araçlar, tescil belgesi ve tescil plakası alınmadan karayollarına çıkarılamaz" düzenlemesine; aynı Kanun'un 23/2. maddesinde ise "araç tescil belgesini araçta bulundurmayan veya tescil plakasını monte edilmesi gereken yerin dışında farklı bir yere takan sürücülere 92 Türk Lirası idari para cezası verilir. Araç bilgileri doğrulanıncaya ve plaka uygun yere takılıncaya kadar araç trafikten men edilir" düzenlemesine yer verilmiştir.
Diğer taraftan; ... na başvurulabilecek halleri düzenleyen 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi ve ... Yönetmelik'inin 9/1-b maddesi gereği, ... nın sorumluluğu için, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu bulunduğu halde bu sigortası yapılmamış olan bir aracın 3. kişinin zararına sebep olması gerekmektedir. Zorunlu olan trafik sigortasının yaptırılması bakımından da her şeyden önce, sigortası yapılacak aracın kanun kapsamında kalan tescilli bir araç olması gereklidir.
Bu açıklamalara göre, uyuşmazlık incelendiğinde; işbu dosyanın davacısı ...
Avukat eşliğinde alınan 16/04/2016 tarihli ifadesinde yolcu olarak bulunduğu motorun ... marka motor olduğunu belirttiği, kolluk tarafından tutulan 03/04/2016 tarihli olay yeri görgü tespit ve araştırma tutanağından siyah renkli motosikletin ... marka plakasız ... şasi numaralı olduğunun tespit edildiği, 03/04/2016 tarihli kaza tespit tutanağında da dava dışı Metin tarafından kullanılan ve işbu dosyanın davacısı ...'nin yolcu olduğu motosikletin tescilsiz ve ... marka olduğunun belirtildiği, savunma doğrultusunda ... şasi numaralı motosikletin tescil kayıtlarının Trafik Tescil Şube Müdürlüğünden istenildiği,
16/09/2021 tarihli müzekkere cevabında şasi numarası belirtilen motorun 2012 model ... plakalı ... marka motosiklet olarak ... adına tescilliyken 25/07/2016 tarihinde hurdaya ayrıldığının bildirildiği, tescilsiz motosikletin kaza tarihinden önce trafikten çekildiği,
hurda belgesi dosyaya sunulamasa da motosiklet üzerinde yapılan olay yeri incelemesinde şase numarasının ... olduğu anlaşılmış olup, Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevaba göre motosikletin hurda kaydının olduğu belirlenmekle davacının yolcu olarak bulunduğu söz konusu motosikletin sigorta ettirilebilecek mahiyette araçlardan olmadığı gözetilerek güvence hesabının sorumlu olmadığı yönünde karar verilmesi gerekirken aksi yönde kısmen kabul kararı verilmiş olması usul ve esas bakımından hukuka aykırıdır.
(Aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 31/03/2022 tarihli, 2021/11508 Esas - 2022/6538 Karar sayılı ilamı) Davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerindedir.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyada bir eksiklik bulunmamakla esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, giderek; davanın reddine karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/985, K. 2024/408, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama