İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2026/1061 K.2026/1609

....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/12/2024 tarih ve 2022/274 Esas, 2024/1217 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;

Esas2026/1061Karar2026/1609Tarih18 Mayıs 2026Okuma11 dk · 2.141 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
18 Mayıs 2026
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2026/1061 - 2026/1609
Dosya no
2026/1061
Karar no
2026/1609
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
26/12/2024
Numarası
2022/274 Esas, 2024/1217 Karar
Davacı
—
Vekili
Av.
Davalı
1-
Vekilleri
Av.
Dava
Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
18/05/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.141 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/12/2024 tarih ve 2022/274 Esas, 2024/1217 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... idaresindeki ... plakalı minibüs ile davalı sürücü ... idaresideki ... plakalı tırın 26/01/2016 tarihinde çarpışmaları neticesinde trafik kazası meydana geldiği, kaza sırasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, kaza sebebiyle kazaya karışan araç sürücüleri malikleri ve sigorta şirketleri kusurları nispetinde davacının uğradığı maddi zararı ve manevi kaybının tazminat yükümlüsü olduğu, bu nedenle şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın, ferdi koltuk sigortacısı ...

Sigorta'dan 100,00 TL, tedavi giderlerine ilişkin 100,00 TL, geçici iş göremezlik için 100,00 TL, bakıcı giderleri sebebiyle 100,00 TL'nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca davalılardan (sigorta şirketi dışında) 50.000,00 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile; davalı müvekkilinin meydana gelen kazada bir kusuru bulunmadığı, haksız ve kötü niyetli açılan davanın davalısı yönünden reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

Davalı ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile; davalı müvekkilinin meydana gelen kazada bir kusuru bulunmadığı, haksız ve kötü niyetli açılan davanın davalısı yönünden reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

Davalı ... Sigorta vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğu, yetki itirazında bulunarak davanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu, davacının taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olmadığı, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

Davalı ... Sigorta vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğu, dava açılmadan önce sigorta şirketine herhangi bir başvuruda bulunulmadığı, açılan davayı kabul etmediklerini, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

Davalı ... tarafından verilen cevap dilekçesi ile; davalı müvekkilinin meydana gelen kazada bir kusuru bulunmadığı, haksız ve kötü niyetli açılan davanın davalısı yönünden reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

DAİREMİZCE VERİLEN 15/03/2022 TARİHLİ KARAR: Eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, dava dilekçesinin açıklattırılması, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi, kazanılmış haklar da dikkate alınarak usulüne uygun hesap raporunun alınması gerektiği, bu nedenle HMK'nın 353/1-a-6. bendine göre davanın esasıyla ilgili olarak gereken önemli delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin, HMK'nın 353/1-a/6.maddesi uyarınca kabulü ile istinaf edilmeyen hususlar ve usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğinden kararın kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 3.532,37 TL geçici iş göremezlik tazminatın davalılar ..., ... ve davalı S.S ... Sigorta Kooperatifi' den müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalılar ..., ... yönünden kazanın gerçekleştiği 26/01/2016 tarihinde itibaren, davalı S.S ...

Sigorta Kooperatifi yönünden dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 1.177,4 TL geçici iş göremezlik tazminatın davalılar ..., ..., ... Sigorta A.Ş'den müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ...

Sigorta A.Ş Yönünden dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise kazanın gerçekleştiği 26/01/2016 tarihinde itibaren ticari faiz uygulanmasına, 51.160,40TL kalıcı maluliyet tazminatının davalılar ..., ..., S.S ... Sigorta Kooperatifinden müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı S.S ...

Sigorta Kooperatifi Yönünden dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise kazanın gerçekleştiği 26/01/2016 tarihinde itibaren ticari faiz uygulanmasına, 17.053,46 TL kalıcı maluliyet tazminatının davalılar ..., ..., ... Sigorta A.Ş'den müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ...

Sigorta A.Ş yönünden dava tarihinden itibaren , diğer davalılar yönünden ise kazanın gerçekleştiği 26/01/2016 tarihinde itibaren ticari faiz uygulanmasına, 1.235,62 TL bakıcı gideri tazminatın davalılar ..., ...'dan kazanın gerçekleştiği 26/01/2016 tarihinde itibaren ticari faizi ile birlikte, davalı S.S ... Sigorta Kooperatifi yönünden dava tarihinden itibaren ticari faizi müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 411,88 TL bakıcı gideri tazminatın davalılar ..., ..., ...

Sigorta A.Ş'den müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ...

Sigorta A.Ş yönünden dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise kazanın gerçekleştiği 26/01/2016 tarihinde itibaren ticari faiz uygulanmasına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ...'dan 26/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalılar ..., ... hakkında açılan manevi tazminat hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karara karşı davacı vekili; dosyadaki alacak miktarının değişmesindeki temel unsurun yıllar içerisinde asgari ücret değişikliği sebebiyle olduğunu, bir istek olmasa dahi mahkemenin yargılamanın her aşamasında asgari ücret artışlarını doğrudan dikkate almakla yükümlü olduğunu, mahkemece davanın kısmi dava olarak açıldığını ve ikinci kez ıslah yapılamayacağının ifade edildiğini, mahkemenin hatalı ve eksik yargılaması neticesinde yapılan ıslah dolayısıyla davacının sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, talep artırımı yapılmasında hukuki bir engel bulunmadığını, mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının da oldukça düşük olup bu kararın bu yönüyle de reddedilen kısmının kaldırılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Karara karşı davalı S.S. Sorumlu ...

Sigorta Kooperatifi vekili; hem müvekkili sigorta şirketinin hem de sigortalı ve sürücünün yapmış olduğu ödemelerin değerlendirilmeden dosyanın karara çıkarılmış olmasının hatalı olduğunu, huzurdaki davanın öncelikle dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddi gerekirken yerel mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, hesaplamada esas alınan kusur oranına itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderlerine ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından huzurdaki davanın bu nedenle de esastan reddinin gerektiğini,

TRH 2010 kadın erkek tablosunu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan maddi ve manevi tazminat davasıdır.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacı ve davalı S.S. Sorumlu ... Sigorta Kooperatifi vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.

2.ıslah yapıldığına yönelik yönünden yapılan incelemede;

Davacı vekili tarafından, kısmi davada mahkemece davanın kısmi dava olarak açıldığı ve ikinci kez ıslah yapılamayacağını ifade ettiğini belirterek istinaf yoluna başvurulmuş olmakla;

6100 sayılı HMK’nin belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi hükmüne göre belirsiz alacak davası alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde açılabilecektir. Davacı bu halde kısmi dava açabileceği gibi belirsiz alacak davası açmakta seçimlik hakka sahiptir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 28.02.2022 tarih 2021/11230 E. 2022/3449 K. Sayılı ilamında "...Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf, 28/02/2009 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle oluşan maluliyetinden doğan zararın tazmini için, 20/07/2018 tarihinde, belirsiz alacak ya da HMK'nın 107. maddesinden bahsetmeksizin, alınacak raporla tazminatın belirlenmesinden sonra artırım haklarını saklı tutarak eldeki davayı açmış olup, davanın HMK'nın 109. Maddesinde düzenlenen "kısmi dava" olduğunun kabulü gerektiği açıktır..." şeklinde belirtilmektedir.

Somut olayda, dava yaralamalı trafik kazası sonucu açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Dava, belirsiz alacak ya da HMK'nın 107. maddesinden bahsetmeksizin, kalıcı sakatlık nedeniyle müşterek müteselsil davalılar yönünden şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat, ferdi koltuk sigortacısı ... Sigorta'dan 100,00 TL, tedavi giderlerine ilişkin 100,00 TL, geçici iş göremezlik için 100,00 TL, bakıcı giderleri sebebiyle 100,00 TL, 50.000,00 TL de manevi tazminat talebi şeklinde belirtilerek kısmi dava olarak açılmıştır.

Davacı vekili tarafından 24.03.2020 tarihli ıslah dilekçesi sunulmuş, kaldırma kararı sonrasında yeni alınan hesap raporu sonucunda ise 03.12.2024 tarihli ikinci ıslah dilekçesi sunulmuştur.

Dava 6100 sayılı HMK döneminde, dava dilekçesinde davanın açıkça belirsiz alacak davası olduğu belirtilmeksizin fazlaya dair haklar saklı tutularak kısmi dava olarak açılmıştır. Bu durumda davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü mümkün değildir. Kısmi davada ancak bir kez ıslah yapılabilir.

Davacı vekilinin 24/03/2020 tarihli bedel arttırım talebi, HMK 176. maddesine göre ıslah dilekçesi niteliğinde olduğundan ve bir kez ıslah yapılabileceğinden, bu tarihli ıslah dilekçesinde belirtilen miktarlar dava talep değeri esas alınarak hüküm kurulması yerinde olacağından mahkemece bu şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmüştür.

Sair sebeplere yönelik yapılan istinaf incelemesinde:

09.05.1960 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararında “Bir mahkemenin Yargıtay dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verme mükellefiyeti meydana gelir ve bu itibarla mahkemenin sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı bulunmaması gerekir” kuralı benimsenmiştir. Bunun gibi bozulan kararın bozma sebepleri kapsamı dışında kalmış olan konuları artık kesinleşmiş sayılır ve kesinleşmiş olan kısımlar lehine olan taraf için usuli kazanılmış hak doğar. (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2013/12112 E. 2013/13787 K.)

Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde, Yargıtay, hükmü temyiz edenin aleyhine bozamaz (Aleyhe bozma yasağı). Bundan başka, taraflardan yalnız birinin hükmü temyiz etmesi halinde, Yargıtay'ın (temyiz eden tarafın lehine olarak) verdiği bozma kararına uyan yerel mahkeme de artık, temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna da "aleyhe hüküm verme yasağı" denir. Taraflardan yalnız birinin temyizi üzerine verilen bozma kararına uyan mahkemenin temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm vermemesi ilkesi, usule ilişkin kazanılmış hak müessesesi ile de yakından ilgilidir" (Prof.Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt ;5, 2001, s; 4732 -4737) .

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 23/09/2020 tarihli 2019/1625 E, 2020/4629 K sayılı ilamında açıklandığı üzere, aleyhe bozma ve hüküm verme yasağının istinaf mahkemeleri için de geçerli olduğu ve istinaf kanun yoluna başvurularda da aleyhe bozma yasağının değerlendirmesi gerekeceği anlaşılmaktadır.

Buna göre, taraflardan yalnız birinin hükmü istinaf etmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf eden taraf yararına olarak verdiği kaldırma kararına uyan yerel mahkeme artık istinaf eden tarafın daha aleyhine bir hüküm veremez. Aksi halde usul hükümleri ile hedef tutulan istikrar zedelenir ve mahkeme kararlarına karşı güven sarsılır. Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı) (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2017/86 E. 2017/7001 K. Yargıtay 11. HD 2024/1587 E. 2024/3160 K. Aynı Daire 2022/7612 E. 2024/1652 K.)

Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK). (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2019/2884 E. 2019/8250 K.)

Usuli kazanılmış hakka ilişkin bu emsal Yargıtay içtihatları ışığında yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Mahkemece verilen ilk kararda davacının geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinin kısmen kabulüne hükmedildiği, davalı sigorta şirketinin işbu kararı istinaf etmeyip davacı vekilinin ve davalı ...'ın istinaf ettiği, bu haliyle ilk kararla maddi tazminat yönünden verilen önceki kabul kararı yönünden davacı lehine davalı aleyhine usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu haliyle usuli kazanılmış hak ilkesinin ve aleyhe hüküm verme yasağı ilkesinin gereği olarak davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Yapılan ödemelere yönelik yapılan istinaf incelemesinde;

İlk kararın davacı tarafından icra yoluyla tahsili için takip yapıldığı, davalı sigorta şirketince ödemeler yapıldığı anlaşılmakla yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınması gerekeceğinden bu yöndeki istinaf talebi yerinde değildir.

Manevi tazminat yönünden yapılan istinaf incelemesinde;

Eldeki dosyaya baktığımızda, davacının, davalılar ... ve ...'den dava konusu kaza nedeni ile yaralanması nedeni ile yargılama aşamasında bir miktar manevi tazminat ödemesi aldığı ve bu davalıları ibra ettiği, davacının, aynı kazaya ilişkin olarak diğer davalılardan manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi kapsamında yeniden manevi tazminat talep edilemeyeceği, manevi tazminatın bölünmezliği gereğince tümden reddine karar verilmesi gerekse de kararı sadece davacı vekilinin bu yönde istinaf ettiği, davalı sigorta şirketince yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği anlaşılmakla talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmekle, davacı ve davalı S.S. Sorumlu ... Sigorta Kooperatifi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı ve davalı S.S. Sorumlu ... Sigorta Kooperatifi vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-a-)Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

b-)Harçlar Kanunu gereğince davalı S.S. Sorumlu ... Sigorta Kooperatifinden alınması gereken 5.093,95 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 956,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 4.137,95 TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3-Davacı ve davalı S.S. Sorumlu ... Sigorta Kooperatifi tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.18/05/2026

Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/1061, K. 2026/1609, 18 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. Dava
  6. Cevap
  7. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  8. İstinaf Nedenleri
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1061
Karar No
2026/1609
Tarih
18 Mayıs 2026

İlgili Kararlar

  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2026/1062 K.2026/1192
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2026/1063 K.2026/1012
  • Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2026/1065 K.2026/1506
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2026/1066 K.2026/1036
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2026/1078 K.2026/1108
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2026/1078 K.2026/1119

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.