KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2026
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2026/106 - 2026/245
- Dosya no
- 2026/106
- Karar no
- 2026/245
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 26/01/2026
Karar Metni
1.176 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ... tarihinde ... Asliye Ticaret Mhk. ... D. İş kararı ile ihtiyati haciz talepli olarak .... İcra Müdürlüğü’nün Eski Esas: ... E. Sayılı dosyası (Yeni Esas: ...Genel İcra Dairesi ... E. sayılı) ile müvekkili aleyhinde haksız yere takip başlattığını, davalının haksız yere başlatılan .... Asliye Ticaret Mhk. ... D. İş kararı ile alınan ihtiyati haciz kararı ile müvekkiline ait; ... taşınmaz, ..., ...
No’lu Bağımsız Bölüm, ..., ..., ... Mesken, ... taşınmazların tamamının haczedildiğini, bunlar haricinde; yine .... Asliye Ticaret Mhk. ... D. İş kararı müvekkiline ait; ... plakalı araca, ... plakalı araca ve ... plakalı araca ihtiyati haciz ve yakalama kararı davalı tarafça konulduğunu, davalı tarafça müvekkiline ait ... Plakalı aracın satışı dahi talep edildiğini, yine .... Asliye Ticaret Mhk. ... D.
İş kararı müvekkiline ait şahıs firması olan ....’ne ... tarihinde hacze gelinerek toplamda ... kot taşınır olarak hazcedilip, yediemine kaldırıldığını, devamında; ... tarihinde bu taşınırlar için satış kararı verilmiş son olarak ... tarihinde ... alacağa mahsuben 8.100 TL karşılığında taşınır malları ihale yoluyla satın aldığını, müvekkiline ait şahıs firması olan ... üzerine kayıtlı ... plakalı araca davalı tarafça haciz konulduğunu beyan ederek huzurdaki haklı davanın kabulüne karar verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 500,00 TL üzerinden başlatılan davada;
bir bilirkişi marifetiyle davalı yanın haksız şekilde müvekkilinin malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisini kısıtlayan eylemlerinin olmamış olsaydı müvekkilinin mal varlığı ne durumda olacak ise o durumun yeniden tesisi için hesaplama yapılarak davalı yanın haksız haciz tarihinden itibaren mevzuatta uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tazminat davasının iki yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerektiğini, huzurda dava süre geçtikten sonra açıldığından davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının, müvekkili şirkete borçlu olup borcunu ödemediğinden icra takibi başlatıldığını, ihtiyati haciz kararının haksız olmayıp ticari satıma konu ürünlerin çalınmış olup buna ilişkin karakol şikayetleri bulunduğunu, haksız ihtiyati haciz kararı nedeniyle tazminata hükmedilebilmesi için, haksız fiil sorumluğuna benzer şekilde,
haksız ihtiyati haczin icra edilmiş olmasının yanında bir zararın ve zarar ile uygulanan haksız ihtiyati haciz tedbiri arasında illiyet bağının bulunması gerektiğini, davacının dosya borcunu teminat olarak ödeyip icra takibini durdurma imkanı varken takibi durdurmadığını, bu davranış şeklinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı kötü niyetin göstergesi olduğunu beyan ederek huzurdaki davanın haksız ve kötü niyetli, hukuki dayanaktan yoksun olarak açılmış olması sebebiyle;
huzurdaki dava TBK’nın m. 72/1 gereğince, zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığından süre ve husumet yönünden usulden reddine; esasa ilişkin inceleme yapılması durumunda, davanın gerçek dışı, soyut iddialara dayalı olduğu ve hukuki dayanağının bulunmadığı anlaşılacağından esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştirr. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ; Mahkemece; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili; davalının kendisini dolandırdığını, ... yılında açılan icra davasının itirazları sonucu 10 yıl kadar sürdüğünü ve davayı kazandığını, bu nedenle de alacağının tazmin edilmesini istediğini, onlarca ev, iş yerini kaybettiğini, davalının kendisini sürekli oyaladığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız ihtiyati hacizden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karar davacı asil tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı asılın istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacı, icra davasının ve itirazların 10 yıl sürdüğünü, davalının kendisini sürekli oyaladığını, zaman aşımı nedeniyle davanın reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı kararıyla davalı tarafından ... tarihinde ihtiyati haciz talepli ...İcra Müdürlüğü'nün... Esas (Yeni Esas ...İcra Genel Müdürlüğü ...) sayılı dosyası ile davacı aleyhine takip başlatmış olduğu, davacının birçok mal varlığının haczedilmiş olması sebebiyle haksız hacizden kaynaklı olarak uğradığı maddi zararın tazmini talepli iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Diğer yandan davacı tarafından ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasıyla davalı aleyhine menfi tespit davası açılmış olduğu, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile, ...İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasının dayanağı olan ... tanzim tarihli, ... vade tarihli ve 180.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olup, ... tarihli hükmün Yargıtay ilgili dairesince onanarak ... tarihinde kesinleşmiş olduğu, hükmün davacıya ... tarihinde tebliğ edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafça süresi içinde sunulan cevap dilekçesinde zaman aşımı itirazı ileri sürülmüş olup; haksız fiile dayalı tazminat talepleri bakımından zamanaşımı, Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesi uyarınca, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren on yıl geçmekle dolmaktadır.
Yargıtay ....Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında; "...davacı; davalının haksız icra takibi ve hacizleri nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlarının karşılanmasını istemiştir.. Davacının açtığı menfi tespit davası kabulle sonuçlanmış ve karar Yargıtayca onanarak ... tarihinde kesinleşmiştir. Menfi tespit davasının kesinleştiği tarih itibarıyla icra takibinin ve hacizlerin haksızlığı saptanmış olup zamanaşımının bu tarihten itibaren başlatılması gerekir. Yasada öngörülen zamanaşımı süresi dolmuştur.." şeklinde belirtilmiştir.
Buna göre, davacı tarafça davalı aleyhine ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasıyla açılan menfi tespit davası kabulle sonuçlanmış olup, hükmün Yargıtayca onanarak ... tarihinde kesinleşmiş olduğu, buna göre zaman aşımı süresinin bu tarihten başlatılması gerekmekle yasada belirtilen 2 yıllık sürenin ... tarihinde dolmuş olduğu, davanın ise ... tarihinde açıldığı anlaşılmakla mahkemece davanın zaman aşımı nedeniyle reddine dair kurulan hüküm yerinde görülmekle davacı asilin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı asilin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/106, K. 2026/245, 26 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama