KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1747 - 2025/1917
- Dosya no
- 2023/1747
- Karar no
- 2025/1917
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 08/06/2023
- Numarası
- 2020/... Esas, 2023/... Karar
- Davacı
- ... - ---
- Vekili
- Av.----
- Davalı
- ... Sigorta Anonim Şirketi
- Vekilleri
- Av. ----
Karar Metni
1.478 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
Av. ----
DAVA
Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)
KARAR TARİHİ : 18.09.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18.09.2025
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.06.2023 tarih ve 2020/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.03.2017 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, müvekkilinin ciddi mahiyette kalıcı maluliyetinin oluştuğunu ve tüm tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamamış olduğunu, davalının kazada asli kusurlu olan dava dışı ... plaka sayılı aracı sigortalayan şirket olduğunu beyan ederek, davanın kabulü ile şimdilik 1.000,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının sigorta şirketi yönünden sigorta limiti aşmamak üzere, işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 18.05.2023 tarihli dilekçesi ile dava değerini 162.690,03 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafları ve konusu aynı olan Sigorta Tahkim Komisyonunun 2018/... e. 2018/... k. sayılı dosyası nedeni ile toplam 118.468,50 TL ödeme yapılarak müvekkili şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini, aynı talepli olan iş bu davanın söz konusu karar sebebiyle kesin hüküm gerekçesi ile reddinin gerektiğini, kesin hüküm nedeniyle esasa girilmeden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın kabulü ile, 162.690,03 TL'nin (bakiye poliçe limiti 162.690,03 TL ile sınırlı olmak üzere) 10/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; tarafları ve konusu aynı olan Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2018/... e.
2018/... sayılı dosyası ile toplam 118.468,50 TL ödeme yapılarak müvekkili sigorta şirketi tarafından sorumluluğun yerine getirilmiş olup davacının herhangi bir hak ve alacağı kalmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye doğru uygulanamayacağını ve davacının zararının kaza tarihi itibarı ile yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenmesinin gerektiğini, ceza soruşturması esnasında uzlaştırma sağlanıp sağlanmadığının tespitinin gerektiğini,
uzlaştırma sağlanmış ise açılan davadan feragat edilmiş sayılacağından davanın esasına girilmeden davanın reddinin gerektiğini, poliçe teminatı dışında olan taleplerin reddinin gerektiğini, müvekkilinin Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereği yalnız gerçek zarardan sorumlu olup, delil tespit gideri, ekspertiz ücreti, rapor ücreti, vekalet ücreti, keşif harcı, tebligat gideri, bilirkişi ücreti vb. gibi masraflarının sigorta teminatı dışında kalmakta olduğunu,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili aleyhine hüküm kurulması halinde müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini ve ancak tahkim başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulabileceği kanaatinde olduklarını beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili istinaf etmiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Davacı dava dilekçesinde; davacı tarafın daha önce sigorta tahkim komisyonundan talepte bulunduğunu, o yargılamada maluliyet raporu %32 oranı üzerinden değerlendirme yapıldığını ve Tahkim Komisyonunun 2018/... E. ve 2018/... K. sayılı dosyasının incelenmesinden aynı davacı hakkında 07/09/2018 tarihinde başvurunun kabulü ile, 118.468,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 29/01/2018 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte başvuru sahibine verilmesine karar verildiğini belirtmiştir.
Öte yandan davacı dava konusu alacağın konusu olarak; söz konusu kazada yargılamadan kaynaklı maluliyetinin %32 oranı üzerinden değerlendirme yapıldığını, ancak davacı taraf tahkim yargılamasından sonra yeniden İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesinden maluliyetinin %63 oranında olduğuna ilişkin rapor aldığını ve bu gelişen maluliyet durumundan kaynaklı maddi tazminat talebinde bulunduğunu belirtmiştir.
Bu durumda uyuşmazlık konusu Tahkim Komisyonun 2018/... E. ve 2018/... K. sayılı dosyasın %32 maluliyet oranı üzerinden hükme bağlanan tazminat olmadığı, buna bağlı olarak derdest dava bulunmamasına ilişkin dava koşulunun gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Keza ilk derece mahkemesince, davacının yaralanması nedeniyle tedavileri tamamlanarak hangi tarihte sağlığına kavuşmuş sayılacağı maluliyeti ile ilgili olarak gelişen bir durum bulunup bulunmadığı, gelişen durum var ise tedavilerinin ne zaman sona erdiği, vücut çalışma gücü kaybının hangi tarihte kesin olarak belirlenmesi için dosyanın İstanbul Adli Tıp Üst Kurulu'na gönderildiği anlaşılmıştır.
İstanbul Adli Tıp 2. Üst Kurulu'nun 16.12.2021 tarihli raporunda kaza tarihi ile uyumlu olacak şekilde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkındaki yönetmelik uygulanmak suretiyle davacının kazadan 6 ay sonra iyileşebileceği, toplam kalıcı maluliyet oranının %25 olduğu, bu yönüyle artık davacının; Tahkim Komisyonun 2018/... E. ve 2018/... K. sayılı dosyasına dayanak yapılan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından 04.04.2018 tarih ve 1318 sayılı, %32 oranında maluliyeti olduğunu gösterir maluliyet raporundan sonra, davacının artan bir maluliyetinin olduğunun ispatlanmadığı anlaşılmıştır.
Keza yine dosya içinde mevcut İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 15.03.2023 tarih ve 3883 sayılı maluliyet raporunda kaza tarihi ile uyumlu olacak şekilde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkındaki yönetmelik uygulanmak suretiyle davacının kazadan 6 ay sonra iyileşebileceği, toplam kalıcı maluliyet oranının %33 olduğu belirtilmek suretiyle yine Tahkim Komisyonun 2018/... E. ve 2018/... K. sayılı dosyasına dayanak yapılan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından 04.04.2018 tarih ve 1318 sayılı, %33 oranında maluliyeti olduğunu gösterir maluliyet raporundan sonra davacının artan bir maluliyetinin olduğunun ispatlanmadığı anlaşılmıştır.
Bu yönüyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görülmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle haklı bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1747, K. 2025/1917, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama