KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2022
- Dosya no
- 2020/889
- Karar no
- 2022/1322
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/10/2019
- Numarası
- 2018/... Esas, 2019/... Karar
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av. ...,
- Davalı
- ... -TCK NO:...,
- Davanın konusu
- İtrazın İptali(Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 22/11/2022
- Yazım tarihi
- —
Karar Metni
1.848 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... esas ve 2019/... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... arasında 19/04/2017 tarihli 500.000,00.TL bedelli genel kredi sözleşmesi ile ticari nitelikte taksitli ticari krediler ticari kredi kartı ve ticari ... olan artı para kredisi kullanıldığını, ayrıca çek karnesi teslim edildiğini, davalı borçlu ...'in ise söz konusu krediyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını ve sorumluluğunun 500.000,00.TL olduğunu, çek bedeli kredisinden, ticari kredi kartından, artı para kredisinden, taksitli ticari kredilerden kaynaklanan bakiye borçlarının mevcut olduğunu,
borçlu tarafından söz konusu kredi tutarı çekildikten sonra taksit tutarlarını ödemede geciktiğini ve taksit tutarlarının asıl kredi borçlusu ve davalı kefile gönderilen ihtarnameye rağmen ödemediğini, taksit tutarlarının ödenmemesi üzerine kredi hesabı kat edilerek ihtarname gönderildiğini, tebliğ edilerek alacağın muaccel hale geldiğini, borcun ödenmediğini davalı borçlu hakkında takip başlatıldığını, davalının borca ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının itirazının icra takibini sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu belirterek davalının Mersin 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/...
Esas sayılı dosyasına vaki haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu borcun kefili olmadığını, bahse konu kredinin 140.000,00.TL'sinin ödendiğini, kalan 60.000,00.TL'sini de dava konusu kredi ile satın alınan tapu devrinden sonraki sahibinin sorumluluğunda olduğunu, bankanın söz konusu ücreti borcun gerçek sahibinden talep etmesi gerektiğini, ayrıca kredinin sigortasının olduğu ve sigorta şirketinden de istenebileceğini, 19/04/2017 tarihinde oğlunun ısrarı üzerine kefil olduğunu, kefilliğinin miktarının 100.000,00.TL olduğunu, ancak bankanın 500.000,00.TL'ye kadar teminat olarak bu meblağ üzerinden kefilliğini kabul ettiğini,
banka yöneticilerinin bu hususta suçlu olduklarını, bankanın sigorta şirketi ile aynı şirket grubuna mensup olduğu için alacağını ondan talep etmediğini, adına SGK emekli aylığı ve ev eşyası dışında hiçbir malvarlığının bulunmadığını, vefat eden kişinin borcunun sigorta şirketi tarafından ödenmesi ödenen kısmın iadesi kalan borcun silinmesi gerektiğini savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan ... ticari kredi kartından 783,08.TL asıl alacak, 32,25.TL işlemiş akdi faiz, 1,61.TL %5 BSMV olmak üzere toplam 816,94.TL, ticari esnek artı para hesabından 10.010,69.TL asıl alacak, 443,36.TL işlenmiş akdi faiz, 22,16.TL %5 BSMV olmak üzere toplam 10.476,21.TL, taksitli ticari kredi hesabından 69.661,52.TL asıl alacak, 2.288,38.TL işlenmiş akdi faiz, 114,42.TL %5 BSMV olmak üzere toplam 72.064,32.TL, taksitli ticari kredi hesabından 60.158,13.TL asıl alacak, 1.112,83.TL işlenmiş akdi faiz,
55,65.TL %5 BSMV olmak üzere toplam 61.326,61.TL, çek sorumluluk bedeli kredisi hesabından 6.400,00.TL asıl alacak, 513,66.TL işlenmiş akdi faiz, 25,68.TL %5 BSMV, 325,94.TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 7.265,28.TL olmak üzere toplam 151.949,40.TL alacağının bulunduğu, davalı, davacının alacağının kredi sigorta poliçesi kapsamında kaldığını savunmuşsa da; yargılamanın konusunun davalının kefaleti nedeniyle davacının alacağının tahsiline ilişkin olduğu,
davalının iddiasının ayrı bir davanın konusunu oluşturacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, alacak likit olduğundan %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı asil ... istinaf dilekçesinde özetle; ...... nolu ticari kredinin dükkan kredisi olduğunu, 18/06/2014 tarihinde 220.000,00.TL olarak çekildiğini, ödenmeyen kısmın faiz dahil 61.326,00.TL olduğunu, bu dükkanın devredildiğini, bundan dolayı sorumluluğunun bulunmadığını, 19/04/2017 tarihli kefaletnameden 3 yıl önceki borçtan nasıl sorumlu olduğunu bilmediğini, kaldı ki taşınmazı alan kişinin bu borcu ödemek istemesine rağmen ...'e ait diğer borçlarında istenmesi nedeni ile kabul etmediğini, 17/10/2019 tarihli duruşmada bu belgeleri verdiğini, hakim tarafından karar verildi denilerek kabul edilmediğini, dosyaya konulmadığını,
savunma hakkı tanınmadığını, kredinin kefaletine istinaden değil sigorta güvencesine istinaden verildiğini, talep edildiği halde borcun sigorta kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmediğini, kefillik tarihi ile bazı borçların tarihinin farklı olduğunu, bankaya 61.326,00.TL ödemek istediği halde banka tarafından alınmadığını, %36'ya varan faiz tutarının tefeci faizi gibi olduğunu, kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Tarafların beyan ve dilekçeleri, takip dosyası fotokopisi, Genel Kredi Sözleşmesi, hesap kat ihtarı, sigorta poliçeleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklı olarak alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği işbu karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi HMK'nin 355.maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı ile dava dışı ... arasında 19/04/2017 tarihli 500.000,00.TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında adı geçen borçluya muhtelif tarihlerde krediler kullandırıldığı, davalının sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığı, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından hesabın kat edildiği konusunda taraflar arasında çekişme bulunmayıp, uyuşmazlık borç miktarının ne olduğu, davalının kefil olarak takibe konu edilen borçtan sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise ne miktarda sorumlu olduğu noktasında toplanmaktadır.
Müteselsil kefil yalnızca imzasının olduğu sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerden kefalet miktarı ile sınırlı olmak üzere sorumludur.
Somut olayda takibe konu edilen alacaklar; ticari esnek artı para kredisinden, kredi kartı borcundan, iki adet taksitli ticari krediden ve 4 adet ödenen çek sorumluluk bedelinden kaynaklanmaktadır. Bilirkişi raporuna, ödeme belgelerine ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu edilen ticari esnek artı para kredisinden, kredi kartından, ... ... nolu taksitli ticari krediden ve 4 adet ödenen çek sorumluluk bedelinden kaynaklanan alacaklar davalının kefil olarak imzaladığı 19/04/2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine dayalı olarak kullandırıldığından davalı kefil bu borçlardan sorumludur. Öte yandan takipte talep edilen faiz oranları sözleşme hükümlerine uygun olduğundan davalının faize yönelik istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.
Yine her ne kadar davalı tarafça hükmün anlaşılmadığı, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğu belirtilmiş ise de, mahkeme hükmünün açık olduğu, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunmadığı anlaşıldığından davalının bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.
Davalı yan kredilerin kendisi tarafından verilen kefalete değil sigorta poliçesine güvenilerek verildiğini ve bu nedenle borcun da sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini iddia etse de, bankanın kullandıracağı kredileri teminat altına almak için ipotek, teminat senedi, kefalet, hayat sigortası gibi teminatların verilmesi isteyebileceği, sözleşmenin 3 maddesinde de bu hususların düzenlendiği, alacaklı bankanın borcun muaccel olması durumunda alacağını bu teminatlardan herhangi birinden tahsil hakkına sahip olduğu, davacı banka tarafından bu nedenle davalı kefile karşı takip başlatılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, sigorta şirketinin borçtan sorumlu olduğu yönündeki iddianın da bu davanın konusu olmadığından davalının bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.
Davalı, 19/04/2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin kefili olup, yalnızca bu sözleşme kapsamında kullandırılan kredi borçlarından sorumludur. Bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre .... nolu 220.000,00.TL tutarlı taksitli ticari kredi 18/06/2014 tarihinde kullandırılmış olduğundan, kefalet tarihinden yaklaşık 3 yıl önce kullandırılan bu kredinin ödenmeyen kısmından davalının sorumlu tutulması mümkün değildir.
Kredi sözleşmesine, önceden kullandırılan kredilerden de sorumlu olunacağı yönünde konulan kayıt ve beyanlarla kefile sorumluluk yüklenmesi de mümkün değildir.
Bu nedenle ilk derece mahkemesince davalının .... nolu taksitli ticari kredi borcuna itirazında haklı olduğu gözetilip, bu talep yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış ise de, kararda hata edilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalının istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına,
davanın takibe konu edilen ticari esnek artı para kredisi, kredi kartı, .... nolu taksitli ticari kredi ve 4 adet ödenen çek sorumluluk bedeli yönünden kabulü ile bu alacaklara yönelik itirazın iptaline, .... nolu taksitli ticari kredi borcuna yönelik itiraz haklı olduğundan bu talep yönünden davanın reddine, kabulüne karar verilen alacağın likit olması ve davalının itirazında haksız bulunması nedeniyle, kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
reddedilen kısım yönünden davacının kötüniyetli olarak takip başlatığı ispat edilemediğinden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/889, K. 2022/1322, 22 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama