KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Dosya no
- 2021/2190
- Karar no
- 2024/1726
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/09/2021
- Numarası
- ... ESAS ... KARAR
- Davacı
- ...-
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- İstinaf kararının karar tarihi
- 16/10/2024
- Karar yazım tarihi
- 16/10/2024
Karar Metni
1.234 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirket adına ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile davalı şirkete karşı ilamsız takip yapıldığını, takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten takip yapılan tutar hatta ondan da fazla alacaklı olduğu sözleşme ve belgelerle sabit olduğunu, davalı şirket borcunu ödemekten haksız yere kaçtığını, yapılan itiraz da haksız olduğundan davalı şirketin % 20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile sadece davalılardan ... Şirketine takip yapıldığını, diğer davalılar aleyhine yapılmış bir takibin bulunmadığını, davacının davası, dayanılan hukuki sebepler ve talep sonucu birbiriyle çelişmekte olduğunu, dava dilekçesi HMK 119 hükümlerine uygun bulunmadığını, müvekkilinin davacı şirkete hiçbir şekilde borcunun bulunmadığını, talep olunan alacağın zaman aşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Yerel mahkemece verilen karar ile; " Mahkememizin 21/07/2020 tarihli tensip zaptı ile taraflara defter ve belgelerini sunmak üzere 2 hafta kesin süre verildiği, yine 22/01/2021 tarihli celsede taraflara defter ve belgelerini sunmak üzere 2 hafta kesin süre verildiği, akabinde 28/04/2021 tarihli celsede davacı tarafa verilen kesin süreye rağmen defter ve belgelerin yerini kesin süreden sonra 20/09/2021 tarihinde bildirdiği gibi delil avansının da süresi geçtikten sonra yatırdığı, bu şekilde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayıldığı, davalının muvaffakatinin olmadığı, bu hali ile davacının iddialarını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; ilk derece mahkemesince süre hesabı yapılırken adli tatilde sürelerin işlemeyeceği hususu gözden uzak tutulduğunu, delil avansını sürende tamamladıklarını, dava icra takibine vaki itirazın iptaline yönelik olduğunu, tarafların ticari defterlerine göre müvekkilin davalı taraftan alacaklı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davalı taraf ticari defterlerin yerini bildirdiğini, ilk derece mahkemesince davalı ticari defterleri incelenerek müvekkilin alacağı hususunda değerlendirme yapılmasının mümkün olduğunu, delil olarak beyan ettikleri ticari defterlerin her iki tarafın olduğunu,
defterlerin ilgili kısımlarının uyaptan sunduklarını, ilk derece mahkemesince müvekkilin ticari defterlerinin yerinin bildirilmesi için kesin süre verildiğini, HMK 104 hükmünün dikkate alınmaması, delil avansının dava şartı olarak değerlendirilmesi ve doğrudan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalılardan ... şirketi ile imzalanan 03/09/2009 tarihli, ... ili, ... ilçesi 100 yataklı hastane soğuk odalar, mutfak ve çamaşırhane işi ile ilgili mal alım-satım sözleşmesi gereğince, tüm edimlerin yerine getirilmesine rağmen, davalının sözleşme bedelini ödemediği, sözleşme bedelini ödememek amacıyla şirketin içini boşaltıp, ... isimli diğer davalı şirketleri kurarak, bu şirketler üzerinden ticaretini devam ettirdiği, şirketler arasında organik bağ olduğu, sözleşme bedelinin tahsili amacıyla davalı ...
Şirketi hakkında başlatılan icra takibine yapılan itirazın ise haksız olup, iptali gerektiği iddia edilerek, davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunun tespiti ile davalı ... şirketi hakkında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebinde bulunulduğu, davalıların ise, davalı ... dışındaki davalılar yönünden başlatılmış bir icra takibi bulunmadığını, dava dilekçesinin HMK'nun 119. maddesine aykırı olduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığını, taraflar arasında organik bağ bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece, davalı ... şirketi dışındaki davalılar yönünden tefrik kararı verildiği,
davalı şirket hakkında açılan itirazın iptali davasının ise yazılı gerekçe ile reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır
İlk derece mahkemesince, 21/07/2020 tarihli tensip zaptı ile taraflara defter ve belgelerinin bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 hafta kesin süre verildiği, ardından, davacı vekilinin hazır olmadığı 22/01/2021 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflara defter ve belgelerinin bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 hafta kesin süre verildiği, akabinde 28/04/2021 tarihli celsede hazır olmayan davacı tarafa yine ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre ve eksik var ise delil avansını tamamlamak üzere 4 haftalık kesin süre verildiği, duruşma zaptının 28/06/2021 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği,
davacı vekili tarafından, delil avansının 03/09/2021 tarihinde yatırıldığı, ticari defter ve belgelerin yerinin ise kesin süreden sonra, 22/09/2021 tarihli karar duruşmasından ise önce olmak üzere 20/09/2021 tarihinde bildirilerek, defterlerin ilgili kısımlarının bir örneğinin dosyaya sunulduğu, ilk derece mahkemesince, davacının, kesin süreden sonra ticari defterlerin yerini bildirdiği, delil avansının da yine süresinden sonra tamamlandığı, bu nedenle davacının bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayıldığı gerekçesiyle, davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de;
Kesin süreye ilişkin ara karar, her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir.
Bunun yanında verilen süre yeterli, emredilen işler için gerekli ve yapılabilir nitelik taşımalı, ayrıca hakim süreye uyulmamanın sonuçlarını açıkça anlatmalı ve tarafları uyarmalıdır, somut dosyamızda ilk derece mahkemesince gerek tensip zaptında, gerekse duruşmalarda davacı vekiline ticari defterlerini ibraz etmek üzere değil, bulunduğu yeri bildirmek üzere kesin süre verildiği, verilen kesin süre ihtaratının HMK'nun 220/1 hükmüne uygun olmadığı, ayrıca, delil avansının tamamlanmasına yönelik ihtarın da, tamamlanacak delil avansı miktarının açıkça belirtilmemesi nedeniyle usule aykırı olduğu,
kaldı ki, davacı vekiline, kesin süre ihtaratı içerir duruşma zaptının 28/06/2021 tarihinde tebliğ edildiği ve verilen 4 haftalık kesin sürenin adli tatile rastlaması nedeniyle, sürenin, adli tatilin bittiği günden itibaren 1 hafta uzatılmış sayılacağından, davacı vekili tarafından delil avansının 03/09/2021 tarihinde, yani mahkemece verilen kesin süre içerisinde tamamlandığı, davacının, dava dilekçesinde, kendi ticari defterleri dışında, davalı tarafın ticari defterleriyle birlikte, yemin dahil başkaca delillere de dayandığı,
mahkemece, ticari defterlerin ibrazının kesin süreden sonra olduğunun kabulü halinde dahi, davacı tarafından dayanılan diğer delillerin toplanarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece taraf delilleri toplanmadan hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle mahkemece, taraflara, ticari defter ve belgelerin ibrazı hususunda usulüne uygun olarak kesin süre verilip, sonuçları hatırlatılmak suretiyle taraf delillerinin toplanmasından sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olmasının yerinde olmadığı anlaşıldığından, HMK'nun 353/1-a/6 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/2190, K. 2024/1726, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama