KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2024
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1018 - 2024/1117
- Dosya no
- 2024/1018
- Karar no
- 2024/1117
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- 2020/... Esas, 2021/... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... Sigorta A.Ş.
- Vekilleri
- Av. ...
- Dava
- Yargılanmanın yenilenmesi
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
926 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/02/2021 tarih ve 2020/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/12/2015 tarihinde müteveffa ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla seyir halindeyken, aynı istikamette seyreden sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla davacının aracına çarpması sonucu davacının desteği ...'nin hayatını kaybettiği, bu kazanın gerçekleşmesinde ...'nin tazminatı gerektirir derecede kusurlu olduğu, kusurlu olan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğu, bu nedenle şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 30.01.2017 tarihli dilekçesi ile dava değerini 200.952,32 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğu, sigortadan kaynaklı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olduğu, davacı vekilinin talebinde yasal isabet bulunmadığı, destekten yoksun kalan hak sahibinin sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat dışında olduğunu, somut olayda müteveffanın kendi tam kusuru ile kazaya sebebiyet verdiği bu nedenlerle açılan davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, yargılanmanın yenilenmesi davası öncesi .../... Esas sayılı dosyadan verilen karar ile davanın kabulüne karar verildiği ve 200.952,32 TL'nin 31/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı üzerinden davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedildiği, bu karardan sonra yargılanmanın yenilenmesine ilişkin 2020/... Esas sayılı dosyadan verilen kararda ise açılan davanın reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; yargılanmanın yenilenmesi davası öncesinde verilen kararın ... BAM ... Hukuk Dairesince kaldırıldığını ve Yargıtay denetiminden geçerek kararın kesinleştiğini ancak hem ... BAM hem de Yargıtay kararına esas teşkil eden 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi'nin .../... E. Ve .../...
K. Sayılı 17.07.2020 tarihli kararında 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesinin birinci cümlesinin ve ikinci cümlesinin bir kısmının anayasaya aykırı bulunduğunu ve iptal edildiğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile ...
BAM'ın kararına esas alınan hükmün ortadan kaldırıldığını, tek taraflı ölümü trafik kazalarında 2918 sayılı KTK'nın 92/1-g maddesinin değişiklik tarihi olan 14.04.2016 tarihine bakılması gerekmekte, kaza tarihi itibari ile aracın poliçe başlangıç tarihinin 14.04.2016 tarihinden önce ise desteklik tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesinin gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, yargılanmanın yenilenmesi istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın esastan reddine karar verildiği görüldü.
İlk derece mahkemesi kararını davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Somut olayda, ... ... Asliye Ticarete Mahkemesi’nin .../... Esas ve .../... Karar numaralı ve 17/03/2017 tarihli kararı, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesince .../... esas ve .../... karar numaralı kararı 04/07/2017 tarihinde kaldırılmış ve davanın reddine ilişkin yeniden hüküm kurulmuş, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesince .../... esas ve .../... karar numaralı kararına karşı temyiz yoluna gidilmiş ve Yargıtay ... HD. .../... esas ve .../ ... karar sayılı 22.10.2019 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili 19/10/2020 tarihli dilekçesi ile Anayasa Mahkemesi'nin .../... esas ve .../... karar sayılı 17.07.2020 tarihli iptal kararına doğrultusunda yargılanmanın yenilenmesi talepli dilekçe gönderilmiştir. Talebi doğrultusunda davacının yargılamanın yenilenmesine ilişkin müstakil bir dava mahiyetinde olup ayrı bir esas alınarak taraflara duruşma gününü bildirir tebligat yapılmıştır.
Yargılamanın iadesi sebepleri tahdidi olarak 6100 sayılı HMK'nun 375. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davacının Anayasa Mahkemesi'nin .../... E. Ve .../... K. Sayılı 17.07.2020 tarihli iptal kararına ilişkin olarak yargılanmanın yenilenmesi talep ettiği, iş bu Anayasa Mahkemesi kararının bireysel bir başvuru üzerine verilmiş bir karar olmadığı, eldeki yargılamada ileri sürdüğü diğer sebeplerin, HMK 375. maddede sayılan yargılamanın iadesi nedenlerinden hiçbirine girmediği, bu nedenle davacının yargılamanın iadesine dair talebinin yerinde görülmediği anlaşılmakla, yargılamanın iadesi talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1018, K. 2024/1117, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama