KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2024
- Dosya no
- 2021/1635
- Karar no
- 2024/1386
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/02/2020
- Numarası
- ... ESAS- ... KARAR
- Davacı
- ... T.A.Ş.
- Vekilleri
- Av. ...
- Davalılar
- 1-
- Vekilleri
- Av. ... -
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 18/07/2024
- Yazım tarihi
- 18/07/2024
Karar Metni
2.314 kelime·12 dk okuma·6 bölüm
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/02/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı borçluların müvekkili banka ile imzalamış oldukları Genel Kredi sözleşmesi gereği kullandırılan ticari kredi borçlarını ödememesi üzerine borcun muaccel hale geldiğini, 02/08/2018 tarihi itibariyle 1.928.115,53 TL ye ulaşın borcun noter kanalı ile davalı borçlulara ihtar edildiğini, ihtara rağmen davalı borluların borcu ödemediğini, ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, davalıların itirazlarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, itirazın zaman kazanmak ve takibi sürüncemede bırakmak, kötü niyetli olarak mal kaçırmak amacıyla yapıldığını, davalarının kabulü ile davalıların ...
İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası yaptıkları itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile. Alacaklı ... Türk Anonim Şirketi ile ... İnşaat Turizm ve Endüstri Malları Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında imzalanan kredi sözleşmesi yasal olarak kat edilmediğini, İcra takibine konu kredi borcunun asıl borçlusu olan ... İnşaat Turizm ve Endüstri Malları Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına ...
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasıyla konkordato başvurusunda bulunulduğunu, dosyada verilen 16.05.2018 tarihli ara karar ile şirkete üç aylık konkordato geçici mühleti verildiğini, bu sürenin 07.08.2018 tarihli duruşmada verilen ara karar ile 2 ay daha uzatıldığını, 03.10.2018 tarihli duruşmada verilen ara karar ile müvekkile 1 yıllık kesin mühlet verilmesine karar verildiğini, İİK 288/1’e göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurmakta olup İİK 294/1’e göre de mühlet içinde borçlu aleyhine takip yapılamayacağını, kredinin asıl borçlusu olan şirket aleyhine takip yapılması mümkün olmadığını,
kredi borcunun kefillerine karşı da takip yapılabilmesinin mümkün olmadığını, kefile karşı takip yapılmasının açıkça kötüye kullanıldığını, açılan davayı kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilerek kötü niyetli davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/02/2020 tarih ve ... Esas, ...
Karar sayılı kararı ile; tüm dosya kapsamı ve rapor içeriği incelendiğinde davalı kefiller yönünden kefalet koşullarının oluştuğu bu yöndeki itirazların yerinde olmadığının tespit edildiği, uyuşmazlığın konusu ve niteliği itibari ile bankacı bilirkişi tarafından oluşturulan rapor incelendiğinde hazırlanan bilirkişi raporunun dosya esasına uygun ve denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılarak, davacı bankanın takip talebinde haklı olduğu miktar uyarınca; davalıların ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine yaptıkları itirazlarının 1.642.457,14 TL asıl alacak, 37.047,08 TL asıl alacağa ilişkin akdi faizi ve 2.896,49 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.997,17 TL BSMV, 325,94 TL ihtarname masrafı yönünden iptali ile,
takibin bu miktarlar üzerinden devamına,fazlaya ilişkin istemin reddine, davalılar itirazlarında haksız ve kötü niyetli oldukları asıl alacak miktarı olan 1.679.504,22 TL(1.642.457,14 TL ana para ve 37.047,08 TL akdi faiz toplamı) nin %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine ayrıca davacının takipte haksız olduğu asıl alacak miktarı olan 3.591,86 TL nin %20 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf talebi ile; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ...
Karar sayılı ilamını katılma yolu istinaf ettiklerini, bilirkişi raporu ile belirlenen toplam alacağın eksik hesaplandığını, müvekkili bankanın tüm alacağı muaccel hale gelmiş olup, gerek istenen asıl alacak miktarı gerek ise uygulanan faiz oranları ve temerrüdün başlangıç tarihi bakımından müvekkili bankanın alacağı, sözleşmeler, hesap ekstresi ve ödeme tablolarına uygun şekilde talep edildiğini, bu bakımdan eksik hesabı kabul etmediklerini, istinaf mahkemesi vasıtasıyla yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davanın tamamen kabulünün gerektiğinin ortaya çıkacağını, bununla birlikte,
davalıların konkordatoya ilişkin itiraz ve istinaf sebeplerinin de yerinde olmadığını, zira davalı borçlu kefillere yönelik ilk mühlet ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyası ile 04.04.2019 tarihinde verildiğini, dava konusu icra takibi ise 19.09.2018 tarihinde ikame edildiğini, bu bakımdan kefillere yönelik konkordatoya dair tüm istinaf sebeplerinin yersiz ve mesnetsiz olduğunu, bununla birlikte huzurdaki davanın konusu borçluların haksız itirazlarının iptali ile dava konusu kredinin kullandırılıp kullandırılmadığı ve alacağını tespiti, müvekkili bankanın alacağı borçlu şirketin ön projesinde de aynen geçmesine rağmen işbu alacağa itirazda bulunmalarının haksız olduğunu, borçluların konkordato projesinin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı belirsiz iken anaparaya,
faize ve ferilerine karşı yapılan itirazın iptali için işbu davanın açılmasında hukuki yararımız mevcut olup davalıların istinaf taleplerinin bu yönden de haksız olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne ve davalıların istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALILAR TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili istinaf talebi ile; itirazın iptaline konu olan icra takibinin konkordato mühleti içinde başlatıldığını, itirazın iptaline konu olan icra takibi geçerli olmadığını ve ortada iptali mümkün olabilecek bir icra takibinin bulunmadığını, itirazın iptali davası açılabilmesi için ortada geçerli bir icra takibinin bulunması gerektiğini, davacı bankanın konkordato kararından haberdar olduğunu, buna rağmen kötüniyetli olarak icra takibini başlattığını,
icra dosyasına yaptıkları itirazda konkordato kararına atıf yapılarak icra takibinin yapılamayacağı belirtilmiş olmasına rağmen ve icra takibine konu kredi için konkordato dosyasına alacak kaydı yaptıran alacaklı bankanın lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yasal olmadığını, istinafa konu bu kararın geçerli olduğunun kabul edilmesi halinde müvekkilinin İİK 300 ve 302/1 uyarınca çekişmeli alacağa itiraz hakkı elinden alındığını, zira davacı banka konkordato alacağını, konkordato dosyasına sunarak alacağını çekişmeli olmaktan çıkarıp, konkordatonunu tasdik şartlarına göre dahil olduğunu,
artık bundan sonra İİK 302/1 ve buna bağlı olarak İİK 308/b kapsamında kayıt kabul davası anlamsızlaştırdığı ve işlevsiz hale getirildiğini, bunun da kabulü mümkün olmadığını, anlatılan nedenlerle kararın tüm sonuçları ile birlikte kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibarıyla "İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)" talebine ilişkindir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde, müvekkili banka ile davalı şirket arasında imzalanan ve diğer davalıların müteselsil kefil olduğu Genel Kredi Sözleşmesi kapsamındaki kredi borcunun tahsiline ilişkin icra takibine davalıların itiraz ettiği belirtilerek itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalılar vekili tarafından, kredi hesabının yasal olarak kat edilmediği, davalı şirketin konkordato talebi üzerine mahkemece önce geçici ve sonra kesin mühlet verildiği ve bu mühletler içinde takip yapılamayacağı, şirkete takip yapılması mümkün değilken kefillere karşı takip yapılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, kefilin el yazısı ile doldurulması gereken kısımların doldurulmadığı savunularak davanın reddi istenilmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulün karar verildiği, davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davacı vekilinin ise katılma yoluyla istinaf talep edildiği anlaşılmıştır.
... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, takip alacaklısı (davacı) banka tarafından takip borçluları (davalılar) aleyhine verilen 18.09.2018 tarihli takip talebiyle, kredi sözleşmesi ve ihtarnameye dayanılarak 1.643.637,80 TL asıl alacak, 43.281,26 TL işlemiş faiz, 2.164,06 TL gider vergisi ve 325,94 TL masraf olmak üzere toplam 1.689.409,06 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, kendilerine ödeme emri tebliğ edilen takip borçlularının süresinde borca itiraz ettiği görülmüştür.
Mahkemece, uyuşmazlık konusu taksitli ticari krediden kaynaklanan takip konusu alacağa ilişkin olarak bankacı bilirkişiden alınan 06.11.2019 tarihli ek rapor hükme esas alınarak hüküm kurulmuş, ek raporda davacı banka tarafından keşide edilen hesap kat ihtarnamesinin davalılara tebliğ tarihi ve ihtarnamede davalılara ödeme için verilen süreye göre davalıların temerrüt tarihleri belirlenmiş, kredi hesabının kat edilmesinden önce işlemiş faiz ve fer'ileri bakımından hesaplanıp ödeme planında görülen ödenmemiş borca ilave edilmek suretiyle hesap kat tarihi itibariyle asıl alacak tutarı belirlenmiş,
bu suretle belirlenen asıl alacağa hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve temerrüt tarihinden takip tarihine kadar ise temerrüt faizi hesaplanmıştır. Hesaplamaya esas alınan faiz oranları taraflar arasındaki sözleşmeye ve mevzuata uygundur. Bu sebeple, davacı banka vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Dairemizce yazılan müzekkereye cevaben UYAP sistemi üzerinden gönderilen ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas- ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, davacılar ... İnşaat... A.Ş. ile ..., ... ve ... tarafından konkortado talebiyle açılmış olduğu, mahkemece ... İnşaat... A.Ş.
Yönünden 16.05.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiği ve 07.08.2018 tarihinde bu mühletin 2 süreyle uzatıldığı, daha sonra 03.10.2018 tarihinde 1 yıllık kesin mühlet verildiği ve 25.09.2019 tarihinde bu mühletin 6 ay süreyle uzatılmasına karar verildiği görülmüştür. Mahkemece, davacılardan ..., ... ve ...'nun davasının tefrik edilerek adıgeçen mahkemenin 18.05.2018 Tarih ve ... Esas-...
Karar sayılı kararla, davacıların konkordato talebi bulunmadığından yasal şartaları oluşmadığından davanın reddine karar verildiği, verilen bu kararın Dairemizin 08.02.2019 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı istinaf kararı ile kaldırılması üzerine mahkemece yeniden esasa kaydedilerek 19.06.2019 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı kararla davanın aynı mahkemenin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği tespit edilmiştir.
Bu şekilde, birleşik davada 01.07.2020 Tarih ve ... Esas-2020/... Karar sayılı kararla, davacılar ... İnşaat... A.Ş. ile ..., ... ve ... (ölümü nedeniyle ... ve ... )'in konkortado projesinin tasdik talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davasının görülebilmesi için, yetkili icra dairesinde usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinin bulunması, borçluya ödeme emri tebliğ edilmesi ve borçlunun süresinde itirazda bulunması dava şartlarındandır.
Somut olayda, davaya konu icra takibi 18.09.2018 tarihli tarihinde başlatılmış olup borçlu şirket hakkında bu tarihten önce olmak üzere 16.05.2018 tarihinde geçici mühlet verilerek hiçbir takip yapılmaması ve evvelce başlamış takiplerin durması, ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacizlerin uygulanmaması yönünde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir. Tedbir kararından sonra takip başlatılması sebebiyle geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemez.
Davalı şirkete geçici mühlet verilmiş olması eldeki dava yönünden olumsuz dava şartı teşkil etmektedir (Yargıtay 11. HD'nin 13.12.2021 Tarih ve 2020/4545 E. - 2021/7083 K. Sayılı ilamı da aynı yöndedir).
Ancak, davalı şirket yönünden verilen geçici mühlet ve tedbirden, takip tarihi itibariyle kendileri yönünden verilmiş geçici mühlet ve tedbir kararı bulunmadığı tespit edilen diğer davalıların yararlanmasına imkan yoktur (Yargıtay 11. HD'nin 24.04.2024 Tarih ve 2024/689 E. - 3186 K. Sayılı ilamı da aynı yöndedir).
Bu sebeple, eldeki itirazın iptali davasında davalı şirket yönünden geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceğinden, ilk derece mahkemesince davalı şirkete yönelik davanın 6100 sayılı HMK'nın 114. ve 115.maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
İİK'nın 67/2 maddesine göre, uyuşmazlık konusu alacağın likit nitelikte olması halinde, itirazın iptali davasında haksız bulunan borçlu, diğer tarafın talebi üzerine inkar tazminatına mahkum edilir. Takibe ve davaya konu kredi alacağı likit olup davalılardan ... ve ... itirazında haksız bulunduğuna göre, ilk derece mahkemesince bu davalıların inkar tazminatına mahkum edilmesinde isabetsiz yoktur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince davalı gerçek kişiler yönünden verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin katılma yoluyla yapmış olduğu istinaf başvurusunun reddine, davalılar ... ve ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı ... yönünden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde oluşturulması uygun görülmüştür.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/1635, K. 2024/1386, 18 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama