KÜNYE
T.C. Adana Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2023
- Dosya no
- 2020/1040
- Karar no
- 2023/492
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- 2018/... Esas - 2020/... Karar
- Davacı-karşı davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı-karşı davacı
- ... Proje Denetim Müşavirlik Müh. İnş.ve Tic. Ltd. Şti
- Vekili
- Av. ...
- Dava konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 26/05/2023
- Kararın yazım tarihi
- ...
Karar Metni
1.613 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/07/2020 tarih ve 2018/... Esas-2020/... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı/karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;
DAVACI/KARŞI DAVALI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: davacı müvekkili şirket tarafından Adana ...
İcra Müdürlüğü'nün 2018/... esas sayılı icra dosyası ile davalı borçlu şirket aleyhine icra takibine geçildiğini, borçlunun borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkili şirket kayıtlarına göre davalı şirketin müvekkili şirkete 7.717,02-TL borcu olduğunu, davalı şirketin gerek icra takibi gerekse de icra takibi sonrasında borcu ödememekte ısrar ettiğini, davalı şirket ile yapılan işleri gösteren 11.03.2017 tarihli, 9.700,00-TL bedelli, 30.06.2017 tarihli, 164.725,01-TL bedelli, 11.07.2017 tarihli, 1.817,01-TL bedelli ve 24.10.2017 tarihli, 4.400,00-TL bedelli teslim fişleri bulunduğunu,
davacı müvekkili şirketin davalıya satılan mallara ilişkin olarak tutulan faturalardan ve de teslim fişlerinden anlaşılacağı üzere, davalının borcu olmadığı yönündeki itirazının gerçek dışı olduğunu,
Ayrıca davalı şirkete gönderilen cari hesap ekstresinde, bakiyede mutabık olmadıkları taktirde bir ay içerisinde hesap ekstrelerinin gönderilmesinin istenildiği, davalı şirket tarafından herhangi bir itirazın söz konusu olmadığı, bu durumun dahi davalı şirketin borç ve miktarı konusunda herhangi bir ihtilafın söz konusu olmadığını gösterdiğini, hem davacı kayıtları hem de davalının kayıtları incelendiğinde, davalının müvekkili şirkete olan borcunun takip dayanağı cari hesap ekstresinde yer aldığı kadar olduğu ve bu borcun bugüne kadar davalı tarafından ödenmediğinin anlaşılacağını,
belirterek; davalı borçlu şirketin, icra takibine karşı borcu olmadığından bahisle yapmış olduğu itirazının iptaline, icra takibinin devamına karar verilmesini ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI/KARŞI DAVACI VEKİLİ SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP-KARŞI DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili şirket ile ... Yapı Pvc İnş. Proje Cephe Sis. Ticaret Ve Sanayi A.Ş. arasında, müvekkilinin inşaatını yaptığı ... Mahallesi ... Sk. No:... ... ... Apartmanı'na ait pencere PVC korkuluk ve cam balkon işlerinin yapımı hususunda anlaşma yapıldığını, anlaşma gereği davacının, ... ...
Apartmanına ait pencere PVC korkuluk ve cam balkonu usulüne uygun olarak yapacak olup, karşılığında müvekkili tarafından gerekli ödemelerin yapılacağının kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından ödemelerin zamanından önce fazlası ile yapıldığını, ancak yapılan işle ilgili teslim öncesi çok sayıda eksiklikler tespit edilerek davacının uyarıldığını, "tamam yapıyoruz, daha bitmedi yaptık yapacağız" gibi açıklamalar ile müvekkilinin oyalandığını, usulüne uygun yapılmayan eksik ve hatalı yapılan işler nedeni ile yağmurlu havada evlere su sızıntısı olduğu, pencere ve diğer aksamların sabitlenmediği,
tehlike arz ettiği şeklindeki tüm uyarılara rağmen tamamlanmadığı, nihayetinde davacı tarafından imal edilen ve montajı yapılan pencerelerden bir tanesinin 28/10/2017 tarihinde bulunduğu yerden aşağı düşmüş, apartmana ait otoparktaki araçlardan bir tanesine ağır hasar vermiş olduğunu,
6098 sayılı TBK'nı 227.
Maddesi uyarınca, ayıplı ifa gerçekleşirse alıcının hizmetin yeniden görülmesi, eserin onarımı, bedelden indirim veya sözleşmeden dönme imkânlarına sahip olduğunu, ayrıca tüketicinin, bu seçimlik haklardan biri ile birlikte Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat talep edebileceğini, bu doğrultuda, mevcut olayda ayıplı hizmet ifası söz konusu olduğundan, sözleşmede alıcı konumunda bulunduklarından, bu seçimlik haklara sahip bulunduklarını, davacı firma tarafından pencere PVC korkuluk ve cam balkon işleri usulüne uygun yapılmadığından ayıplı olması nedeni ile sözleşme bedelinin,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1000,00 TL'nin sözleşme bedelinden indirilmesini ve taraflarınca ödenmeyen kısımdan mahsubu ile davacıya ödenen kalan bedelin iadesini, davacı haksız ve kötü niyetli olduğundan, haksız ve yersiz davasının reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
"Asıl davanın kabulü ile; 1-Adana İcra ... Müdürlüğünün 2018/... E sayılı takibe yapılan itirazın iptali ile takip tarihinden sonra işleyecek yasal faiziyle takibin devamına, 2-Hüküm altına alınan alacağın %20 oranında olmak üzere 1.543,40-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Karşı davanın kabulü ile, 1-1.000,00-TL ayıptan kaynaklanan tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya ödenmesine, " şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı/karşı davacı vekili 27/08/2020 havale tarihli istinaf dilekçesinde:
Mahsup taleplerinin gözetilmemesi ve icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının icra takibine konu alacağının müvekkili ile arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklandığını, eserin ayıplı olduğunun bilirkişi incelemesi ve dosyadaki sair delillerle ortaya çıktığını, davacının 7.717,02 TL istisna akdinden kaynaklı alacağına karşılık 6.000,00 TL ayıptan kaynaklı borcu olduğunun bilirkişi raporu ile ortaya çıktığını, müvekkilinin icra takibine itirazının haklı ve iyi niyetli olduğunun anlaşıldığını, bilirkişi raporuna itirazlarının gözetilmemesinin eksiklik olduğunu,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin aleyhlerine eksik hesaplandığını, davacının takibinde haksız olduğunun gözetilmediğini, ayıplı ifa davacıya ihbar edilmiş olmasına rağmen davacının kötüniyetle haksız takip yaptığını, kötüniyetle takip yapan davacı aleyhine tazminata hükmedilmemiş olmasının eksiklik olduğunu belirterek;
Sonuç itibariyle: Yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, asıl davanın reddine ve karşı davalarının kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesine karşı beyanda bulunmamıştır.
DELİLLER
İstinaf incelemesine esas: Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali, karşı dava ise, icra takibine dayanak eser sözleşmesi kapsamında yapılan işin ayıplı olmasından kaynaklı olarak, ayıp oranında davacının alacağından mahsup yapılması talebine ilişkindir.
Davacı ile davalı arasında, davacının yapmış olduğu inşaatta pencere PVC korkuluk ve cam balkon işlerinin yapımı konusunda eser sözleşmesi yapılmıştır. Davacı, yapılan işler karşılığında davalıdan, 30/12/2017 tarihli cari hesaba göre 7.717,02 TL alacaklı olduğunu iddia ederek davalı hakkında icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine icra takibi durmuştur. İtirazın iptali amacıyla iş bu dava açılmıştır.
Davalı ise, cevapla birlikte verdiği karşı dava dilekçesiyle; davacının yapmış olduğu işin ayıplı olduğunu belirterek, tespit edilecek ayıplı iş bedelinin, davacıya ödenmeyen kısımdan şimdilik 1.000,00 TL mahsubunu, ayıplı iş bedelinin ödenmeyen kısımdan fazla olması halinde, ödenmeyen kısmın bu bedelden mahsubu ile kalan bedelin kendisine ödenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, mahallinde keşif yapılmış, tarafların defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Gayrimenkul değerlendirme uzmanı ve mali müşavir bilirkişilerden oluşan heyetten alınan 02/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda: Tarafların defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu, davacı/karşı davalının, icra takibine konu edilen 7.717,02 TL tutarında davalı/karşı davacıdan alacaklı olduğu, yapılan işte tespit edilen ayıplar nedeniyle, ayıpların giderilme bedelinin toplam 6.000,00 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
Davalı/karşı davacı vekilinin istinaf sebepleriyle sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, her ne kadar alacak cari hesaba bağlanmışsa da, işin yapılıp yapılmadığı, alacağın ne kadarının hak edildiği, bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilebileceğinden alacak likit değildir. Bu yönüyle davacı/karşı davalının icra inkar tazminatına yönelik talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Davalı/karşı davacı, ayıp nedeniyle mahsup talebini 1.000,00 TL ile sınırlı olarak kısmi dava (karşı dava) şeklinde ileri sürmüş, daha sonra ıslah yoluyla değer arttırımı yapmamıştır. İlk derece mahkemesince 1.000,00 TL yönünden karşı davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceğinden, karşı davada hükmedilen miktar kadar (1.000,00 TL) davalı/karşı davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında da hukuka aykırılık yoktur.
Davalı/karşı davacının, icra inkar tazminatına yönelik istinaf talebi yerinde olup, diğer istinaf sebepleri yerinde değildir.
Sonuç itibariyle: Davalı/karşı davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile yerel mahkemenin kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılarak, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından düzeltilmek suretiyle yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2020/1040, K. 2023/492, 26 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama