KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2026
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/2329 - 2026/92
- Dosya no
- 2024/2329
- Karar no
- 2026/92
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/05/2024
- Numarası
- 2022/... Esas, 2024/... Karar
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1- ... -
- Davalı
- 2- ... -
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 3- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
- Vekili
- Av.
- Dava
- Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 08/01/2026
Karar Metni
1.875 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.05.2024 tarih ve 2022/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Hatay ili, Antakya ilçesinde, 30/01/2016 tarihinde yaya geçidinden geçmekteyken davalı sürücü ...'in sevk ve idaresinde bulunan ve diğer davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın davacıya çarpması sonucu meydana gelen kazada kalıcı olarak sakatlandığını, kaza sonucu Hatay CBS 2016/...
Soruşturma sayılı dosyası açıldığını, müvekkilinin şikayetçi olmaması nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini, müvekkilinin şikayetçi olmamasının sadece ceza soruşturması açısından sonuç doğurduğunu, maddi-manevi tazminat haklarını almasına engel olmadığını, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihinde davalılardan ...
Sigorta tarafından ... poliçe numarası ile ZMMS ile sigortalandığını, 16/12/2019 tarihinde davalı sigorta şirketine müvekkili tarafından yazılı başvuru yapıldığını, başvuru neticesinde sigortanın ... numaralı hasar dosyası kapsamında 66.730,47-TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin müvekkilinin zararını karşılamadığını, açıklanan nedenlerle delillerinin tensiple birlikte toplanmasını, toplanan delillerle birlikte talepleri doğrultusunda dosyanın geçici-sürekli işgöremezlik ve bakıma muhtaç olunan süre tespiti için bilirkişiye gönderilmesini,
davanın kabulü ile maddi zarar hesaplamasına göre maddi tazminat tutarı belirlenmek üzere şimdilik 100 TL (50-TL sürekli iş göremezlik, 30-TL geçici iş göremezlik, 20-TL bakıcı gideri) maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 20.000-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın müvekkillerinden şikayetçi olmadığını, davacı tarafın davalı sigorta şirketinden yüklü miktarda ödeme aldığını, hiçbir hak ve alacağının kalmadığını, bu durumun bilirkişi raporlarıyla da sabit olacağını, ilgili kazada mağdurun koruyucu ekipmanlardan sayılan emniyet kemerini veya motorsiklet kullanırken koruyucu ekipmanların kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen kullanılmaması, ehliyetsiz veya alkollü olması veya ehliyetsiz veya alkollü olduğunu bildiği araçta yolculuk etmesi,
istiap haddinin aşılması gibi hususlar müterafik kusur teşkil ettiğini, davacı tarafın manevi tazminat talebi zenginleşme yasağına aykırı olduğunu, davalı müvekkillerinin hiçbir geliri olmadığını, zenginleşecek ölçüde tazminat talebinin hak ve nesafete aykırı bulunduğunu, davacı tarafın kazanın üzerinden çok süre geçmesine rağmen manevi tazminat talebinde bulunmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...
Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılması gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete başvuru yapılırken ve arabuluculuk aşamasında gerekli belgelerin sunulmasını talep etmelerine rağmen yine yeterli belgeler sunulmadığından ve müvekkili şirkete iletilmediğinden dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın arabuluculuk aşamasında müvekkili sigorta şirketine sağlık kurulu raporu sunmayarak davanın açılmasına sebep verdiğini,
bu nedenle dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden yargılama gideri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulmamalarını, meydana gelen kaza sebebi ile müvekkili şirketin sorumluluğunun olduğu düşünülse bile kaza sebebi ile davacıya bağlanan ya da bağlanması gereken maaşın peşin sermaye değerinin, davacıya yapılan diğer ödemelerin hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kabulü ile.
7.805,92 TL geçici iş göremezlik maddi tazminatının davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 30/01/2016 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 31/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3.294,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatının davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 30/01/2016 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 31/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
502.581,80 TL sürekli maluliyet maddi tazminatının 243.269,53 TL'lik kısmından tüm davalıların müştereken ve müteselsilen, bakiye 259.312,27 TL'lik kısmından ise davalılar ... ve ...'nın müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları ile davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 30/01/2016 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden 31/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile,
20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 30/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili; davacının ev hanımı olmasına rağmen AGİ dahil hesaplama yapılmadığını, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararında hükmedilen tazminat tutarları ve daha önceden müvekkili şirketçe yapılan ödemelerin toplamının poliçe limitlerini geçtiğini, müvekkilinin davacının talebi olan geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerine ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı sigorta şirketi tarafından istinaf edilmiştir.
2918 sayılı KTK hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere davalı işletenin aracının işletilmesi sırasında doğacak 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu trafik sigortacısı karşılamak durumunda olduğundan, somut olayda; davacı açtığı davada sigorta şirketi yönünden davadan feragat etmiştir. Davalı işleten ... feragat tarihi itibariyle poliçe limitini (310.000,00 TL) aşan miktarda zarar varsa, limiti aşan kısımdan sorumlu olacaktır (Aradaki poliçe ilişkisi nedeniyle). Eğer limitin altında bir zarar varsa davalı işleten feragat nedeni ile bu oranda sorumluluktan kurtulmuş olacaktır. Feragat edilen davada alınan ödeme miktarının, zararın limitin altında olması koşuluyla başkaca bir önemi bulunmamaktadır.
Kaza tarihi olan 30.01.2016 tarihi itibariyle poliçe limitinin 310.000,00 TL olduğu, davacının toplam alacağının hesap bilirkişi raporuna göre 7.805,92 TL geçiçi, 3.294,00 TL bakıcı gideri, 502.581,80 TL sürekli iş göremezlik (243.269,53 TL) olmak üzere toplam 513.681,72 TL olduğu, iş bu miktardan geçici, bakıcı ve sigorta şirketi için istenen toplam tazminat toplamının 254.369,45 TL olup bakiye poliçe limitinin 55.630,55 TL kaldığı; işleten ... yönünden bu miktardan feragatin sirayet edeceğinden bu davalının 203.681,72 TL zarardan sorumluluğunun kaldığı anlaşıldığından hükmün bu şekilde düzeltilmesi gerekmiştir.
Zira. TBK'nun 168/2. maddesi gereğince alacaklı, diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse bu fiilin sonuçlarına şahsen katlanır. Müteselsil sorumlulardan birinden olan haktan feragat edilmesi diğer müteselsil sorumlu yönünden de teselsülden feragat niteliğini taşır ve böylece müteselsil sorumlu olan diğer işleten davalının da bu çerçeve kapsamında sorumluluktan kurtulduğu dikkate alınmalıdır. (Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2018...
K sayılı kararı. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2007/... Karar sayılı kararları vb kararlar)
Öte yandan davalı araç sürücüsü ...'nın 3. kişi olduğu, poliçe ilişkisinin tarafı olmadığı ve haksız fiil sorumlusu olarak sürücünün sigorta şirketine rücu hakkı sözkonusu olmadığından, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme kadar davalı sürücünün borcu sona erecek, sigorta ödemesinin üstünde kalan zarar miktarından ise sürücü sorumlu olacağı gözetilerek karar verilmesi gerekecektir. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/... Karar sayılı kararları). Bu nedenle davalı sürücü ... yönünden geçici iş göremezlik ve bakıcı giderine yönelik maddi tazminat yönünden sorumluluğu bulunduğu ve bu davalı yönünden kararda belirtilen miktarda sürekli iş göremezlik tazminatına karar verilmesi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
HMK 353/1-b-2 maddesine göre "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat beyanı dikkate alınarak davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun sair yönler incelenmeksizin kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2329, K. 2026/92, 8 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama