KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2024
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/1626 - 2024/1204
- Dosya no
- 2021/1626
- Karar no
- 2024/1204
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/07/2021
- Numarası
- 2020/... ESAS 2021/... KARAR
- Davacı
- ... SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ -
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.520 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Av. ... Av. ... Av. ... Av. ... Av. ...
DAVALI
... SOSYAL HİZ. İNŞ. DA. TÜK. MAL. GID. TEM. MAD. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. -
VEKİLİ : Av....
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Rücuen Tazminat)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 10/07/2024
YAZIM TARİHİ : ...
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2021 tarih, 2020/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirketler arasında 4734 sayılı İhale Kanunu'na uygun olarak hizmet alım ihalesi yapıldığını ve davalı şirketler ile hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince çalışan işçilerden ...'ün ... .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verildiğini, ... ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından icra dosyasına 40.243,62.TL yatırıldığını ve 2.044,15.TL yargılama masrafı yaptıklarını, ihale sözleşmesi gereğince çalıştırılan işçilerin kanunen yüklenicinin işçisi olduğunu, işçi alacaklarına dair borcun yüklenicilere ait bir borç olduğunu, müvekkilinin söz konusu borçtan asıl işveren sıfatıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu sorumluluğun da sadece işçiye karşı olduğunu, yüklenicilere karşı ilişkide böyle bir borç ödeme sorumluluğu olmadığını ileri sürerek davacı tarafından ... ....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yatırılan toplam 42.287,77.TL alacağın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalının cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan işbu dava ticari bir dava olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görev alanı olduğunu, davanın HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddi kararı verilmesini talep ettiğini, davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının sorumlusu müvekkilinin şirketinin olmadığını, alt işverenler yanında çalışan işçilerin kıdem tazminatlarının üst işveren konumundaki idareler tarafından ödenmesi hüküm altına alındığını, %3-%4'lük sözleşme gideri ve genel giderler kalemi ile kıdem tazminatını ödemekle mümkün olmadığını,
kıdem tazminatı tutarı işin ihale bedelinin %8-%10 gibi bir orana karşılık geldiğini, çok küçük kar oranları ile iş alan alt işverenler kıdem tazminatı ödemek isteseler bile ödeme yapmadığını, genel şartnamenin 6 bölümünde işçilerin nasıl çalışacağının belirlendiğini, kıdem tazminatını ve diğer işçilik alacakları ile ilgili herhangi bir hususa yer verilmediğini, taraflar arasında imzalanan ihale sözleşmesinde sorumluluğa ilişkin hüküm yoksa yarı yarıya sorumluluk esası uygulanması gerektiğini,
dava dışı işçiye ödenmiş olan kıdem tazminatı vb. işçilik alacaklarının tamamının davalı alt işverenlere rüu edilmesi ve işini gördüren üst iş verinin tüm sorumluluklarından arındırılmasının adil olmaktan uzak bir uygulama olacağını, idarenin onaylamadığı hiçbir işçinin müvekkilinin şirketi tarafından çalıştırılmadığını, işçilerin iş akitlerinin feshedilmesinde irade sahibi davacı idarenin olduğunu, davacı idarenin dava dosyasına yatırmak zorunda kaldığı gider avansı yargılama giderleri ve harçların ödenmesini talep etmesinin hiç bir hukuki dayanağının olmadığını,
bu giderler aleyhine açılan davada kendi hukuki durumunu savunmak için yapılmış giderler olduğunu, davanın usulden reddini, müvekkilinin aleyhinde açılan davanın reddine karar karar verilmesine talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Yerel mahkemece verilen karar ile; davacının icra dosyasına toplam ödemesinin 40.283,62.TL olduğunu, davacı ayrıca 170,00.TL gider avansı, 540,82.TL istinaf karar harcı, 1.333,33.TL bakiye karar harcı yatırdığını, alacağa ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, davacının icra dosyasına 20/01/2017 ve 03/02/2017 tarihlerinde ödeme yaptığını, davacının gider avansını 14/07/2015, 14/12/2016 tarihlerinde, istinaf karar harcını 07/12/2016 tarihinde ve bakiye karar harcını 26/01/2017 tarihinde yatırdığının anlaşıldığını, davanın kabulü ile 42.287,77.TL’nin, 9.991,52.TL'lik kısmına 20/01/2017 tarihinden,
30.292,10.TL'lik kısmına 03/02/2017 tarihinden, 540,82.TL’lik kısmına 07/12/2016 tarihinden, 1.333,33.TL’lik kısmına 26/01/2017 tarihinden, 110,00.TL’lik kısmına 14/12/2016 tarihinden ve 60,00.TL’lik kısmına 14/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre hesaplanan 3.148,70 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verildiğini, ancak davalı vekili lehine vekâlet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ...’ün iş akdinin davalı şirket tarafından feshedildiğini, işçi lehine sonuçlanan dava sonucunda hükmedilen işçilik alacaklarından, vekâlet ücretinden, yargılama giderleri ve harçtan müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalı şirketin her türlü alacağı ödemekten kaçındığını, bu nedenli icra takibi başlatıklarını,
müvekkili idare tarafından açılan rücuen tazminat davalarının Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından görülmekte olduğunu, bu davalarda verilen kararlar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onandığını, ancak görüş değiştirilmesi sonucunda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, verilen kararlar neticesinde müvekkili idarenin mağdur olduğunu, davaların açıldığı tarihte görevli mahkemenin, Asliye Hukuk Mahkemesi olarak kabul edildiğini, ancak görüş değişikliği nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemeleri'nce görülmeye başlanan davalarda verilen kararlarda davalı şirket lehine hükmolunan vekâlet ücretinin kabulünün mümkün olmadığını,
yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; alt işveren sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının ödediği işçilik alacaklarının rücusu istemine ilişkindir.
Davacı taraf; ihale sözleşmesi gereğince çalıştırılan işçilerin kanunen yüklenicinin işçisi olduğunu, işçi alacaklarına dair borcun yüklenicilere ait bir borç olduğunu, müvekkilinin söz konusu borçtan asıl işveren sıfatıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu sorumluluğun da sadece işçiye karşı olduğunu, yüklenicilere karşı ilişkide böyle bir borç ödeme sorumluluğu olmadığını ileri sürerek alacak talebinde bulunmuş, davalı taraf ise;
davacı ile müvekkilinin arasında imzalanan ihale sözleşmesinde alt işveren konumundaki müvekkilinin sorumluluğuna ilişkin bir hüküm olmadığını, genel şartnamenin 6. bölümünde ise işçilerin nasıl çalışacağı belirlendiğini, kıdem tazminatını ve diğer işçilik alacakları ile ilgili herhangi bir hususa yer verilmediğini, taraflar arasında imzalanan ihale sözleşmesinde sorumluluğa ilişkin hüküm yoksa yarı yarıya sorumluluk esası uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş,
davacı tarafça "görevsiz mahkemede davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre hesaplanan 3.148,70.TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş ise de bu karar usul ve yasaya aykırı" olduğundan bahisle istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin istinaf sebebi, dosyanın Mersin 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden görevsizlik kararı ile geldiğini, bu nedenle aleyhlerine HMK'nın 331. maddesine göre vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken aksi yönden karar verildiğine ve bu husus açısından kararın kaldırılmasına yöneliktir.
6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesinde, "Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder.
Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder" düzenlemesine göre, görevsizlik nedeniyle davaya başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği düzenlenmiştir.
Bu durumda hükmedilecek vekalet ücreti, görevli mahkemece yapılan yargılama sonunda oluşacak sonuca göre hükmedilecek vekalet ücretidir. Görevsizlik kararı için ayrı, yapılan yargılama sonucu ayrı vekalet ücreti verilmesi kanuna aykırıdır. (Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 02/07/2019 tarih ve 2019/565 E., 2019/4744 K. Sayılı kararı aynı yöndedir)
Benzer nitelikte bir uyuşmazlıkta Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 28/02/2019 tarih ve 2017/2-3004 Esas, 2019/217 Karar sayılı kararında, henüz yargılamayı sona erdirmeyen görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararları üzerine görevli ve yetkili mahkemede davaya devam edildiği hallerde uyuşmazlığın esası hakkında verilecek nihai kararda haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedileceği, görevsizlik/yetkisizlik sebebiyle ayrıca bir vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirtmiştir.
Belirtilen sebeplerle, davacı vekilinin Mersin 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevsizlik kararı sebebiyle aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu yönündeki istinaf başvurusu yerinde olduğu bu açıdan kararın hatalı olduğu anlaşılmıştır.
Ancak kararda hata edilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2021 tarih, 2020/... Esas ve 2021/... karar sayılı kararının kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Başkan e-imzalıdır. Üye e-imzalıdır. Üye e-imzalıdır. Katip e-imzalıdır.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/1626, K. 2024/1204, 10 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama