KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Mart 2025
- T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/60 - 2025/400
- Dosya no
- 2025/60
- Karar no
- 2025/400
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/02/2025
- Numarası
- 2024/1401Esas
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak (İhtiyati Haciz
- İstinaf talep tarihi
- 25/11/2024
- İstinaf karar tarihi
- 21/03/2025
- Karar yazım tarihi
- 21/03/2025
Karar Metni
881 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/12/2024 tarihli 2024/1401 Esas sayılı ara kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE
Müvekkil ile davalı arasında, davalıya ait parsel üzerine yapılacak bina için inşaat yapım protokolü bulunduğunu, prototokole göre davacının davalıya ait Hatay ili, Arsuz ilçesi, ... Ada ...
Parsel üzerine bina inşa edeceğini, inşaat bedelinin KDV hariç 280.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin kaba inşaatı-imalatı tamamladığını, davalının anlaşma dışı iş taleplerinde bulunduğunu, ekstra işlerin davalının talebi doğrultusunda yapıldığını, ancak davalının yapması gereken ödemelerini aksattığını, ekstra bir kaç iş daha yapılmasını istediğini, bu ekstra işler yapılmadığı taktirde ödeme yapmayacağını beyan ettiğini, yapılan hizmet ve işler için davalı tarafa 31.12.2022 tarih ve ... nolu faturanın kesildiğini, alacakların tahsili için kısmi alacak takibi olarak İskenderun İcra Dairesi 2022/19173 Esas sayılı dosya ile takip yapıldığını,
ancak takibe itiraz edildiğini, arabuluculuktan sonuç alınanamadığını, müvekkilinin protokolden kaynaklı alacaklarının büyük bölümü ile protokol dışı ekstra yapılan işlerin bedeli ödenmediğinden denkleştirici adalet ilkesi gereği hesaplama yapılarak müvekkilinin alacaklarının tahsili için iş bu davanın açıldığını, aradan geçen uzun zaman, deprem etkisi ve yaşanan yüksek enflasyon karşısında müvekkilinin alacağının satın alma gücünün iyice gerilediğini, davalının ödemesi gereken borç tutarının,
güncel karşılığına göre denkleştirici adalet ilkesi dikkate alınarak hesap yapılması zorunlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 90.000,00.TL'sinin altın , enflasyon TÜFE, döviz ve diğer ekonomik veriler karşısında yaşanan değer kaybı olarak denkleştirici adalet ilkesi gereğince alım gücünün karar tarihindeki güncel değerinin uyarlanarak 30.04.2020 tarihinden başlayarak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacıya ödenmesine,
fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, protokol dışı ekstra yapılan işler-malzemeler ve işçilikten kaynaklı alacağın, kısmi dava olarak şimdilik 10.000,00.TL'sinin altın , enflasyon TÜFE, döviz ve diğer ekonomik veriler karşısında yaşanan değer kaybı olarak denkleştirici adalet ilkesi gereğince alım gücünün karar tarihindeki güncel değerinin uyarlanarak 30.04.2020 tarihinden başlayarak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiş, ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE
Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, zamanaşımı süresinin geçtiğini, harcın eksik yatırıldığını, anlaşılan bedelin KDV dahil olduğunu, davalının toplam 245.000,00 TL kadar ödediğini, kalan 35.000 TL bakiye bedel için ise davacının yükümlülüklerini tamamlamasından sonra kalan tutarın ödenmesi konusunda davacı ile anlaşıldığını, faturanın tebliğ edilmediğini, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
Mahkemece, iddianın yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili 25/12/2024 tarihli istinaf dilekçesinde; dava dilekçesi içeriğini tekrarlamış, ihtiyati haciz koşullarının gerçekleştiğini, tahsil imkansızlığı yaşanmaması için teminatsız ya da teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLER
İstinaf incelemesine esas; Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesine dayalı alacak, istinaf ihtiyati haczin reddine ilişkindir.
Davacı, yüklenici olduğunu, davalı ile arasında yazılı sözleşme bulunduğunu, sözleşme dışında fazladan iş yapıldığını, ancak sözleşmede kararlaştırılan ve fazla yapılan iş bedelinin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere toplam 100.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini istemiş, ihtiyati haciz talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın yargılamayı gerektirdiği, şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bilindiği üzere; İİK. 257 maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1)Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2)Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa" ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; ihtiyati haciz talep eden davacının ileri sürdüğü hususlarda, dava konusu alacağın rehinle temin edilmediği sabit olduğu gibi, alacak yargılamayı gerektirdiğinden muaccel olmadığı da ihtilâfsızdır. Dosya içeriğine göre yaklaşık ispat koşulu da gerçekleşmemiştir. Vadesi gelmemiş alacaklarla ilgili ihtiyati haciz koşulları arasında sayılan (İİK 257/2) hususlardan hiçbirisinin varlığı konusunda da kesin delil aranmamakla birlikte haklı ve makul görülebilecek bir delil de sunulmamıştır.
Açıklanan nedenlerle ilk derece Mahkemesinin kararı ve gerekçesi yerindedir.
Sonuç itibariyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekili istinaf talebinin esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/60, K. 2025/400, 21 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama