KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Mart 2024
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/1044 - 2024/348
- Dosya no
- 2021/1044
- Karar no
- 2024/348
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/01/2021
- Numarası
- ... ESAS ... KARAR
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 06/03/2024
- Karar yazım tarihi
- 06/03/2024
Karar Metni
965 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/01/2021 tarih ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı şirkete satılan mallar karşılığında düzenlenen iki adet irsaliyeli faturanın davalıya teslim edildiği, süresi içeresinde faturaya itiraz edilmediğini ancak borcun da ödenmediğini bunun üzerine alacağın tahsili için ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlunun takibe haksız bir şekilde itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, takip konusu faturaların müvekkilinin defterlerinde kayıtlı olmadığını, bu nedenle davacıya bir borçlarının bulunmadığını belirterek davanın reddi ile % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Yerel mahkemece verilen karar ile; " takip dayanağı faturaların her iki şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her ne kadar davalı şirket tarafından cari hesap tablosunda mahsup olarak gösterilen 30.06.2019 tarihli ve 12.749,44.TL miktarlı işlem bulunmakta ise de, bu işlemin davacı şirketi bağlayan herhangi bir belgeye dayanmadığı, bahse konu miktarın davalı defterlerinde virman işlemi olarak gösterildiği ve tek taraflı belirsiz bir işlem olarak defterlerde yer aldığı, bu nedenle bu miktar fatura bedelinin ödendiğinden bahsedilemeyeceği netice itibari ile davacının takibinde ve davasında haklı olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne" şeklinde karar verilmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; bilirkişi raporlarında tarafların sadece 2019 yılı defterlerinin incelendiğini, davacı defterlerinin incelendiğinde 30/11/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre, 2018 yılından 2019 yılına devirde davacının müvekkilinden 3.483,21.TL alacaklı olduğunun rapor edildiğini, 14/12/2020 tarihli raporda ek-li muavin defterine göre 2018 yılından 2019 yılına müvekkilinin davacıya 35.429,22.TL alacaklı devir ettiğini, müvekkilinin davacının 2018 yılı defter ve kayıtları inclenmeden bilirkişi raporlarının düzenlendiğini,
30/06/2019 tarihli 12.749,44.TL''lik virman işleminin 31/03/2019 tarihinde hesap kapama için karşılıksız yapılan 12.749,44.TL'lik virman işleminin geri alınması, iadesi, düzeltilmesi mahiyetinde ters virman işlemi olduğunu, hesap kapama için yapılan virman işleminin bilirkişinin gözünden kaçtığını, itiraz dilekçesini sunduklarını ancak ek rapor alınmadığını, ilk derece mahkemesince hükme dayanak yapılan 14/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda davacı tarafından sunulan cari hesap ekstresine itibar edilerek bir sonuca varılmasının hatalı olduğunu,
davacının 2018 yılı defterlerinin incelenmediğini taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin net olarak anlaşılmadığını, bilirkişi raporlarına göre kurulan hükmün hatalı, usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Davacı tarafından, davalıya satılarak teslim edilen mallara ilişkin olarak düzenlenen iki adet irsaliyeli fatura bedelinin ödenmediği, bu hususta başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu belirtilerek, itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiş, davalı ise, takip konusu faturaların müvekkilinin defterlerinde kayıtlı olmadığını, bu nedenle davacıya bir borçlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Faturaya dayalı itirazın iptali davasında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Davacı, alacağa konu mal ve hizmeti davalıya teslim ettiğini ve alacağa hak kazandığını yazılı deliller ile ispatlamak zorundadır. Faturada yazılı mal ve hizmetin teslim edildiğinin ispatı halinde, borcun ödendiğini ispat yükü ise davalıdadır.
Somut olayda, meyve alım satım ilişkisinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, davalı tarafından, takibin dayanağını oluşturan 29.05.2019 tarihli, 20989 numaralı ve 24.620,70.TL bedelli fatura ile 30.05.2019 tarihli, ... numaralı ve 3.746,21.TL bedelli faturaların, her iki tarafın defterlerinde de kayıtlı olduğu ve davalı tarafından BA formuyla beyan edildiği, bu hususun davacının iddia ettiği mal alımının gerçekleştirilmiş olduğunu gösterdiği, fatura bedelinin ödendiğini ispat yükünün davalıda olduğu, ispat yükü kendisine geçen davalı tarafın, fatura bedellerinin ödendiğine dair herhangi bir belge ibraz edilmediği,
davalı şirket tarafından sunulan ve dava konusu faturaların da yer aldığı cari hesap tablosunda, mahsup olarak gösterilen 30.06.2019 tarihli ve 12.749,44.TL miktarlı virman işleminin, herhangi bir belgeye dayanmadığından davacıyı bağlamayacağı, tek taraflı belirsiz bir işlem olarak davalı defterlerinde yer aldığı, davalı tarafından 2018 yılı defterlerinin incelenmemiş olması istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de, takibin 2019 tarihli 2 adet faturaya dayalı olarak başlatıldığı ve önceki yılın ticari defterlerinin incelenmesinin sonuca etkisi bulunmadığı,
mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun tüm dosya kapsamına uygun olarak düzenlendiği, davalı tarafından, ticari defterlerinde kayıtlı fatura bedelinin ödendiğinin ispat edilemediği, bu nedenle, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/1044, K. 2024/348, 6 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama