KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2024
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/515 - 2024/45
- Dosya no
- 2021/515
- Karar no
- 2024/45
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/12/2020
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuen
- İstinaf kararının karar tarihi
- 22/01/2024
- Yazım tarihi
- 22/01/2024
Karar Metni
1.777 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 02.08.2019 tarihinde müvekkili şirket tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigorta edilen davalı ... Turizm Nakliyat Servis Taahhüt İnşaat Otomotiv Hayvancılık Emlak Gıda- Temizlik Maddeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait ... plakalı minibüsün ... sokağı takip ederek ... sakak kavşağına gelerek kontrolsüz kavşakta sağından gelen araçların geçişini beklemeden ...
Petrol istikametine gitmek isterken Tellidere Mahallesi ... sokağı takip ederek kaza yeri olan ... sokak kavşağına gelen sürücü ... ...'nın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı otomobilin sol yan tarafına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalıya ait aracın sürücüsünün kaza yerini terk ettiğini, dava dışı karşı araç malikine ödeme yaptığını, yapılan bu ödemenin rücu şartları dahilinde davalıya rücu edildiğini belirterek davalı tarafından Adana İcra 9. Müdürlüğüne ait ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya dayanak tutanakta belirtildiği gibi müvekkil şirkete ait araç sürücüsü tarafından kaza mahallinin terk edilmediğini, işbu durumun dilekçe ekinde ibraz ettikleri müvekkil şirkete ait sürücünün talimatıyla çekilen kaza fotoğraflarıyla da sabit olduğunu, işbu fotoğraflardan da görüleceği üzere müvekkil şirkete ait aracın kaza yerinde kaçmış olduğu iddiasının asılsız olup kaza meydana geldikten sonra taraflar araçlarından inip kazanın her açıdan fotoğrafını çektiklerini, sonra da ertesi gün birbirlerine evraklarını verecekleri hususunda anlaştıklarını,
resimlerden de görüldüğü üzere müvekkil davacıya ait araç sürücüsünün kimliği ve aracın plakası açıkça orada olup ortada bir kaçma durumunun söz konusu olmadığını, fakat trafik polisleri tarafından sanki müvekkil şirkete ait araç şürücüsünün kaza mahallini terk etmiş gibi sadece ... ...'nın beyanları alınarak tutanak tutulmuş ve kazayı görmemelerine rağmen yine tek taraflı beyanlarla müvekkil şirket araç sürücüsünün kusurlu kabul edildiği,
bu sebeple de kaza tespit tutanağının usul ve yasaya aykırı olarak tutulduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçe genel şartlarının B.4. maddesinde zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiğini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 18/01/2011 tarih 2010/4885 Esas, 2011/89 Karar ile 03/05/2011 tarih 2010/10882 Esas, 2011/4211 karar sayılı kararlarında da bahsedildiği,
gerek Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçe genel şartlarıyla gerekse de Yargıtay Kararlarıyla da sabit olduğu üzere, kabul etmemekle birlikte bir an için müvekkil şirkete ait aracın olay yerinde kaçtığı gözetilse, olay yerini terk tek başına rücu hakkı sağlamayıp müvekkil şirket sürücüsünün aynı zamanda ehliyetsiz veya alkollü olduğunun da kanıtlanması gerekmekte olup işbu durumun ispat külfetinin de sigorta şirketine ait olduğunu, davacı tarafça bu husus ispatlanamamış olup tamamen farazi tutulan Kaza Tespit Tutanağına göre iş bu davanın açıldığını,
açıklanan nedenlerle haksız ve dayanaksız davanın reddi ile % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2020 tarih ve ... Esas, ...
Karar sayılı kararı ile; davalı sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebinin ... genel şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden olmadığının anlaşıldığı, buna göre, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebinin yukarıda (2) numarada belirtilen zorunlu hallerden olmadığı anlaşılmış ise de; yukarıda (1) numarada belirtilen ve rücu şartlarından bir olan ... genel şartları B.4/f bendi kapsamında meydana gelen trafik kazasının bedeni hasara neden olmaması,
kazanın maddi hasarlı olması ve davacı sigorta şirketinin rücu hakkı veren başka bir sebebin varlığı kanıtlanamadığından, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebi nedeniyle davacı sigorta şirketinin, dava dışı araç işletenine/sigortasına ödediği maddi hasar bedelini sigortalısına rücu hakkının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine, davacı tarafça icra takibine konu alacak için başlatılan takibin haksız ve kötü niyetli olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesine karar verilmiştir.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf talebi ile; yerel mahkeme, metnin asıl amacından uzaklaşarak hatalı ve kanunun lafzına da aykırı bir şekilde yorum yaptığını, ZMSS Genel Şartları B.4/f ile olay yeri terk hususunun engellenmeye çalışıldığı, şayet olay yeri terk edilirse bir kusur sebebi olarak sonuçlarına katlanılması gerektiği yönüne dikkat çekmeye çalışan bu düzenlemeden hareketle, bedeni hasar olmayan kazalarda, olay yerinin terk edilebileceği sonucunun çıkarılması akla ve mantığa sığmamakta, böyle bir düzenlemenin de metnin amacından uzaklaşarak hukuka aykırı olacağının ortada olduğunu,
söz konusu bentte bahsedilen "bedeni hasar" unsuru olay yerinin terk edilebileceği istisna halini açıklamak amacıyla kullanıldığını, yerel mahkeme davalının bedeni hasar veya can güvenliği sebebi olmaksızın olay yerini terk ettiğini tespit ettiği, yerel mahkeme davalının bedeni hasar veya can güvenliği sebebi olmaksızın olay yerini terk ettiğini tespit ettiğini, yine yerel mahkeme "... rücu şartlarından biri olan ZMSS genel şartları B.4/f bendi kapsamında meydana gelen trafik kazasının bedeni hasara neden olmaması..." durumunda olay yeri terkin rücu sebebi olmayacağını da iddia ettiğini,
mahkemece maddenin son derece hatalı bir şekilde yorumlandığını, söz konusu maddede "bedeni hasar, tedavi amaçlı ve can güvenliği" durumu istisna olarak kabul edilmiş olup söz konusu istisnai durumlarda ancak olay yerinin terk edilebileceği aksi takdirde olay yeri terkin rücu sebebi olacağının belirtildiğini, oysaki yerel mahkemenin tam tersi şekilde yorumlayıp bedeni hasarın olmadığını tespit ettiğini ve bedeni hasarın olmaması ve olay yeri terkten başka da maddeye dayanılmaması sebebiyle davanın reddine karar verdiğini, kaldı ki yerel mahkemenin rücu sebebi yönünden dosyayı bilirkişi incelemesinden geçirmemesi de eksiklik olduğunu,
madde hükmüne göre, bedensel zarara düçar olmamış ve can güvenliği sebebi ile uzaklaşma zorunluluğu olmayan kişiler yönünden "olay yeri terk" rücu sebebinin oluşacağı ve sigorta şirketlerinin bu durumlarda rücu hakkını kullanabileceğinin açık olduğunu, dolayısıyla açmış oldukları davada haklılıkları sabitken Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekte olup, kararın kaldırılması gerektiğini, öncelikle işbu dosya ile ilgili olarak başlatılan Adana 7.İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı dosyasında tehiri icra kararı verilmesini, Adana 2. Asliye Mahkemesi'nin ... E., ... K. Sayılı kararının kaldırılarak davanın kabulüne ve davalı tarafın itirazının iptaline, icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, ... Poliçesinden kaynaklı alacağın rücuen tazmini amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı sigortalıya ait ... plaka sayılı aracın, ... plaka sayılı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, bu kaza nedeniyle, sigortalı araç sürücüsünün kusurundan dolayı hasarlanan araç sahibine ödeme yapıldığı, yapılan bu ödemenin, sürücünün kaza yerini terk etmesi nedeniyle, davalı sigortalıya rücu şartlarının oluştuğunu, alacağın rücuen tahsili için yapılan icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı ise rücu şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ve işbu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava konusu ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde davalı adına kayıtlı olup, davacı sigorta şirketi nezdinde düzenlenmiş Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile kaza tarihini kapsar şekilde sigortalanmış olduğu ve meydana gelen kaza nedeniyle, hasarlanan ... plaka sayılı araç için davacı tarafından 8.048,00.TL ödendiği anlaşılmaktadır.
01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Genel Şartlarının " Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı B.4/f bendinde düzenlenen "f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde," hükmü yer almaktadır.
Buna göre, "bedeni hasar"a neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigorta şirketinin zarar gören 3. kişilere ödediği tazminatı sigortalısına rücu hakkı bulunmaktadır. Sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk etmişse olay yerini terk sebebinin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu bir hal sebebine dayanması gerektiği aşikardır.
... genel şartları B.4/f bendi kapsamında sigorta şirketinin sigortalısına rücu hakkının doğumu için iki sebebin bir arada bulunması gerekmektedir.
a)-Meydana gelen trafik kazasının "bedeni hasar"a neden olması gerektiği aşikardır.
Somut olayda; 02/08/2019 tarihinde düzenlenen kaza tespit tutanağı içeriğinden ve tüm dosya kapsamından, sigortalı aracın, ... plaka sayılı araca çarpmak suretiyle meydana gelen trafik kazasının maddi hasara neden olduğu, kazada bedeni hasarın sözkonusu olmadığı anlaşılmıştır.
b)-Rücu için gerekli olan ikinci sebep ise, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebinin ... genel şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden birine dayanması gerekmektedir.
Somut olayda, rücu şartlarından biri olan ... genel şartları B.4/f bendi kapsamında meydana gelen trafik kazasının bedeni hasara neden olmaması, kazanın maddi hasarlı olması nedeniyle, davacı sigorta şirketinin, dava dışı hak sahibine ödediği hasar bedelini sigortalısına rücu hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, sigortalı araç sürücüsünün kaza yerini terk nedenine dayalı olarak, davacı sigorta şirketinin, dava dışı hak sahibine ödediği maddi hasar bedelini sigortalısına rücu hakkının bulunmadığı, bu nedenle, ilk derece mahkemesince verilen davanın reddine dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/515, K. 2024/45, 22 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama