KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2022
- Dosya no
- 2020/655
- Karar no
- 2022/858
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/01/2020
- Numarası
- 2019/... ESAS 2020/... KARAR
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...-...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
2.154 kelime·11 dk okuma·11 bölüm
Av. ...
DAVANIN KONUSU
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 27/06/2022
KARAR YAZIM TARİHİ
Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/... esas 2020/... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 04.12.2018 tarihli taşıma sözleşmesi ile limon ve portakaldan oluşan malların 6.000 USD karşılığında Belarus/Mınsk şehrine taşınması konusunda anlaşmış olduklarını, müvekkilinin taşıma sözleşmesi uyarınca üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği halde, davalı tarafın 6000 USD borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için Mersin 8.icra müdürlüğünün 2019/...
Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalı tarafın haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu belirterek Mersin 8. İcra müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, davalı aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, Mersin 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/...
Esas sayılı dosyasında asıl alacağın 6.000 USD olduğunun açık olduğunu, ancak 04.12.2018 tarihli taşıma sözleşmesi kapsamında ... plaka sayılı (ticari) çekici ve ... sayılı dorse araç ile 04.12.2018 tarihinde Mersin ilinden yüklenilen birtakım narenciye mallarının araca yüklendiğini ve 7 gün içerisinde Kapıkule, Bulgaristan, Romanya, Ukrayna ve Belarus olmak üzere güzergah belirlendiğini, malların teslim yeri olarak Belarus-Misnk şehrinde ... ye teslim edilmesi hususunun taraflar arasında belirlendiğini ve imzalandığını,
aynı sözleşmeye binaen navlun bedeli olarak toplamda 6.000 USD belirlenmiş olduğunu bu bedelin 2.000 USD tutarının müvekkili tarafından ... Ulus.arası Nak. Pet.ve Gıda Mad. İth. İhr. San Tic. Ltd.
Şti. yetkilisine elden teslim edildiğini, kalan bedelin taşıma sözleşmesi kapsamında belirlenen tarihte teslimi neticesinde taşıyıcı firmanın taşıma sözleşmesi kapsamımda alıcı ... isimli şirketten alacağını kabul ettiğini, icra takibinin kötüniyetli olarak başlatıldığını belirterek neticede haksız ve mesnetsiz davanın reddine, Mersin 8.İcra Müdürlüğü'nün 2019/ ... esas sayılı icra takibinin iptaline, davacı tarafa % 20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesin talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Yerel mahkemece verilen karar ile; " alacaklı ... tarafından Mersin 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine faturaya dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 06.12.2018 tarihli, ... sıra numaralı ve 6.000 USD bedelli fatura olduğu, faturanın Mersin-Belarus arasında yapılan karayolu ile eşya taşıma işi ile ilgili navlun bedeline ilişkin olduğu, faturanın tebliği üzerine süresinde yapılan itiraz nedeni ile takibin durdurulduğu,
borçlunun itiraz dilekçesinde faturayı kabul etmediğini, alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını ve talep edilen faizin yüksek olduğunu belirterek borca ve faize itiraz ettiği, 04.12.2018 tarihli taşıma sözleşmesine göre taşıma bedelinin 2.000 USD'sinin peşin alınmış olduğu ve sözleşmeye bu hususun yazıldığı, bu nedenle ödenmeyen bakiye navlun bedelinin 4.000 USD olduğunun kabulü gerektiği, peşin ödeme hususunun ayrıca ticari defter kayıtları ile ispatının gerekmediği, zira sözleşmede açıkça yazıldığı, bununla birlikte alınan bilirkişi raporuna göre bakiye navlun bedeli olan 4.000 USD'nin davalı tarafından ödenmediği,
bu nedenle davacının iş bu alacak miktarı yönünden talebinde ve takibinde haklı olduğu anlaşılmakla talebin 4.000 USD üzerinden kısmen kabulüne, somut olayda da takip tarihinden önce faturanın tebliğine dair bir evrak sunulmadığı anlaşılmakla davacının işlemiş faiz talebinde bulunamayacağı kanaatine varılarak buna ilişkin talebin de reddine karar verilmiştir.
Davalı taraf her ne kadar kötüniyet tazminatı talep etmiş ise de, davacının takibinde kısmende olsa haklı olduğu, ayrıca kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine" şeklinde karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; sözleşmede 2.000 USD peşin ödenmiştir diye yazılmış ise de, davalı tarafından bu ödemenin müvekkiline yapılmadığını, ödeme belgesinin olmadığını, taraflar arasında taşıma sözleşmesinin mevcut olması ve aynı zamanda taşımanın tamamlanmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde müvekkili şirketin faiz talep edebilmek için faturanın tebliğ şartının aranmayacağını, buna ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; malın alıcıya teslimi öncesinde taşıma şirketi tarafından gönderenin onayı alınması ve onay kabinde taşıma firmasınca malın alıcı tarafa teslimi gerektiğini oysa, taşıma firması olan davacı tarafın basiretli bir tacir olarak CMR konvansiyon hükümleri ve bu kapsamdaki uygulamayı bilmesine rağmen müvekkilinin onayını almaksızın malı alıcı firmaya teslim ettiğini, malın teslimi için müvekkilden onayı alınıp alınmadığı ve ayrıca taşıma ücretini tahsil etmeden malın teslim edilmeyeceği hususları ile ilgili herhangi bir inceleme yapılmadığını,
taraflar arasında akdedilen 04/12/2018 tarihli Taşıma Sözleşmesi kapsamında transit süresinin 7 gün olarak belirlenmesine rağmen 28 gün ülke dışında bulunduğunu, davacı taraf sözleşmenin iş bu hükmüne açıkça aykırı hareketi nedeniyle navlun ücrete hak kazanmadığı gibi müvekkilinin bundan dolayı uğradığı zararlardan açıkça sorumlu olduğunu, davacı lehine icra inkar tazminatı hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan borcun tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalı ile yapılan 04.12.2018 tarihli taşıma sözleşmesi ile limon ve portakaldan oluşan malların, 6.000 USD karşılığında Belarus/Mınsk şehrine taşınması konusunda anlaştıkları, taşıma işinin yapılmasına rağmen, davalının bedelini ödemediği, bu hususta, Mersin 8.İcra Müdürlüğü'nün 2019/...
Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe ise haksız olarak itiraz ettiği iddia edilmiş, davalı ise, navlun bedeli olan 6.000 USD' nin, 2.000 USD'lik kısmının davacı şirket yetkilisine elden teslim ödendiğini, kalan bedelin ise, taşıma sözleşmesi kapsamımda dava dışı alıcı ... isimli şirketten tahsili gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulü ile icra takibine yapılan itirazın 4.000,00 USD asıl alacak yönünden iptaline, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Mersin 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyası ile davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine faturaya dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının 06.12.2018 tarihli, ... sıra numaralı ve 6.000 USD bedelli fatura olduğu, davalının itirazı sonucu takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan 04.12.2018 tarihli taşıma sözleşmesi ile, davalıya ait 11.372 kg. limon ile 8.410 kg. portakal yükünün, 6.000 USD navlun bedeli karşılığında, Mersin'den Belarus şehrine taşınması işinin davacı tarafından üstlenildiği, taşıma işinin yapıldığının her iki tarafın da kabulünde olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taşıma bedelinin 2000 USD'lik kısmının peşin olarak ödenip ödenmediği, bakiye 4.000 USD'nin ise davalı tarafından mı, yoksa dava dışı alıcı ... firması tarafından mı ödenmesi gerektiği hususlarından kaynaklanmaktadır.
1-Davacı vekilinin istinaf sebepleri yönünden;
Davacı tarafından, sözleşmede peşin ödeneceği kararlaştırılan 2.000 USD'nin ödenmediği belirtilerek, mahkemece, bu miktar yönünden ve işlemiş faiz talebi yönünden davanın reddine karar verilmiş olması istinaf sebebi olarak ileri sürülmüştür.
Taraflar arasındaki 04.12.2018 tarihli taşıma sözleşmesine göre, toplam 6.000 USD taşıma bedelinin 2.000 USD'sinin peşin ve 4.000 USD'sinin ise teslimde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, ilk derece mahkemesince, sözleşmeye göre 2.000 USD'nin peşin alındığı kabul edilmiş ise de, "peşin" ödeneceğine dair ibarenin, peşin ödemenin alındığı şeklinde kabul edilemeyeceği, davalı tarafından ödemeye ilişkin bir belge sunulmadığı gibi, davalıya ait ticari defter ve belgelerde bu hususta herhangi bir kayıt bulunmadığı,
bakiye 4.000 USD'nin ise emtiayı teslim alan dava dışı ... şirketi tarafından ödeneceği hususunda sözleşmede ve taşıma senedinde bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle, 6.000 USD taşıma bedelinin tamamından davalının sorumlu olduğu, mahkemece, 6.000 USD asıl alacak yönünden davanın kabulü ve alacağın likit olması dikkate alınarak bu miktar üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, davanın 4000 USD üzerinden kabulüne karar verilmiş olması hatalı olduğu, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından, her ne kadar takipte 45,49 USD işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de, taraflar arasındaki sözleşmede, ödeme günü veya süresinin açıkça belirtilmediği, bu nedenle davalının, faturanın kendisine tebliğini takip eden otuz günlük sürenin sonunda temerrüde düşeceği, ancak somut olayda, takip tarihinden önce faturanın tebliğine dair bir belgenin davacı tarafından sunulmadığı anlaşıldığından, davacının işlemiş faiz talebine yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
2-Davalı vekilinin istinaf sebepleri yönünden;
Davalı tarafından, taraflar arasındaki sözleşmede taşıma bedelinin 2000 USD'sinin peşin alındığı, bakiye 4.000 USD'sinin ise dava dışı ... şirketi tarafından teslimde ödeneceği, bu hususların düzenlendiği sözleşmenin 1. ve 2. sayfasının davacı tarafından değiştirildiği, ayrıca, sözleşmede, transit süresinin 7 gün olarak belirlenmesine rağmen, davacının 28 gün ülke dışında kalmakla sözleşmeye aykırı davrandığı ve navlun ücretini hak etmediği, kabule davalı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile reddedilen kısım üzerinden lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş olması istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de;
Davalı tarafından sunulan 19/09/2019 tarihli 2. cevap dilekçesinde, davacı tarafından sunulan 04/12/2018 tarihli taşıma sözleşmesinin, " ödeme şekli ve tarihi" başlıklı kısmına atıfta bulunularak, " 2.000 USD peşin ve kalan 4.000 USD teslimde ödenecektir." şeklindeki ibarenin, iddialarını doğruladığı belirtmekle, davacı tarafından sunulan sözleşmenin kabul edildiği, sözleşmedeki imzaya bir itirazda bulunulmadığı, bu nedenle, sözleşme sayfalarının değiştirildiği yönündeki iddianın istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceği, taraflar arasındaki sözleşmeye konu olan navlun hizmetinin davacı tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiği,
aksi yönde CMR' de herhangi bir şerh veya ihbarın bulunmadığı, sözleşmeye göre, 2.000 USD'nin peşin ödeneceği, ancak davalı tarafından ödemeye ilişkin bir belge sunulmadığı, davalıya ait ticari defter ve belgelerde de bu hususta bir kayıt bulunmadığı, bakiye 4.000 USD'nin ise, emtiayı teslim alan dava dışı ... şirketi tarafından ödeneceği hususunda sözleşmede ve taşıma senedinde bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle, davalının 6.000 USD taşıma bedelinin tamamından sorumlu olduğu,
ayrıca, takip konusu alacağın likit olması nedeniyle, davalının itirazında haksız olduğu da dikkate alınarak icra inkar tazminatına mahkum edilmesinde, reddedilen miktar açısından ise davacının takip başlatmakta haksız, ancak kötü niyetli olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin asıl alacak miktarına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise reddine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından Mersin 8.İcra Müdürlüğüne ait 2019/... sayılı dosyasına yapılan itirazın 6.000 USD asıl alacak bakımından iptaline, takibin asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, İİK'nun 67/2 maddesi gereğince, davalının, asıl alacak miktarı üzerinden % 20 oranında hesaplanan 6.396,00.TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/655, K. 2022/858, 27 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama