KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2026
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1827 - 2026/422
- Dosya no
- 2023/1827
- Karar no
- 2026/422
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ... Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- İtirazın iptali (Haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 10/02/2026
Karar Metni
1.608 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas, ... Karar sayılı karara yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı nezdinde sigortalı bulunan ... plakalı aracın ... günü sebep olduğu kaza sonucunda müvekkili adına kayıtlı ... plakalı aracın hasarlandığını, trafik kazası tespit tutanağında ... plakalı aracın %100 oranında kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin zararının poliçe limitleri dahilinde karşılanması adına ... plakalı aracın poliçesini düzenleyen davalıya usulüne uygun başvuru yapıldığını, davalı şirket ödeme yapmayınca müvekkilinin maddi hasarının teminat miktarı dahilinde karşılanması amacıyla ...
Genel İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli şekilde icra takibine itiraz ettiğini, borçlunun asıl alacak, faize ve tüm ferilerine yönelik itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı borçlunun haksız itirazı nedeniyle davalı borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere ayrı ayrı inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri, ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın esastan ve usulden reddine, ... Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibinin iptaline, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile; davalının ... Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı ilamsız icra takibine konu borca itirazının takip konusu 35.146,00 TL asıl alacak ve 2.542,57 TL takip tarihine kadar işlemiş faizden ibaret toplam 37.688,57 TL alacak yönünden iptali ile takibin bu tutarlar üzerinden devamına, takip konusu 37.688,57 TL alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının yasal koşulları bulunmayan inkar tazminatı talebinin reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; sigorta şirketi tarafından görevlendirilen sigorta eksperinin müvekkiline ait aracı bizzat inceleyerek hasar tespiti yapması karşısında, dosya kapsamında görevlendirilen bilirkişinin davaya konu aracı ve kaza mahallini bizzat incelemeden ve tamamen varsayıma dayanarak somut delillerin aksine hasar tenzili yapmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, bu hususun yerel mahkeme dosyasında itiraz konusu yapılmasına rağmen;
ilk derece mahkemesinin bu itirazları görmezden gelerek eksik ve hatalı tanzim olunan (taraflar arasındaki somut uyuşmazlıkta tarafları bağlayıcı nitelikte bulunan ekspertiz raporuna aykırı şekilde oluşturulan) bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamına sunulan eksper raporuna davalının itirazının olmaması karşısında bilirkişinin tek taraflı bir irade ile görev kapsamını aşacak şekilde tespit ve hesaplama yapmasının, hasar miktarında tenzile gitmesinin bu durumu ilk derece mahkemesinin irdelemeden karar vermesinin açıkça hata içermekte olduğunu,
ekspertiz raporlarının ilk olay inceleme tutanağı niteliğinde olduğu ve delillerin kaybolmasından / kaldırılmasından evvel gerçek zarar miktarının tespitindeki etkisi nazara alındığında eksper raporlarının görmezden gelinerek yargılama aşamasında tespit yapılamayacağının açık olduğunu, delil tespiti niteliğine haiz kesin delil niteliğinde olan ekspertiz raporu ile dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm kurulmuş olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız eylemden kaynaklanan araçta oluşan maddi zarar nedini ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davası olup, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin hükme esas alınan hasar bilirkişi raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Somut olayda, kaza sonucu dosya içinde mevcut ekspertiz raporlarının ilk olay inceleme tutanağı niteliğinde olduğu ve delillerin kaybolmasından / kaldırılmasından evvel gerçek zarar miktarının tespitindeki etkisi nazara alındığında eksper raporlarının görmezden gelinerek yargılama aşamasında tespit yapılamayacağı açıktır. Bu itibarla; ilk derece mahkemesince davanın esasına etki eden delil tespiti niteliğine haiz ekspertiz raporu ile dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm kurulmuş olduğundan ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu görülmüştür.
Bu bakımdan davacı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilebilmesi bakımından; dosyanın ... ... üniversitesine görevli konusunda uzman üçlü makine bilirkişi heyetine tevdii edilmesi için ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına, ilk derece mahkemesince aldırılan ... tarihli rapor ile dava öncesi sigorta şirketinin başvurusu ile aldırılan ... tarihli exper raporu arasında çelişki olduğu anlaşıldığından bilirkişilerden;
dosya içinde mevcut ve araçta oluşan hasarı gösterir ... tarihli bilirkişi raporu ile yine dosya içinde mevcut olan davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesi ekinde sunduğu ve ... hazırlatmış olduğu ... hazırlanan exper raporundaki kazaya bağlı olarak araçta oluşan şanzıman arızasının kaza ile oluşabilecek bir arıza olup olmadığı hususundaki çelişkilerin giderilmesine yönelik ... tarihinde rapor tanzim edilmiştir.
Hükme dayanak yapılan ... tarihli raporda; başvurana ait aracın markası, modeli, donanımı, kilometresi dikkate alınmak suretiyle ve piyasa ve emsal araştırılması yapılarak, araçta oluşan hasar miktarı, aracın hasar aldığı bölgeler, kullanım şekli ve değişen parçaların neler olduğu da göz önünde tutulmak suretiyle ayrıntılı değerlendirme yapılmış olup, ".... plaka sayılı otomobilin yokuş aşağı olan konumda arka tampon bölgesinden darbe neticesinde sürüklenmesi sonucu (kaza esnasında darbenin bir kamyon ile gerçekleşmesi ile aracın öne doğru sürüklenme eğilimi kazanacağı,
öteleme -sürüklenme nedeniyle aracın vites kutusu içerisindeki ve birbirine bağlı aksamların zarar görmesinin mümkün olabileceği, aracın hasarlanması için doğrudan sadmeye maruz kalması gerekmediği..) oluşan şanzıman (vites kutusu) hasarının kaza ile oluşabilecek nitelikte bir arıza olduğu tespit ve görüşleriyle, açılan davada tümden haklı konumda olduğumuz tespit ve teyit edilmiştir..." şeklide istinaf konusu çelişkinin de giderilmesi neticesinde söz konusu raporun Yargıtay kararlarında tanımlanan ilke ve esaslara göre hazırlandığı,
raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu ve uyuşmazlığın bu rapor hükme esas alınmak suretiyle giderilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Neticeden, davacının aracında 81.240,41 TL zarar oluştuğu, kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin 43.000,00 TL ZMMS poliçe limiti ile sorumlu olduğu, takiben bu miktar ve işlemiş faizi üzerinden başlatıldığı dikkate alındığında, yapılan tüm itirazın haksız olduğu anlaşılmıştır.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1827, K. 2026/422, 10 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama