İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2094 K.2025/2436

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/04/2023 tarih ve 2020/596 Esas, 2023/142 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2023/2094Karar2025/2436Tarih6 Kasım 2025Okuma10 dk · 2.005 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
6 Kasım 2025
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/2094 - 2025/2436
Dosya no
2023/2094
Karar no
2025/2436
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
.... Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
18/04/2023
Numarası
2020/596 Esas, 2023/142 Karar
Davacı
... ... -(T.C Kimlik No:
Vekili
Av.
Davalı
1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
Vekili
Av.
Davalı
2- ... ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
Dava
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
06/11/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.005 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/04/2023 tarih ve 2020/596 Esas, 2023/142 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

28/02/2018 tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aran seyir halinde iken ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu çift taraflı ölümlü, yarlanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan ... ...'nın yaralandığını, kazanın oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın asli kusurlu, kazanın oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsü ...'in tali kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın sigorta şirketi olan ...

Sigorta A.Ş'ye 03/07/2020 tarihinde başvurusu yapıldığını, yapılan başvuru üzerine davalı ... Sigorta şirketinin herhangi bir ödeme yapmadığını, ... plakalı aracın sigorta şirketi olan ...

Sigorta şirketine de 03/07/2020 tarihinde başvuruda bulunulduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL geçici ve 100,00 TL kalıcı olmak üzere toplam 200,00-TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılardan ...

Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin İstanbul ASliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı hususunda Özrülülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporlarına ilişkin mevzuat doğrultusunda incelenmesi gerektiğini, davacı tarafın lehine hükmolunacak tazminata dava tarihinden itibaren faizin işletilmesi gerektiğini belirterek sair hususlar hakkında cevap ve itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla haksız ve mesnetsiz açılan davanın külliyen reddine, görev ve yetki yönünden reddine,

sigortalı araç sürücüsünün aracın karıştığı kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından reddine, mahkeme aksi kanaatte ise kusurunun bulunup bulunmadığı ve bulunuyor ise oranının tespitine, kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalı araç sürücüsünün aracın karıştığı kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı ve bulunuyor ise oranının tespitine ve hesaplanın TRH-2010 formülü ile yapılmasına,

sağlık ve bakıcı/tedavi giderleri yönünden müvekkil şirketin sorumluluğu olmadığından bu husustaki davacının talebinin reddine, geçici iş göremezlik tazminat taleplerine reddine, müvekkil şirket açısından ihtiyati tedbir/haciz taleplerinin reddine, müvekkil şirketin temerrüdü bulunmadığından faizin yasal faiz oranında ve dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğine, müterafik kusur nedeni ile indirim yapılmasını karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece,davanın kabulüyle; davalı ... ... Sigorta AŞ. Yönünden 11.181,00 TL geçici iş göremezlik, 113.119,00 TL kalıcı iş görememezlik olmak üzere toplam 124.300,00 TL 'nin davalı ... Sigorta AŞ. Yönünden 3.727,00 TL geçici iş göremezlik, 37.706,00 TL kalıcı iş görememezlik olmak üzere toplam 41.433,00 TL olmak üzere toplam 165.733,00 TL'nin 17/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ

Karara karşı davacı vekili; dosyada hesaplama yapılırken eski asgari ücret tarifesi üzerinden hesaplama yapıldığını, 20.12.2022 tarihli beyan dilekçelerinde asgari ücretin artmasından kaynaklı haklarının saklı tutmak kaydıyla talep arttırım yoluna gidildiğini, karar verme tarihine en yakın verilere göre karar verilmesi gerekirken bir önceki asgari ücrete göre karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını belirterek artan asgari ücrete göre ek rapor alınması yönündeki taleplerinin kabul edilmesi gerekirken taleplerinin dikkate alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ

Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili; hükme esas alınan maluliyet oranının gerçeği yansıtmadığını, meydana gelen zarar hesaplamasının fahiş tutarda tespitine neden olması nedeniyle hukuka aykırı olduğunu, sigorta şirketlerinin geçici iş göremezlik zararından sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, kullanılan hesaplama yönteminin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, TRH-2010 tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılmayan tazminat miktarının kabul edilemez olduğunu, davacının zararının meydana gelmesindeki müterafik kusurunun dikkate alınmadan hüküm kurulmasının yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, yerel mahkemece ticari faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan maluliyet tazminatı istemine ilişkindir.

Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Kusur oranlarına ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;

28/02/2018 tarihinde davalı ... sigorta şirketinin ZMM sigortası ile sigortalısı olan ve dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ... sigorta şirketinin ZMM sigortası ile sigortalısı olan ve dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu çift taraflı ölümlü, yarlanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Davacı ... plakalı araçta yolcudur.

Mahkemece alınan Prof. Dr. ...imzalı 10/03/2021 tarihli raporda; ... plakalı kamyonetin mütevefa sürücüsü ...'ın asli kusurlu ve kusur oranının %75 , diğer ... plakalı kamyonun sürücüsü ...'in ise tali kusurlu ve kusur oranlarının %25 oranında belirtilmiştir.

Kusur raporundaki değerlendirmeler savcılık ve ceza dosyasında alınan 08.03.2018 ve 19.10.2018 tarihli kusuru raporları ile ATK Trafik İhtisas Dairesinin 03.02.2020 tarihli raporlarla uyumlu olup davacının yolcu olduğu aracın sollamanın yasak olduğu yerde karşı şeride geçtiği ve bu sırada diğer araçla çarpıştığı, bu nedenle asli (%75) oranda karşı taraftaki ... plakalı aracın ise hız sınırının 50 km/H olduğu yerde 80 km/H ile seyrederek yol ve trafik akışını ihlal etmesi nedeniyle tali (%25) oranda kusurlu olduğu anlaşılmakta olup davalı vekilinin kusur raporuna itirazları yerinde bulunmamıştır.

Davalı vekili davacının emniyet kemerinin takılı olmadığını ve bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuşlardır.

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen müterafik kusurun etkisine göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.

Kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı yönünde bir belirleme ve davacının araçtan fırlaması gibi bir durum tespiti yapılmamış olup davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı belirsiz olduğu gibi, kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmanın emniyet kemerinin takılı olmaması arasında bir illiyet bağı olduğuna dair delil de bulunmamaktadır. Bu sebeple mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmamış olması yerindedir.

Maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü iptali kararından sonra dahi vermiş olduğu yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

Buna göre,

-11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemeleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu,

-11/10/2008-01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu,

-01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve

-20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6247 E - 2021/9135 K; 2021/5898 E - 2021/8467 K; 2021/4501 E - 2021/7401 K sayılı kararları)

Mahkemesinde hükme esas alınan 29.12.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 28.02.2018 tarihinde yürürlükte bulunan; 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, davalılar tarafından bu rapordaki tespitler aleyhine bir delili ileri sürülemediği, dolayısıyla maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekili istinaf başvuruları haklı bulunmamıştır.

Davalı vekilinin, müvekkilinin geçici işgörmezlik tazminatından sorumlu olmadığına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının geçici iş görmezlik zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından davacının uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği, zararın teminat kapmasında olduğu anlaşılmaktadır. (Aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/6271 esas ve 2020/8104 karar sayılı 03/12/2020 günlü kararı) Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.

Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik yapılan istinafları ve davacı vekilinin güncel asgari ücretin esas alınmadığına yönelik istinafının incelenmesinde;

Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir.

Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile asgari ücret baz alınarak, davacının zararının belirlendiği anlaşılmakla rapor bu yönüyle doğrudur.

Davacı vekili, hükme en yakın tarihli asgari ücretin esas alınması gerektiğini ancak mahkemece bu talebinin reddedildiğini ileri sürmüştür.

Dosyanın incelenmesinde; mahkemece alınan 07.11.2022 tarihli aktüerya raporunun 13.11.2022 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından süresi içinde rapora karşı itirazda bulunulmadığı, 13.12.2022 tarihli celsede sözlü olarak asgari ücret değişikliği nedeniyle güncel asgari ücret verileri esas alınarak yeniden rapor alınması talebinde bulunduğu, mahkemece asgari ücret değişikliği olmadığı için bu talebin reddedilerek ıslah için bir hafta süre verildiği, davacı vekilinin bunun üzerine 15.12.2023 tarihinde ıslah dilekçesi sunduğu, 18.04.2023 tarihinde karar verildiği anlaşılmıştır.

Tazminat hesaplarında hükme en yakın tarihli asgari ücret verilerinin esas alınması gerektiği doğrudur. Ancak davacı vekilinin 7.11.2022 tarihinde alınan bilirkişi raporuna itiraz etmemesi, duruşma günü olan 13.12.2022 tarihine kadar ıslah ve davalı tarafın ıslah dilekçesine karşı cevap süresi için yeterli bir süre bulunmasına rağmen 2023 yılının beklenmesi hakkın kötüye kullanımı niteliğinde görülmüştür.

Öte yandan mahkemece alınan 07.11.2022 tarihli aktüerya raporu incelendiğinde söz konusu Yargıtay İçtihatlarına uygun şekilde düzenlenmiş olduğu, raporun gerekçeli açıklayıcı ve denetime olanak verir nitelikte olduğu, davacı veklinin söz konusu rapora karşı rapordaki hesaplamaların hatalı olduğuna ilişkin somut bir itiraz ileri sürmediği, dolayısıyla bu raporun hükme esas alınarak hüküm tesis edilmiş olmasında bir yanlışlık bulunmadığı dikkate alındığında mahkemece 07.11.2022 tarihli aktüerya raporuna göre karar verilmiş olması yerindedir.

Davacı vekilinin bu yöndeki istinafı haklı değildir.

Davalı vekilinin faize yönelik istinaflarının incelenmesinde:

Kazaya karışan iki aracın da yük naklinde kullanılan kamyon ve üstü kapalı kamyonet olduğu anlaşılmış olup mahkemece hükmedilen tazminata ticari faiz uygulanmış olması yerindedir. Davalı vekilinin bu yöndeki istinafları haklı bulunmamıştır.

HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.321,23-TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 710,00-TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 10.611,23-TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 492,00-TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 123,40-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,

4-Davacı ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.06.11.2025

Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/2094, K. 2025/2436, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. Dava
  6. Cevap
  7. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  8. İleri Sürülen İstinaf Nedenleri
  9. İleri Sürülen İstinaf Nedenleri
  10. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2094
Karar No
2025/2436
Tarih
6 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2105 K.2025/2305
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2106 K.2025/2304
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2111 K.2025/2302
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2113 K.2025/2437
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2114 K.2025/2303
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2121 K.2025/2285

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.