KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2024
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/998 - 2024/241
- Dosya no
- 2022/998
- Karar no
- 2024/241
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... ... -
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ... Sigorta Anonim Şirketi
- Vekili
- Av...
- Dava
- Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 01.02.2024
Karar Metni
927 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
30/12/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu konumunda olan müvekkili davacının yaralanmış olduğunu, meydana gelen kazada, ... plakalı aracın sürücüsü dava dışı ... ... ...'in kusurlu olduğunu, kaza nedeni ile yolcu konumunda olan müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, oluşan maluliyet nedeniyle davalıya başvuru yapılmış ancak davalı sigorta şirketinin yasal süre geçmesine rağmen başvurularını sonuçlandırmamış olduğunu, kaza tarihinin 30/12/2017 olması nedeni ile,
kaza nedeniyle oluşan sürekli iş gücü kaybı oranının ve geçici iş göremezlik oranının, geçici iş göremezlik süresi boyunca bakıma muhtaç olup olmadığı hususlarının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak tespit edilmesini, bu nedenlerle maddi tazminat tutarının belirlenerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL olmak üzere ve zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak sürekli iş gücü tazminatının davalı sigorta şirketinden, sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek ticari faizi,
yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 26.11.2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 19.965,18 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... ... tarafından müvekkili şirket davalı gösterilmek sureti ile huzurdaki davanın ikame edildiğini, müvekkili şirkete karşı açılan haksız ve mesnetsiz iş bu davanın reddinin gerektiğini, yetki itirazında bulunduklarını, davacı tarafın delillerinin taraflarına tebliğ edilmediğini ve bu durumun HMK'nın 194. ile 121. maddesine açıkça aykırı olduğunu, yasal başvuru şartının gerçekleşmediğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın kabulüyle; 19.965,18 TL kalıcı işgöremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın 18/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dosyada aldırılan sağlık kurulu raporunda müvekkilinin sürekli iş göremezlik oranının bulunmadığının tespit edildiğini ve ardından mahkeme tarafından kanuna aykırı şekilde ve gerekçe belirtilmeksizin başka bir yönetmelik ile rapor aldırıldığını, hükme esas alınan sağlık raporunun hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek ile beraber, avans faizine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili istinaf etmiştir.
Davalı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre Mahkemesinde hükme esas alınan 30.12.2017 tarihli ATK 2. ihtisas dairesinin maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 30/12/2017 tarihinde yürürlükte bulunan, 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş hükümlerine düzenlendiği anlaşılmıştır.
Hükme esas alınan maluliyet raporu kaza ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı kurulacak şekilde düzenlendiği de dikkate alındığında davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davalı vekilinin hükmedilen faiz türüne yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Davalının içinde yolcu olarak bulunduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı aracın ruhsat kaydına göre ticari kullanımda olduğu anlaşıldığından mahkemesince hükmolunan tazminatlara avans faiz uygulanması yerinde bulunmuştur. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi haksız görülmüştür. (Aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6752 E, 2023/1960 K; 2022/9596 E - 2022/16018 K; 2021/16589 E - 2022/13345 sayılı kararları)
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/998, K. 2024/241, 1 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama