KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/940 - 2025/1223
- Dosya no
- 2023/940
- Karar no
- 2025/1223
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ..
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- 2022/188 Esas, 2023/17 Karar
- Davacı
- ...
- Davalı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
719 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Av. ...
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2025
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.01.2023 tarih ve 2022/188 Esas, 2023/17 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bisiklette yolcu konumundayken 14.04.2013 tarihinde ... plakalı aracın çarpması sonrası trafik kazası geçirdiğini, yaralandığını ve malul kaldığını, bu nedenlerle 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, belirsiz alacak davasıyla bu davanın açılmasında hukuki menfaatin bulunmadığını, uygulanması gereken faiz türünün dava tarihinden itibaren yasal faizin olması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve tedavi masraflarının teminat dışı olduğunu, beyanla davanın reddini ve yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulmamayı talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının sürekli bir iş gücü kaybı olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili; Müvekkilinin maluliyeti ile belirlenen maluliyet oranı ve iyileşme sürecinin hayatın olağan akışına aykırı olup hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmadığından işbu raporu kabul etmediklerine dair itiraz dilekçesi sunduklarını fakat ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmediğini, alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan kalıcı maluliyet tazminatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davacının sürekli maluliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinafının incelenmesinde:
Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü iptali kararından sonra dahi vermiş olduğu yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre;
11/10/2008-01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6247 E - 2021/9135 K; 2021/5898 E - 2021/8467 K; 2021/4501 E - 2021/7401 K sayılı kararları)
Mahkemesinde hükme esas alınan 10.02.2020 ve 28.11.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin maluliyet raporlarının, kaza tarihi olan 14.04.2013 tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde düzenlendiği ve davacı vekilinin bu raporla çelişki yaratabilecek eşdeğerde bir rapor sunamadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/940, K. 2025/1223, 15 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama