İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/427 K.2024/736

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/12/2023 tarih ve ... E.- ... K. sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;

Esas2024/427Karar2024/736Tarih4 Haziran 2024Okuma14 dk · 2.827 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
4 Haziran 2024
T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/427 - 2024/736
Dosya no
2024/427
Karar no
2024/736
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
.... Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
05/12/2023
Numarası
... Esas - ... Karar
Davacı
—
Vekili
Av.
Davalı
... ...
Vekili
Av.
Davanın konusu
Alacak (Sebepsiz Zenginleşmeye Dayalı
İstinaf talep tarihi
15/01/2024
İstinaf karar tarihi
04/06/2024
Kararın yazım tarihi
04/06/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.827 kelime·14 dk okuma·7 bölüm

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/12/2023 tarih ve ... E.- ... K. sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;

DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE

Davalı ... ... Elektrik Perakende Satış Anonim Şirketi tarafından Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... esas sayılı dosya ile müvekkil şirketin satın almış olduğu taşınmazın eski kiracısı olan ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, 24/10/2022 tarihinde müvekkil şirket ... Gıda Unlu Mamülleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin iş yerindeki malların haczedildiğini, davalı şirket tarafından istihkak davası açıldığını, .... İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas - ...

Karar sayılı dosyasında istihkak iddiasının reddine ve takibin devamına karar verildiğini, müvekkili şirketin borcu olmadığı halde ödeme yapmak zorunda kaldığını, müvekkil şirket yetkilisi ... dayısı ...den borç aldığını, dayısının EFT işleminin açıklama kısmına "...

Esas sayılı dosyasına" yazdığını, paranın icra takibi sırasında haciz baskısı altında ödendiğini, müvekkili ile davalı kurum arasında bir borç ilişkisi bulunmadığını, Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasında borçlu sıfatında ... olduğunu, .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas - ...

Karar sayılı dosyanda istihkak iddiasının kabulüne karar verildiğini, davanın kabulüne ile müvekkilinin borçlu olmadığı halde cebri icra takibi ile ödemek zorunda kaldığı 30.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 21/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte istirdatına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE

İstirdat davasının açılabilmesi için ödenen paranın icra tehdidi altında ödenmiş olması gerektiğini, ... tarafından rızaen, harici olarak müvekkili şirket hesabına ödeme yapıldığını, istirdat dava açması açma şartının oluşmadığını, davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını, husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletimesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

" Yukarıdan açıklandığı üzere, bir takip nedeniyle menfi tespit davasını ve istirdat davasını takip borçlusu açabilir. Takip borçlusu yerine geçerek, üçüncü şahıs konumundaki davacının taraf ehliyeti yoktur. (Yüksek Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 15/11/2018 tarih, 2018/720 esas, 2018/5850 karar sayılı ilâmı ile bu yönden onanan, sadece vekalet ücreti yönünden bozulan İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi'nin 13/07/2017 tarih, 2017/330 esas, 2017/448 karar sayılı ilâmı)

Bu nedenle açılan davanın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 72. Maddesi uyarınca taraf ve dava ehliyeti bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nun 114/1-d ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine " şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili 15/01/2024 tarihli istinaf dilekçesinde özetle;

1-Davalı ... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. tarafından Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyada asıl borçlu sıfatında olan ... olmasına rağmen mezkur iş yerinde hacze gelindiğinde aralarında hiçbir bağı olmayan müvekkili şirketin mallarının haczedildiğini, müvekkili şirket yetkilisi olan ...'in, fiili haciz tehdidi altında ödemeyi dayısı ...i arayarak borç isteyerek, dayısının hesabından 21/11/2022 tarihinde ilk olarak açıklama kısmına '' ... ...'' yazarak davalı ... şirketine EFT işlemi yaptığını, fakat hata almasından dolayı tekraren açıklama kısmına "... Esas Sayılı Dosyasına" yazarak 30.000,00 TL davalı ... ... Elektrik hesabına ödeme yaptığını, yapılan ödemenin haciz esnasında, cebri icra ve haciz tehdidi altında yapıldığını,

2-Müvekkili şirketin borç ile ilgisi olmamasından haczedilen mallar yönünden ve tekrardan iş yerine hacze gelinmemesi adına hak arayışına gidildiğini ve davalı ... karşı istihkak davası açıldığını, .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verilerek, Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... Esas sayılı takipte 24/10/2022 tarihli hacze konu menkuller üzerindeki davacı 3. Kişi şirketin istihkak iddiasının kabulüne karar verilerek müvekkili şirketin haklı görüldüğünü,

3-Yerel mahkeme tarafından müvekkilinin icra takibinde 3. kişi olmasından dolayı davalıya karşı icra takibi sonrasında istirdat davası açmakta hukuki yararı olmadığı görüşünde olsa da davanın İİK. 72. maddesine göre icra takibinden dolayı borçlu bulunulmadığı ve istirdat isteğine ilişkin bir dava olmayıp, borçlu bulunulmadığı halde haksız yere ödenen paranın istirdatı davası olduğunun açık olduğunu ve bu nedenle davacının dava açmakta hukuki yararı ve aktif dava ehliyetinin bulunduğunu belirterek,

Sonuç itibariyle; Yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve yeniden hüküm kurulmasını, istirdat davalarına ilişkin davalarının kabulüne karar verilmesini, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesine karşı beyanında özetle;

1-Müvekkili şirkete haricen ödeme yapan işbu davada alacaklı olduğunu iddia edebilecek kişi de ödemeyi yapan ... olduğundan davacının aktif dava ehliyeti olmadığından İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olmasının hukuka, usul ve yasaya uygun olduğunu,

2-Haciz mahalinde evrak araştırmasına geçilmiş ve yapılan araştırmalar neticesinde borçlu ...'ya ait ... numaralı elektrik kesme ihbarnamesi bulunduğunu, ayrıca ... Belediye Başkanlığı tarafından verilen İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatı'nın da borçlunun akrabası olan İzzettin Utlu adına olduğunun görüldüğünü,

3-Kesinleşmeyen istihkak davası olmasına rağmen işbu davanın açılmış olmasında da davacıların işbu davayı açmış olmasında da hukuki yarar bulunmadığını bu nedenle ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davacı tarafın yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

İstinaf incelemesine esas; Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; davacının borçlu olmadığı bedeli, haciz tehdidi altında davalı alacaklıya ödediği iddiasına dayalı sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacağın tahsili talebine ilişkindir.

Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde: Alacaklı ... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekilince borçlu ... aleyhinde toplam 98.868,38 TL takip çıkış miktarlı alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği, alacaklı vekilinin 20/10/2022 tarihli haciz talebi gereğince 24/10/2022 tarihinde borçluya ödeme emri tebliğ edilenden farklı bir adrese, “... Mah. ... sok.

No : ... ... /... " adresine hacze gidildiği, haciz mahallinde 3.Kişi ... Gıda Unlu Mamulleri San. Tic.Ltd. Şti. tarafından menkullere ilişkin süresinde istihkak iddiasında bulunulduğu, alacaklı vekilinin istihkak iddiasını kabul etmediği, İcra Müdürlüğü tarafından istihkak iddiası nedeniyle İİK 97. maddesi gereğince karar verilmek üzere icra dosyasının .... İcra Hukuk Mahkemesi'ne gönderildiği, adı geçen mahkemece 26/10/2022 tarih ve ... Esas-...

Karar sayılı karar ile istihkak iddiası varit görülmediğinden 3. Kişinin istihkak iddiasının reddine, takibin devamına, kararın 3. kişiye tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde haczedilen menkul mallar hakkında istihkak davası açmakta muhtariyetine karar verildiği, 3.Kişi ... Gıda Unlu Mamulleri San. Tic.Ltd. Şti. tarafından süresinde .... İcra Hukuk Mahkemesinin ...

Esas sayılı dosyası ile istihkak davası açılması sonrası haciz konusu menkuller bakımından takibin geçici olarak durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.

.... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: Davacının ( 3.Kişi) ... Gıda Unlu Mamulleri San. Tic.Ltd. Şti., davalıların (alacaklı) ... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. ve ( borçlu )... olduğu, davanın İİK'nun 97. Maddesi dayalı istihkak talebine ilişkin olduğu, yapılan yargılama sonucu davanın kabulü ile Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... esas sayılı takipte 24/10/2022 tarihli hacze konu menkuller üzerindeki davacı üçüncü kişi şirketin istihkak iddiasının kabulüne karar verildiği, UYAP'tan yapılan kontrolde işbu kararın istinaf edildiği ve istinaf incelemesi için Adana BAM 10. H.D.'ne gönderildiği ve henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.

" Davacı vekili; davalı şirketin alacaklı sıfatıyla dava dışı borçlu ... Yapı Market Ltd. Şti. aleyhine başlattığı icra takibinin haciz işlemi için, dava dışı borçlu ile bir organik bağı bulunmadığı halde sırf isim benzerliği nedeniyle, dava dışı borçlu şirket yerine müvekkili şirkete hacze gidildiğini, işyerindeki malların haczedilmesi tehdidi altında davalı alacaklı şirkete 39.200,00 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek; yapılan bu ödemenin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve lehine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 12 nci maddesi gereğince takip edilmekte olan para alacağına mahsuben borçlu veya üçüncü şahıs tarafından yapılan ödemenin kabulünün zorunlu olduğunu, bununla borçlunun bu miktar borcundan kurtulduğunu, bu madde nedeni ile husumetin zenginleşen icra dosyası borçlusu ... Yapı Market San. Tic. Ltd. Şti. ne yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin bu davada taraf sıfatının bulunmadığını, açılmış davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, keza aynı Kanun’un 72 nci maddesine göre açılacak bir istirdat davasının davacısının ancak borçlu olabileceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemenin 01.04.2013 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararıyla; 2004 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi uyarınca icra dairesinin borçlu veya üçüncü kişi tarafından ödenen parayı kabule mecbur olduğu, borçlunun ödenen bu para nispetinde borcundan kurtularak bu miktar kadar sebepsiz zenginleşeceği, bu nedenle davanın da borçluya karşı açılması gerektiği, davacının davasını sebepsiz zenginleşen borçluya karşı açacağı yerde alacaklıya karşı açmasından dolayı “pasif husumet yokluğu” nedeniyle davanın reddine karar verildiği, kısa kararda sehven “aktif husumet yokluğu” yazılmasından dolayı hükmün de o şekilde kurulduğu belirtilmiştir.

Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 17.12.2013 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı ile; “…Dava konusu uyuşmazlık, davacının borçlu olmadığı bedeli, haciz tehdidi altında davalı alacaklıya ödediği iddiasına dayalı sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacağın tahsili talebine ilişkindir.

(...) Somut olayda, davacının işyerinde yapılan hacize dayanak teşkil eden icra takibinin kambiyo senedine dayalı olduğu, haciz için gelinen davacının işyeri adresi ile dava dışı asıl borçlunun adresinin farklı olduğu, icra takibinin dava dışı borçlu aleyhine yapıldığı, davacı ile dava dışı borçlunun aynı şirket olduğunun ya da aralarındaki bağın ispat edilemediği, bu nedenle de, davacının borcu ödemesi nedeni ile sebepsiz zenginleşenin davalı alacaklı olduğu, çünkü; davacının ödediği bedelin, davalının malvarlığına dahil olduğu anlaşılmıştır.

Öyle ise Mahkemece, bu ilke ve esaslar gözetilerek, dava konusu olayda sebepsiz zenginleşenin davalı olduğu kabul edilip, yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesiyle, karar bozulmuştur.

Mahkemenin 14.07.2014 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararıyla; önceki gerekçe tekrar edilmek suretiyle bozma ilamına direnilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.10.2020 tarihli ve 2017/3-1514 E., 2020/730 K. sayılı ilamıyla; "....Mahkemece tefhim edilen kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında “Davacının davasının aktif husumet yönünden reddine” yazıldığı hâlde gerekçe kısmında bu ifadenin sehven yazıldığı, davanın “pasif husumetten” reddine karar verildiği belirtilmiş; Özel Dairenin davalının “pasif husumetinin” olduğu yönündeki esasa dair bozmasından sonra direnme kararında da aynı şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Şu hâlde, her ne kadar gerekçeli kararda sehven yazıldığı belirtilmiş ise de, kısa karar ile gerekçesi arasında çelişki bulunduğundan, ön sorun mevcuttur.

Açıklanan nedenlerle Mahkemece yapılacak iş, tefhim edilen kısa karara uygun gerekçeli karar ile direnme kararının gereğinin yerine getirilmesi suretiyle hüküm kurmak ve kurulan hükme uygun gerekçeli karar oluşturmak olmalıdır.

Bu nedenle, yasal düzenleme ve ilkeler çerçevesinde anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte direnme kararı verilmek üzere salt bu usuli eksikliğe dayalı olarak direnme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir...." gerekçesiyle, direnme kararının usulden bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece verilen 31.05.2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararla; Hukuk Genel Kurul'nun usul bozması doğrultusunda önceki gerekçeyle pasif husumet yokluğundan davanın reddi yönünde direnme kararı verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.2022 tarihli ve 2022/80 E., 2022/107 K. sayılı ilamıyla; "...davalı şirketin alacaklı sıfatıyla dava dışı borçlu ... Yapı Market San. Tic. Ltd.

Şti. aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı, anılan borçlu şirketin adresine ödeme emrinin tebliğ olduğu ancak alınan ihtiyatî haciz kararı üzerine haciz işlemi için borçluya ait olduğu iddiasıyla davacı şirketin adresine gelindiği, haciz tutanağında “mahalde borçlu firmaya ait emareye rastlanmadığı” kaydının yazıldığı,

davacı vekilinin borçlu firma ile organik bağlarının bulunmadığını beyan etmesine rağmen alacaklı davalı vekilinin tüm cezai ve hukukî tazmin sorumluluğunun kendisine ait olmak üzere haciz işleminin yapılmasını talep etmesi üzerine davacı şirket vekilinin borç miktarını haciz tehdidi altında ve ihtirazî kayıtla yatırması üzerine alacaklı davalının hacizden vazgeçtiği anlaşılmaktadır.

Davacı şirket ... Makine Tesisat İnşaat ve Boru Ekleme Parçaları San. ve Tic. Ltd. Şti. ile icra dosyasında borçlu şirket olan ... Yapı Market San. Tic. Ltd. Şti. arasında organik bağ bulunmadığına ilişkin kesinleşen ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.02.2015 tarihli ve ... E, ... K. sayılı kararı bulunmaktadır ve bu karar kuvvetli delil mahiyetindedir. Bu durumun aksi ispat olunmadığından davacı şirketin icra dosyasına, kendisiyle ilgisi bulunmayan asıl borçlu şirketin borcunu ödemiş olduğu açıktır.

Gelinen noktada, icra takibinin davacı şirket adına yapılmamış olması, başka bir deyişle davacının icra dosyasının borçlusu konumunda bulunmaması davanın istirdat davası olmaması yönünden ayırıcıdır. Çünkü yukarıda da izah edildiği üzere, istirdat davalarında icra takibinin borçlusu, borçlu olmadığını düşündüğü bir parayı cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olmaktadır. Kaldı ki, dosya kapsamı itibariyle, hacze gelinen adresin dahi asıl borçlu şirkete ait olmadığı, davacı şirkete ait olduğu, ödeme emri tebligatının dahi bu adrese yapılmadığı görülmektedir.Tüm bunlara rağmen, asıl borçluyla ilgisi bulunmayan davacının adresine gelinerek malları haczedilmeye çalışılmış, bunun üzerine davacı vekili haczi engellemek adına dosya borcunu ihtirazî kayıtla ödemek durumunda kalmıştır.

O hâlde, eldeki davanın sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olduğu kabul edilmelidir.

Bu durumda uyuşmazlığın çözümü açısından sebepsiz zenginleşenin kim olduğunun tespiti önem kazanmaktadır.

Davacının icra dosyasına haciz tehdidi altında yatırmış olduğu parayla kim menfaat temin ediyorsa onun sebepsiz zenginleşme davasının muhatabı olacağı hususunda kuşku bulunmamaktadır. İİK’nın 12. maddesine göre icra dairesi takip edilen para alacağına mahsuben üçüncü şahıs tarafından ödenen paraları kabule mecburdur. Bununla borçlu bu miktar kadar borcundan kurtulur.

Somut olayda da, yapılan ödemeyle ilk bakışta icra dosyasının borçlusunun borcunun söndüğü, bu nedenle menfaat temin edenin dava dışı asıl borçlu şirket olduğu, sebepsiz zenginleşme davasının muhatabının da anılan şirket olması gerektiği düşünülebilirse de, davacı ihtirazî kayıtla yatırdığı parayı asıl borçlunun borcundan kurtulması amacıyla kendiliğinden değil, haciz tehdidinden korunmak amacıyla ve bu hususu da haciz tutanağında açıkça belirterek yatırmıştır.

Yatırılan para davalı alacaklının mal varlığına dâhil olmuştur. Davacının istemi, kendisinden haksız şekilde tahsil edilerek davalının mal varlığına giren paranın iadesi olduğuna göre muhatap da davalı olmalıdır. Aksinin kabulü, davacıyı muhatabı olmayan, borcu ödeme kabiliyetinin olup olmadığı belirsiz dava dışı borçluya yönelmeye zorlayacaktır ki, bu tür bir riskin davacıya yüklenmesi adil olmaz.

Öyle ise, dava konusu olayda sebepsiz zenginleşenin davalı olduğunun kabulü gerekir..." gerekçesiyle, direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; icra takip borçlusu dava dışı ... Yapı Market San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı şirket arasında organik bağlantı tespit edilmediği, davacı şirketin dava dışı ... Yapı Market San. Ve Tic. Ltd. Şti. nin borçlarından dolayı davalıya karşı sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 39.199,45 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili; davacının dosyaya ödenen bedeli sebepsiz zenginleşen borçludan talep etmesi gerektiğini, icra dosyasına konu olan borcun ödenmesi ile birlikte borçlu borcundan kurtulduğunu, icra dosyasının borçlusu olmayan davacı üçüncü şahsın takip alacaklısından bu ödemenin iadesini talep etmesinin mümkün olmadığını, adil yargılanma hakkını zedelediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davacının borçlu olmadığı bedeli, haciz tehdidi altında davalı alacaklıya ödediği iddiasına dayalı sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacağın tahsili talebine ilişkindir.

... Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun yukarıda yer verilen 10.02.2022 tarihli kararıyla dava konusu olayda sebepsiz zenginleşenin davalı olduğunun kabulüne karar verildiği, Mahkemece anılan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği anlaşılmakla, davalı vekilini, temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

"(Yargıtay 3. H.D.'nin 29/02/2024 tarih, 2024/337 E., 2024/856K. sayılı kararı)

"...6100 sayılı HMK'nın 33. maddesi hükmünce hakim Türk hukukunun resen uygulayacağından maddi vakıaları ileri sürüp kanıtlamak taraflara hukuki nitelendirme tarafların beyanı ile bağlı olmaksızın hakime aittir..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 06.11.2018 tarih ve 2018/4396 E.-4298 K. Sayılı kararı)

SOMUT OLAYDA

Davalı alacaklı ... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekilince, dava dışı borçlu ... aleyhine, toplam 98.868,38 TL takip çıkış miktarlı alacağın tahsili için Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından başlatılan takipte, davacı 3. kişinin “... Mah. ... sok. No : ... ... /... " adresine hacze gidildiği, davacı 3. kişinin -istihkak iddiasında bulunsa da- işyerindeki malların haczedilmesi tehdidi altında davalı alacaklı şirkete 30.000,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığı, yapılan bu ödemenin de avans faizi ile birlikte davalı alacaklıdan tahsili amacıyla işbu davanın açıldığı hususu sabittir.

Maddi vakıaları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme tarafların beyanları ile bağlı olmaksızın hakime ait olduğu, dava dilekçesinin içeriğinden davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olduğu sabittir.

Yukarıda belirtilen Yargıtay kararında belirtildiği üzere davacı tarafından açılan davanın, İİK 72. maddesine göre icra takibinden dolayı borçlu bulunulmadığı ve istirdat isteğine ilişkin bir dava olmayıp, borçlu bulunulmadığı halde kendisinden haksız şekilde tahsil edilerek davalının mal varlığına giren paranın iadesi olduğuna göre davacının dava açmakta hukuki yararı ve aktif dava ehliyetinin bulunduğu kabul edilmelidir. Bu kabule göre de muhatabı davalı olmalıdır. Zira dava konusu olayda sebepsiz zenginleşen davalıdır. Bu durumda ilk derece mahkemesince verilen karar yerinde değildir.

Mahkemece yapılacak iş, İcra Hukuk Mahkemelerince verilen istihkak davalarına ilişkin kararlar kesin hüküm oluşturduğundan, davacı lehine sonuçlanan .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi ve sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.

Sonuç İtibariyle; Davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 353/1-a-6 maddesi gereğince davacı vekili İstinaf Başvurusunun Kabulü ile, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/12/2023 tarih ve ... E.- ... K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL maktu istinaf karar harcının talep halinde ilk derece Mahkemesince davacıya İADESİNE,

Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye İRAT KAYDINA,

Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 316,00- TL posta giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, davacı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6100 sayılı HMK'nun 359/3.maddesi uyarınca ilk derece Mahkemesince, kararın TARAFLARA TEBLİĞİNE,

Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/06/2024

Başkan

*e-imzalıdır*

Üye

*e-imzalıdır*

Üye

*e-imzalıdır*

Katip

*e-imzalıdır*

" Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır. "

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/427, K. 2024/736, 4 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle
  4. Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle
  5. İlk Derece Mahkemesinin Kararı
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Deliller
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Somut Olayda
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/427
Karar No
2024/736
Tarih
4 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/427 K.2024/363
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/428 K.2024/455
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/428 K.2024/647
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/428 K.2024/440
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/428 K.2024/635
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/428 K.2024/364

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.