İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1906 K.2023/2508

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.06.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2023/1906Karar2023/2508Tarih26 Aralık 2023Okuma13 dk · 2.619 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
26 Aralık 2023
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/1906 - 2023/2508
Dosya no
2023/1906
Karar no
2023/2508
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
20/06/2023
Numarası
... Esas, ... Karar
Davacılar
1- ...
Vekilleri
Av. ...
Davalı
... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -...
Vekili
Av. ...
Dava
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
26/12/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.619 kelime·13 dk okuma·7 bölüm

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.06.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi olan ...'in 14/09/2012 tarihinde ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olan ... plaka sayılı kamyonun kendisine çarpması sonucunda vefat ettiğini, .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ... ve ...'a karşı açılan dava sırasında davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve destek miktarının ödenmesinin talep edildiğini ancak şirket tarafından ödeme yapılmadığını, ...

İş Mahkemesince verilen kararın Yargıtay aşamasında olduğunu, İş Mahkemesinde ... için 77.384,45 TL, ... için 523,10 TL, ... için 2.408,58 TL, ... için 208,30 TL olmak üzere toplam 80.524,43 TL olarak destek tazminatı hesaplandığını, bu ilamın .... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini ancak borçluların herhangi mal varlığı bulunmadığından bu davayı ikame ettiklerini belirterek, ... için 77.384,45 TL, ... için 523,10 TL, ... için 2.408,58 TL, ... için 208,30 TL olmak üzere toplam 80.524,43 TL maddi tazminatın 22.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ISLAH

Davacılar vekili talep arttırım dilekçesi ile dava değerini arttırarak, toplam 136.371,47 TL olarak belirtmiştir.

CEVAP

Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 29.05.2012 - 2013 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe limitinin 225.000,00 TL olduğunu, müvekkkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, kusura ilişkin raporun Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini, meydana gelen kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı ve aylık bağlanıp bağlanılmadığının tespitinin gerektiğini, talep edilen faizin yasal fazi olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, davacılar ... ..., ... ... ve ... ... yönünden Adana BAM 3.Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile kesin olmak üzere karar verildiğinden bu davacılar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... ... yönünden davanın kabulü ile; 131.170,13 TL destekten yoksun kalma tazminatının 05/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ

Karara karşı davalı ...

Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, 22.08.2017 tarihli bilirkişi heyeti kusur raporu ile müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %60 oranında kusurlu olduğu tespit edilmesine rağmen hükme esas alınan bilirkişi tazminat raporunda %80 oranında kusur üzerinden tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, işverenin kusurunun müvekkili şirkete yüklenemeyeceğini, davacıların dava konusu kaza sebebi ile sigortalı araç sürücüsü aleyhine ....

İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile işverene karşı dava açtıklarını ve iş bu davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ilgili kararda davacılar lehine toplam 80.524,43 TL tazminata hükmedildiğini, .... İş mahkemesinin ...

Esas sayılı dosyası ilamında davacılar lehine hükmedilen tazminat hesabının yapılan hesaplamadan tenzil edilmesi gerektiğini, ilk verilen kararda hükme esas alınan kök raporun 2017 tarihinde düzenlendiğini, ek raporun ise 2019 yılı verilerine göre hazırlandığını, bu nedenle davacılar lehine hatalı olarak daha yüksek tazminat hesaplandığını, davaya konu kazanın iş kazası olduğunu, bu nedenle SGK'ya müzekkere yazılarak davacılar için yapılan ödemenin rücu işlemlerinin son durumunun işveren ve sürücü lehine rücu davası açılıp açılmadığının, açılmış ise kime ne kadar rücu edileceğinin ayrıntılı olarak belirlenmesi gerektiğini,

hasar kayıtlarına göre sigortalı tarafından davacılara ödeme yapıldığının mevcut olduğunu, bu nedenle müşterek ve müteselsil sorumluluk gereği müvekkili şirket sigortalısı tarafından davacılara ödenen tazminatın araştırılarak hesaplamadan mahsup edilmesi gerektiğini, davaya konu ZMMS poliçesinin tanzim tarihinin 29.05.2012 tarihi olduğunu, bu nedenle PMF tablosu üzerinden hesaplama yapılması gerekirken TRH 2010 yaşam tablosu üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, ayrıca sigortalı araç ticari amaç ile kullanılmamakta olup, kullanım amacının hususi olduğunu,

bu nedenle müvekkili şirket aleyhine ticari faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, ölümlü trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

Mahkemesince ilk kurulan 28.11.2019 günlü davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 22.12.2022 günlü kararı ile ilk derece mahkemesi kararının .... İş Mahkemesinin ...

Esas sayılı dosyasında devam etmekte olan rücuen tazmin davasının sonucunun beklenmesi, bu kararın kesinleşmesi akabinde SGK tarafından anılan iş mahkemesinin dosyasındaki davalılardan ne miktarda tazminatın rücuen tahsil edileceği, SGK İl Müdürlüğünden soruşturularak tahsil edilen miktar belirlendikten sonra davalı sigortanın sorumluluğunun tespit edilmesi ve buna göre karar verilmesi gerektiği halde eksik inceleme ve araştırma neticesinde karar verildiği gerekçesi ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.

Mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapılmış ve bu kez 20.06.2023 günlü karar ile davanın kısmen kabulü ile; davacı ... ... yönünden davanın kabulü ile; 131.170,13 TL destekten yoksun kalma tazminatının 05/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, Mahkemenin iş bu kararına karşı yine davalı sigorta vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekilinin %80 kusur oranına göre hesaplama yapılarak karar verilmesinin hatalı olduğu yönündeki istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;

Davalı vekili müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, 22.08.2017 tarihli bilirkişi heyeti kusur raporu ile müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %60 oranında kusurlu olduğu tespit edilmesine rağmen hükme esas alınan bilirkişi tazminat raporunda %80 oranında kusur üzerinden tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, meydana gelen kazanın oluşumunda ... kamyonun ve kazanın meydana geldiği işyerinin ... adına kayıtlı olduğu,

bu nedenle İş Sağlığı ve Güvenliği ile iligli mevzuat hükümlerine göre ...'nin olayın meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu olduğu, kazaya neden olan ... plaka sayılı aracı kullanan ...'un ise %60 oranında kusurlu olduğu alınan bilirkişi raporları ile sabittir.

Bu kapsamda neticeten davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... plaka sayılı kamyonetin işleteni ve aracın sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla, müteselsil sorumluluk ilkelerine göre desteğin %20 oranındaki kusurunun mahsubu ile bakiye %80 kusur oranına göre hesaplama yapılarak karar verilmiş olmasında herhangi bir yanlışlık olmadığı kanaatine varılmış, davalının bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı sigorta vekilinin .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile işverene karşı dava açıldığını, bu dosyada hükmolunan tazminatın davacılar lehine hükmedilen tazminattan mahsup edilmesi gerektiği, davanın iş kazası olduğu, bu nedenle rücu hususunun araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği ve tazminat miktarına yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;

Davalı vekili davaya konu kazanın iş kazası olduğunu, bu nedenle SGK' tarafından yapılan ödemenin rücu işlemlerinin son durumunun işveren ve sürücü lehine rücu davası açılıp açılmadığının, açılmış ise kime ne kadar rücu edileceğinin ayrıntılı olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Dairemizin ... Esas ... Karar sayılı kararında davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu kabul edilmiş, ilk derece mahkemesi kararının .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında devam etmekte olan rücuen tazmin davasının sonucunun beklenmesi, bu kararın kesinleşmesi akabinde SGK tarafından anılan iş mahkemesinin dosyasındaki davalılardan ne miktarda tazminatın rücuen tahsil edileceği, SGK İl Müdürlüğünden soruşturularak tahsil edilen miktar belirlendikten sonra davalı sigortanın sorumluluğunun tespit edilmesi ve buna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

Davalı vekili ilk verilen kararda hükme esas alınan kök raporun 2017 tarihinde düzenlendiğini, ek raporun ise 2019 verilerine göre hesaplama yapıldığını, bu nedenle davacılar lehine hatalı olarak daha yüksek tazminat hesaplandığını, bu nedenle belirlenen tazminatı kabul etmediklerini ileri sürmüştür.

Eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince 2017 yılında davacıların destek zararının belirlenmesi için aktüer hesap raporu alınmış bu rapor davacı vekiline duruşma sırasında usulünce tebliğ edilmiş ancak davacı vekili tarafından süresi içinde rapora karşı itirazda bulunulmamış, aksine davacı vekili mahkemesine sunmuş olduğu 15.12.2017 günlü bedel arttırım dilekçesi ile davacı ... yönünden talebini bilirkişi raporundaki miktar kadar olan 131.170,13 TL'ye yükselttiği anlaşılmıştır.

Bu durumda davalı sigorta şirketi lehine artık miktar itibari ile usulü kazanışmış hak oluşmuştur.

Söz konusu rapora karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmiş ve .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davacılara SGK tarafından bağlanan gelirin PSD rücusuna ilişkin değerin tespit edilerek bu tutarın mahsubu gerektiğini talep etmiştir.

Bu itiraz üzerine mahkemesince yargılamaya devam olunmuş ve 2019 yılında karar verilmeden önce dosyada rapor hazırlayan bilirkişiden SGK tarafından ödenen PSD mahsubu ile davacıların bakiye zararının tespiti noktasında ek rapor alınmıştır.

Ne var ki Bilirkişi tarafından davacının itiraz etmemiş olduğu 2017 yılı verileri kullanılması gerektiği halde 2019 yılı asgari ücret verileri kullanılmış ve bu nedenle ilk raporda belirlenen tazminat miktarları davcılar lehine olacak şekilde artmış olup durum yukarıda belirtildiği gibi davalı lehine oluşan usulü kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olacaktır.

Dairemizin kaldırma kararından sonra sonucu beklenen .... İş Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyası incelendiğinde, dava dışı SGK tarafından dava dışı ... ve ...'a karşı davacıların desteğinin ölünü nedeni ile davacılara yapılan ödemenin peşin sermaye değerinin tazminin talep edildiği, yapılan yargılama neticesinde verilen karara karşı ... Bölge Adliye Mahkemesi 10 Hukuk Dairesinin ...-... esas karar sayılı karar ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak "B-1-Davanın kısmen kabulü ile; sigortalı ...'in haksahiplerine bağlanan ölüm gelirlerinin ilk peşin sermaye değeri nedeniyle oluşan Kurum zararından;

a-29,854.86 TL'nin onay tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

b-37,318.58 TL'nin onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı işveren ...'den alınarak davacıya verilmesine,

2-290.40 TL cenaze gideri alacağının sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi" şeklinde yeniden hüküm tesis edildiği, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu neticesinde Yargıtay 10. Hukuk Dairesinde yapılan temyiz incelemesinde 2021/10320 esas ve 2021/15751 Karar sayılı karar ile temyiz başvurusunun reddine karar verildiği bu şekilde kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

Buna göre dava dışı SGK tarafından davacılara ödenen tazminatın rücuya tabi PSD miktarı 67.173,00TL olarak belirlenmiş olup bu miktarın ise davacı ...'nin belirlenecek destek tazminatından mahsubu gerekecektir.

Dairemizin kaldırma kararında sonra ilk derece mahkemesince davacı ...'nin destekten yoksun kalma zararı davalı lehine belirlenen usulü kazanılmış hak kapsamında 159.045,00 TL olarak belirlenmiş ve bu zarardan SGK tarafından rücusu talep edilen ve hüküm altına alınan 67.173,00 TL mahsubu neticesinde davacının bakiye alacağının 91.872,00 TL olması gerektiği anlaşılmıştır. Bu yönü ile mahkemesince kaldırma kararında belirtildiği gibi PSD değerinin davalı lehine oluşmuş usulü kazanılmış haklar dikkate alınarak mahsup edilmesi neticesinde davacının sonuç zararının belirlenmesi gerektiği halde davalı aleyhine olacak şekilde fazladan tazminat kararı verilmesi doğru olmamıştır. Bu yönü ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.

Davalı sigorta vekilinin sigorta tarafından davacılara ödeme yapıldığı, ödenen tazminatın hesaplamadan mahsup edilmesi gerektiği yönündeki istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;

Davalı vekili hasar kayıtlarına göre sigortalı tarafından davacılara ödeme yapıldığının mevcut olduğunu, bu nedenle müşterek ve müteselsil sorumluluk gereği müvekkili şirket sigortalısı tarafından davacılara ödenen tazminatın araştırılarak hesaplamadan mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, Türk Medeni Kanunun'un 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." buna göre dosya içeriği incelendiğinde davalı sigortalı tarafından davacılara yapıldığı iddia olunan ödemeye dair herhangi bir delil, banka dekontu,

makbuz vs. bilgi ve belge bulunmadığı, hasar dosyasına yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığı, davalının söz konusu iddialarının soyut iddia niteliğinde olduğu anlaşılmakla, davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiş ve reddi gerekmiştir.

Davalı sigorta vekilinin hesaplama yöntemine yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede; Davalı vekili mahkemesince alınan hesap raporunda PMF tablosu üzerinden hesaplama yapılması gerekirken TRH 2010 yaşam tablosu üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de,

Buna göre mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun her ne kadar zararın belirlenmesi bakımından PMF 1931 yaşam tablosu uygulanmak sureti ile hesaplama yapılmış ise de, bu durum Anayasa Mahkemesi, Yargıtay kararları sonrasında oluşan içtihatlara aykırıdır.

Ne var ki, davacının zararının belirlenmesi noktasında TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılması halinde, tazminat miktarının PMF yaşam tablosunun kullanılması sureti ile yapılan hesaplamaya göre daha yüksek olacağı tartışmasızdır.

Bu noktada davacı tarafın karşı istinafının bulunmaması da dikkate alındığında davalının aleyhine olacak şekilde daha düşük miktarda tazminat miktarının belirlenmesine neden olan PMF yaşam tablosu kullanılmak sureti ile zararın belirlenmesinde istinaf eden tarafın sıfatı dikkate alınarak bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

Davalı sigorta vekilinin faizin türüne yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;

Davalı vekili her ne kadar hükmolunan tazminatlara ticari faiz uygulanamayacağını ileri sürmüş ise de, kazaya neden olan ... plaka sayılı sigortalı kamyonetin ruhsat kaydında kullanım amacı "ticari" olduğundan davada temerrüt faizi olarak ticari faize hükmedilmesi yerinde görülmekle, davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

HMK 353/1-b-2 maddesine göre" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi kanaati ileaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun Kabulü ile;

2-HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.06.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA,

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;

3-Davacılar ... ..., ... ... ve ... ... yönünden Adana BAM 3.Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile kesin olmak üzere karar verildiğinden bu davacılar yönünden yeniden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

4-Davacı ... ... yönünden davanın kısmen Kabulü İle; 91.872,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 05/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, (davacı ... lehine .... İş Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında hükmolunan tazminat dikkate alınarak tahsilde tekerrüre esas olmamak üzere davalıdan tahsiline) fazlaya dair istemin REDDİNE

5-a)-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.275,77 TL karar ve ilam harcından, 275,04 TL peşin harç ile 191,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 466,04 TL harcın mahsubu ile 5.809,73 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,

5-b)-İlk derece mahkemesince 20.06.2023 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen 8.494,19 TL harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine,

5-c)-İlk derece mahkemesince 20.06.2023 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen 8.494,19 TL karar harcının davalıdan tahsil edilmiş olması halinde söz konusu tahsil edilen harcın, dairemizce davalıdan tahsiline hükmolunan 5.809,73 TL karar harcından mahsubuna, bakiyenin kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,

6-Davacı tarafından yapılan 275,04 TL peşin harç ile 191,00 TL ıslah harcı ve 29.20 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 495,24 TL harcının davalıdan alınarak davalı ... ...'e ödenmesine,

7-Davacı tarafından yapılan 2.809,00 TL bilirkişi ücretleri ve 359,75 TL tebligat/müzekkere gideri olmak üzere toplam 3.168,75 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.219,40 TL'sinin davalıdan alınarak davacı ... ...'e ödenmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,

8-Davalı tarafından harcaması yapılan 133,15 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 39,89 TL'sinin davacı ... ...'ten alınarak davalıya verilmesine,

9-Davacı ... ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ... ...'e verilmesine,

10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ... ...'ten alınarak davalıya verilmesine,

11-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının ilgililerine iadesine,

İstinaf giderleri bakımından;

12-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

13-Kesin olan iş bu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

14-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

15-Davalı tarafından istinaf aşamasında harcaması yapılan 216,85 TL posta masrafı ve tebligat giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz (238.730,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.26.12.2023

Başkan Üye Üye Katip İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1906, K. 2023/2508, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Islah
  6. Cevap
  7. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  8. İleri Sürülen İstinaf Nedenleri
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1906
Karar No
2023/2508
Tarih
26 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/1912 K.2023/2202
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2023/1914 K.2023/2262
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1915 K.2023/1892
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1916 K.2023/1893
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2023/1917 K.2023/2238
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2023/1920 K.2023/1334

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.