KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2024
- T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/303 - 2024/571
- Dosya no
- 2021/303
- Karar no
- 2024/571
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/09/2020
- Numarası
- ... Esas - ... Karar
- Davacı
- ... Mobilya İnş. Turizm Day. Tük. Mal. San. ve Tic. Ltd. Şti
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ... Mimarlık Danışmanlık Müh. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti
- Vekili
- Av...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/10/2019
- İstinaf talep tarihi
- 05/11/2020
- İstinaf karar tarihi
- 03/05/2024
- Kararın yazım tarihi
- 03/05/2024
Karar Metni
971 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/09/2020 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede:
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE
Müvekkilinin davalı ... Mimarlık Danışmanlık Mühendislik İnş... Ltd. Şti'den 19.08.2016 tarihli, ... sayılı fatura alacağının tahsili için Mersin 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalı tarafın haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek, davalının haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE
Müvekkili şirketin davacıya icra takibine konu faturadan dolayı herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı ile müvekkili şirketin mutfak dolabı, wc hilton, genel banyo ve mobilya işi (oda kapısı ) işlerinin yapımı için 20.000,00-TL ücret karşılığında anlaşmaya vardıklarını, işin yapımına başlanmadan önce yapılacak işin bedelinin müvekkili şirket tarafından 23.07.2016 tarihinde davacı şirket müdürü ... ...'a ödendiğini, iş tamamlandıktan sonra davacı şirket tarafından müvekkili şirkete fatura kesildiğini belirterek, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
"...davalı defterlerine göre kaydedilen fatura bedelinin kasadan nakit olarak 23.07.2016 tarihinde ödendiği iş bu ödeme belgesinin cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğu, sunulan makbuz altındaki kaşenin alacaklı şirkete ait olup yine davalı vekili tarafından dosyaya sunulan ticaret sicil kayıtlarına göre makbuzda imzası bulunan ... ...' ın şirket ortağı ve yetkilisi olduğu, davacı vekilinin iddiasının aksine borçlandırıcı bir işlem olmayan para tahsil edilmesi işleminde müşterek temsil ve ilzama gerek olmadığı, ayrıca fatura içeriği ile tediye makbuzu içeriğinin uyumlu olduğu bu hali ile fatura bedelinin ödendiği" gerekçesiyle,
"1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının tazminat isteminin REDDİNE" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili 05/11/2020 havale tarihli istinaf dilekçesinde özetle:
Davalı tarafın ödeme savunmalarındaki belgedeki tarih ve imza atan kişinin, imza attığı tarihte yetkisinin olmadığı ve davalı şirketin sahibinin kardeşi olan kişinin verdiği belgenin geçersiz olması nedeniyle ödeme savunmalarını ispat edemediklerinin açık olduğunu, evrak verildiği tarihte tek imza yetkisinin olmadığının açık olduğunu, ikrar edilen ve tartışmasız olan fatura ortadayken, ödeme belgesinin de geçersiz kişi tarafından imzalanmış olması nedeniyle yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılması ve borcu haksız inkar eden davalı/borçluya icra inkar tazminatı yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Şirket adına para tahsil edilmesi ve yapılan tahsilata dair belge düzenlenmesi işleminin, davacı yanın iddia ettiği şekilde bir ibra işlemi olmadığını, tahsilat işlemi ve buna dair belge verilmesinin davacı şirketi borçlandıran bir işlem olmayıp, kazandırıcı bir işlem olduğunu, bu hali ile müşterek ilzam yetkisi kapsamında değerlendirilemeyeceğini, zira davacı şirketin sigortalı olan herhangi bir çalışanının dahi tahsilat yapma ve yaptığı bu tahsilata dair belge verme yetkisinin bulunduğunu belirterek, davacı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
İstinaf incelemesine esas; Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayalı para alacağı iddiası nedeniyle yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Somut olayda; davacı, takip talebine ekli 19/08/2016 tarih ve ... sayılı fatura alacağının tahsili için 20.000,00 TL asıl alacak(fatura bedeli), 4.625,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.625,75 TL'nin tahsili amacıyla davalıya karşı Mersin 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatmış, davalı borçlunun itirazı üzerine icra takibi durmuştur.
Fatura konusu işin yapıldığı husunda taraflar arasında ihtilaf yoktur.
Davalı taraf bedelin ödendiğini, davacı taraf ise ödenmediğini iddia etmiştir.
Mali müşavir bilirkişi marifetiyle tarafların defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda; davaya konu faturanın her iki tarafın defter kaydına da işlendiği, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığından sahibi lehine delil teşkil edemeyeceği, davalı taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve fatura bedelinin ödendiğine dair defter kaydının bulunduğu bildirilmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan 23/07/2016 tarihli tediye makbuzunun incelenmesi sonucu; tediye makbuzu içeriğinin davaya konu fatura içeriğine uygun olduğu, tahsil edilen tutarın da, fatura bedeli olan 20.000,00 TL olduğu, paranın, davacı şirket adına ... ... tarafından tahsil edildiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf, ... ...'ın şirket müdürü olarak, diğer şirket müdürü ... ... ile birlikte müştereken temsile yetkili olduğunu beyan ederek, tediye makbuzundaki ... ... imzasının şirketi bağlamayacağını ileri sürmüştür.
Dosyaya sunulan ticaret sicil kayıtlarına göre, tediye makbuzunda imzası bulunan ... ...'ın şirket ortağı ve yetkilisi olduğu, davacı vekilinin iddiasının aksine borçlandırıcı bir işlem olmayan para tahsil edilmesi işleminde müşterek temsil ve ilzama gerek olmadığı, ayrıca fatura içeriği ile tediye makbuzu içeriğinin uyumlu olduğu bu hali ile fatura bedelinin ödendiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesinin kararı hukuka uygundur.
Sonuç olarak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/303, K. 2024/571, 3 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama