KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2026
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/600 - 2026/397
- Dosya no
- 2024/600
- Karar no
- 2026/397
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1-...
Karar Metni
2.860 kelime·14 dk okuma·8 bölüm
2-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 3-... VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 09/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/02/2026
...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin ... hastanesi önünde elektrikli bisikleti ile giderken ... kaza tarihinde ... sürücüsü olan ... araç ruhsat sahibi olan ... olduğunu, ... plakalı ticari aracın içinde yer alan müşterisini sağ arka kapıdan indirmesi gerekirken sol kapıdan indirmesi sonucunda davacı müvekkilinin kullandığı elektrikli bisikletin ön ve arka kısımlarına çarptığı esnada müvekkilin yola doğru savrulduğunu,
sonrasında kusursuz olan ve KTK'na göre hatası olmayan ... plakalı aracın sürücüsü olan ...'ın kullandığı araç ile çarpıştığı bacak ve kalçalarının araç altında kalması ve ezilmesi sonucu ağır yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, ticari aracın ...
Sigorta şirketi'ne ticari aracın sigortalı olduğunu, ... tarihli dilekçesi başvurulduğunu, sigorta şirketi tarafından ... hasar numarası ile dosya açıldığını, tarafların arabuluculuğa başvurduğunu, ... arabuluculuk dosya numarası ile anlaşamama ile sonuçlandığını, kaza neticesinde ...
Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı savcılık dosyasının devam ettiğini, davaya konu yaralanmalı trafik kazasında davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin %0 kusursuz bulunduğunu, davacı müvekkilinin kazadan sonra sakat kaldığını, baston ile yürümeye çalıştığını, ailesinin geçimini tek başına sağladığı için hem maddi hem manevi açıdan çok yıprandığını, davacı müvekkilinin kaza tarihi olan ... den sonra yaklaşık 3 aya yakın ameliyatlar sonucu yatağından dahi kalkmadığını, yatalak durumda yaşadığını, son birkaç ayda baston olmadan yürüyemediğini, davanın kabulüne, şimdilik 10.000,00-TL Maddi tazminatın davalı ...
Sigorta A.Ş'den kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren en yüksek avans faiziyle davalıdan alınmasına, 50.000,00-TL manevi tazminat ile şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın ise davalılar ... ile ruhsat sahibi olan ...'den ... tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınmasına, vekaletname ücreti, yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ile ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... tarihinde müvekkillerden ...'in sürücüsü olduğunu, diğer müvekkil ...'in ise ruhsat sahibi olduğunu, ... plakalı ticari araç müşterisi olan ...'in sol arka kapıdan inmeye çalışması üzerine trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkili ... kazadan sonra şok geçirdiğini, hiçbir kasıt ve ciddi önemli ihmal unsurunun bulunmadığını, müvekkili ...'in kusurunun olmadığını, davacıyı yaralayan ...'ın ve davacı ...'in kusuru ile meydana gelen trafik kazasına ve yaralamaya istenmeyen durumların asıl etken olduğunu,
trafik kazasının asıl sebebinin müvekkilinin idaresindeki aracın kurallara uygun şekilde park ettiği esnada yolcu ...'in davalı müvekkilini dinlemeden sol arka kapıyı açması nedeniyle yaralanmasının davacı ...'in elektrikli bisiklet üzerinde korunmasız ve tedbirsiz bir şekilde bulunmasından kaynaklandığının sabit olduğunu, davalı müvekkilinin park halindeki aracı ile kendi kullandığı elektrikli bisikleti arasında güvenlik mesafesi bırakmaksızın seyir eden davacının bu yönüyle kusurlu olduğunu, davalı müvekkili olan ...'in alınan bilirkişi raporunda asli kusurlu olduğu tespit edildiğini ancak bunun kabul edilmemesi gerektiğini,
... plakalı aracın ticari taksi olduğunu, kazanın meydana gelmesinde dava dışı 3.kişi olan ...'in ağır kusurunun bulunmadığını, kaza tespit tutanağında davacının gerekli güvenlik tedbirlerini uygulayıp uygulamadığını, kusurlu olup olmadığı yönünde bir tespitin yapılmadığını, araç sürücüsü olan davalı müvekkilinin ...'in kendisinden bağımsız olarak ve herhangi bir kusuru bulunmaksızın meydana gelen trafik kazasından dolayı son derece üzgün olduğunu, manevi açıdan yıprandığını, öncelikle usule yönelik itirazlar doğrultusunda davanın ve taleplerin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
mahkeme aksi kanatte ise davanın ve taleplerin esastan reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'nin cevap dilekçesinden özetle; dava şartı yönünden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olması yönünden davanın reddini talep ettiğini, açılan davanın haksız, hukuka aykırı olup reddinin gerektiğini, kazaya karışan ... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde ... nolu ZMSS poliçe ile ... tarihleri arasında sigortalı olduğunu, alınacak bilirkişi raporunda da kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu tespit olunacağını, trafik kazalarından kaynaklanan sağlık hizmeti bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın SGK tarafından karşılanacağını,
sigorta şirketlerinin ZMMS poliçesi'nin tedavi teminatı kalmamış olması hasebiyle iş bu teminattan ödenen tedavi giderleri, bakıcı giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı bakımından sorumluluğu kalmadığını, müvekkil şirketin hiçbir sorumluluğunun olmadığını, meydana gelen olay neticesinde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmesini talep edilmesi gerektiğini, müvekkil sigorta şirketi aleyhine açılan tamamen haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep ettiğini, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ... TARİHLİ KARARI: Davacının sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine, davacının geçici iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat talebinin kabulü ile, taleple bağlı kalınarak 5.000,00 TL'nin davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın ... olan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Kaza sonrası ticari aracın sigorta şirketi olan ... sigorta şirketine ... tarihli dilekçe ile başvurulduğunu, başvurudan sonra günlerce oyalandıklarını, bunun neticesinde ara buluculuk faaliyetine başvurduklarını, bilirkişi tarafından ... tarihli raporda sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, devamında ... tarihli Adli Tıp Kurumu Kusur Bilirkişi raporunda sürücü ...'in %20, müvekkili ...'in kusursuz, ...'in asli kusurlu olarak %80 kusurlu bulunduğunun belirtildiğini, ... tarihli Adli Tıp Kurumu raporunun sonuç kısmında kişinin vücut engellilik oranının %0 olduğunu,
iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğini, sürekli bakıma ihtiyaç duyulmadığını, 1 ay kadar başkasının yardımına gereksinim duyulabileceğinin belirtildiğini, ... tarihli hesap bilirkişisi raporunun hatalı olduğunu, itiraz ettiklerini ve bu rapora katılmadıklarını, raporlar arası net bir durum ve sonuç olmaması ile müvekkilinin ağır mağduriyetine neden olan durumların kesin ve net bir rapor ile belirlenmesi gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sonucunda oluşan cismani zarar nedeniyle kalıcı iş göremezlik ve geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekilinin kusur oranlarına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Olay tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK'nun Yönetmeliğinin 110. maddesindeki "sağ kapıdan indirmesi gereken yolcuyu sol kapıdan indirme" kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu, ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'ın ve elektrikli bisiklet sürücüsü ...'in kusurlarının bulunmadığı belirtilmiştir.
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında alınan ... tarihli kusur raporunda, ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK'nun Yönetmeliğinin 110. maddesindeki kuralı ihlal ettiğinden % 100 oranında (asli) kusurlu olduğu, ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'ın ve elektrikli bisiklet sürücüsü ...'in kural ihlallerinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Mahkemesince ...
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan ... tarihli ve ... sayılı raporda, dava dışı yolcu ... yolcu konumunda bulunduğu ... plakalı ticari otomobilden inmek istediğinde, yolun sağ tarafından inmeye özen göstermemiş, sol arka kapısını açmadan önce geriden gelen araç trafiğini kontrol etmeden tedbirsizce sol arka kapıyı açarak arkadan gelen geçmekte olan davacı sürücünün seyir istikametini kapatarak çarpması sonucu mevcut şartlarda meydana gelen yaralanmalı olayda % 80 oranında (asli) kusurlu olduğu,
davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ticari otomobil ile geldiği olay mahalli yol bölümünde yolcusunu indirmek için yolun sağında durakladığı esnada aracının sol arka kısmında bulunan yolcu ...'in inmek istediği esnada yolcunun sağ taraftan inmesi konusunda uyarı ve ikazda bulunmamış bu haliyle yolcunun kapıyı kontrolsüz bir şekilde kapıyı açarak gerisinden gelen elektrikli bisiklet ile çarpması sonucu meydana gelen kazada % 20 oranında (tali) kusurlu olduğu,
davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklet ile meskun mahalde iki yönlü yolda seyri sırasında olay mahalline geldiğinde yolun sağında duraklamakta olan ticari otomobili geçtiği sırada sol arka kısımda yolcu konumunda bulunan yolcunun aracın sol arka kapısını ani bir şekilde açarak kendi aracına çarpması neticesi gerçekleşen olayda olayın oluşu üzerine etken hatalı tutum ve davranışı görülmediğinden kabil kusuru bulunmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece dosyada mevcut kusur raporları arasındaki çelişkinin de giderilmesi amacıyla ... ... Heyetinde görevli 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan ... tarihli raporda; ... ticari plakalı araç sürücüsü ...' in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanuna bağlı olarak çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 110/a, 110/b ve 110/b-3 maddelerini ihlal ettiğinden % 20 oranında kusurlu olduğu, yolcu ...' in Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 110/a, 110/b-3 maddesini ihlal ettiğinden % 80 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...' ın kusurunun olmadığı, elektrikli bisiklet sürücüsü ...' in kusurunun olmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece ... ... Heyetinden aldırılan raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi ATK'dan alınan raporla da uyumlu olduğu, mevcut kusur raporları arasındaki çelişkinin de giderilmiş olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin kusur oranına ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Davacı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin .../...-.../... Esas-Karar sayılı ... günlü iptali kararından sonra dahi vermiş olduğu yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre, 11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemeleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/09/2013 ile 01/06/2015 tarihleri arasındaki kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin .../... E - .../... K; .../... E - .../... K; ../.. E - .../... K sayılı kararları)
Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi ... olup mahkemesince hükme esas alınan ... tarihli ... Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, davacının son film- grafileri ile tedavi evrakları incelenmek sureti ile raporun hazırlandığı, davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı, 9 aya kadar iyileşme süresinin bulunduğu ve bu süre içinde 1 ay başkasının bakımına muhtaç durumda olduğu anlaşılmakla rapor yerinde görülmüş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Davacı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin .../...-.../... E.K sayılı ... günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin ... gün ve .../... Esas ve .../... karar sayılı kararları, .../... Esas ve ...
Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile çiftçi olup henüz hali hazırda çalışmayan davacının geliri yönünden asgari ücret baz alınarak, davalının kusur oranına isabet eden miktarda davacının zararının belirlendiği anlaşılmakla raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “6098 TBK'nın 56/1. maddesi hükmüne göre “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.” Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK ..., ...)
Somut olayda; ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'in kullandığı ... plakalı araç ile davacı ...'in kullandığı elektrikli bisikletin karıştığı kaza neticesinde davacının yaralandığı, ...
Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesi tarafından Erişkinler İçin Engellik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan rapora göre davacının kalıcı maluliyet oranının bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin ise 9 aya kadar olduğu, kaza sebebiyle davacının baldır-kaval kemiğinin kırılmış olduğu, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün %20 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı araç malikinin emekli/ taksi şoförü olduğu, araç sürücüsünün düzenli işi bulunmayıp taksi işletmekte olduğu, davacının ise çiftçi olup hali hazırda çalışmadığı, buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının maluliyeti, yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın takdire göre düşük olduğu ve arttırılarak 50.000,00 TL'lik talebin tam kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle davacı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, manevi tazminatın artırılarak tam kabule karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2 maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının düzelterek yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/600, K. 2026/397, 9 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama