KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2025
- Dosya no
- 2022/1603
- Karar no
- 2025/2617
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/05/2022
- Numarası
- 2021/... Esas ve 2022/... Karar
- Davacı
- ... -... ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... -...
Karar Metni
1.777 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
... VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU
Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 08/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/12/2025
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/05/2022 tarih, 2021/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı tarafından Adana 4. İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayalı dosyası ile 21/01/2011 tarihli sözleşme başlıklı belge dayanarak gösterilerek ilamsız icra başlatıldığını, sözleşmenin ... ile .... Muh. San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti arasında akdedildiğini, ....
Müh...şirketi adına şirketin genel müdürü olarak ...'ın imzaladığını, sözleşme üzerinden dava dışı ....şirketinin kaşesinin de bulunduğunu, müvekkilinin 5 yıl süreli olarak dava dışı şirketi münferiden imzası ile temsil ve ilzama yetkili kılındığını, müvekkilinin sözleşmeyi şirket adına imzaladığını, böyle bir borçtan sorumlu tutulamayacağını fazlaya dair tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile takibin yargılama süresince tedbiren durdurulmasına, Adana 4. İcra Müdürlüğünün 2020/...
Esas sayılı takip dosyasından borçlu olmadığının tespitine, %20'den az olmamak şartı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu eseri tamamlayıp davacı iş sahibine teslim ettiğini, davacının eser sözleşmesinde taraf olmadığını ve sözleşmedeki yükümlülüklerin ....şirketine ait olduğunu iddia etse de şirket kaşesinin olduğu iddia edilen baskının davacının imzasından sonra işlendiğini, ezcümle imzanın üzerindeki bilgilerde şirketin kimliğinin tam ve yeterli açıklıkta olmadığını, şirket temsilcisinin şahsen sorumlu olabilmesi için şirket kaşesi dışında ayrı bir imzasının bulunmasının yeterli olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/05/2022 tarih, 2021/... Esas ve 2022/...
Karar sayılı kararında, sözleşme altında dava dışı şirketin ünvanının altında davacının genel müdür olarak isim ve imzasının bulunduğunu, belge içeriğinden borcun şirket adına doğduğu ve sözleşmenin şirket adına davacı tarafından imzalandığının sabit olduğunu, ticaret sicil kaydından anlaşıldığı üzere davacının şirketi münferiden temsile yetkisinin bulunduğunu, takibe konu iş bu sözleşmenin senet vasfına haiz olmadığını, adi belge niteliğinde olduğunu, kaşe dışına atılan imzanın davacının şahsi sorumluluğunu doğurmadığı anlaşılmakla,
takibe konu sözleşmeden şirketin sorumlu olduğu davacının şahsi sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varılarak davanın kabulüne, davalının kötü niyet tazminat talebinin takibin kötü niyetli olarak başlatıldığına dair delil bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Yerel Mahkeme, taraflar arasındaki sözleşme içeriğinden, davacının sözleşmeden şahsi olarak sorumlu olmadığının belli olduğunu belirttiğini, oysaki Yerel Mahkemenin, tıpkı zamanaşımı iddialarını reddederken dayandığı usûli ve teknik hükümler gibi taraflar arasındaki sözleşmeyi de usûli ve teknik hükümler çerçevesinde irdelemesi gerektiğini, aksi durumun, kanun dışılık gibi bir sonuca mahâl verme riski olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede bulunan ve şirket kaşesi olduğu iddia edilen baskı, davacının imzasından sonra işlendiğini, imza atıldıktan sonra yazılan beyanlar ile dercedilen kaşeler, imza sahibine atfedilemeyeceğini,
işbu durumda imza sahibi imzasından önceki beyanlardan şahsen sorumlu olduğunu, sözleşmede, her ne kadar şirket genel müdürü sıfatı yer almakta olsa da ; imza edilen bilgilerde, ezcümle imzanın üzerindeki bilgilerde şirket kimliği tam ve yeterli açıklıkta olduğunu, aksi durumda bile olsa, davacı aval veren olarak kabul edileceğini, TTK 702 uyarınca aval veren kişi, taahhüt altına giren kişi gibi sorumlu olacağını, kaldı ki,
Ankara Ticaret Odasından gönderilen cevâbi yazıda görüleceği üzere davacının genel müdürü ve tek ortağı olduğu ve işbu dava ile sorumluluğundan kurtulamaya çalıştığı şirket iflas hâlinde olup 11.H.D.’nin 2019/8840 esas sayılı kararında da belirtildiği üzere 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 2. maddesi gereğince,
dava konusu olaya da uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesi göndermesi nedeniyle aynı Kanunun anonim şirketlerin yönetici ve denetçilerinin sorumluluğuna ilişkin hükümleri uyarınca yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen limited şirket müdürleri, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu olduğunu, ayrıca, zaten, davacı taraf, Adana 4. İcra Müdürlüğünün 2012/... esas sayılı dosyasına yaptığı 13/07/2012 tarihli itiraz ile, İcra dairesinin yetkisine itiraz ederken, gerek şirket yetkilisi gerekse şahsi olarak,
takibe konu borcu kabul ettiğini belirttiğini, açıklanan nedenlerle. Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 2021/ ... Esas, 2022/... karar sayılı hükmün bozulmasını talep etmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra takibi kötü niyetli başlatıldığından kararın kaldırılarak % 20 den aşağı olmamak üzere davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi, mahkemece takdir edilen vekalet ücretinin kaldırılarak nispi vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/05/2022 tarih, 2021/... Esas ve 2022/... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından, davalı tarafından davacı ve dava dışı şirket hakkında icra takibi yapıldığı, icra takibin davacı yönünden kesinleştiği, dava dışı şirket yönünden takibe itiraz edildiği, şirket yönünden açılan itirazın iptali davasının kesinleştiği, 21.01.2011 tarihli sözleşmenin dava dışı şirket ile davalı arasında yapıldığı, dava dışı şirketin genel müdürü olarak davacı tarafından imzalandığı, şirket adına atılan imzaya istinaden davacının şahsen sorumlu tutulamayacağını belirterek davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiş, davalı vekili davacının şahsen sorumlu olduğu, icra takibine itiraz edilirken şahsi olarak borcun kabul edildiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ve işbu karara karşı davalı vekilince ve katılma yoluyla davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Adana 4. İcra Müdürlüğü'nün 2012/... E.sayılı dosyasında alacaklı/davalı ... tarafından borçlu/davacı ... ve dava dışı .... Ltd. Şti. Hakkında genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı takip dayanağı olarak 21/01/2011 tarihli sözleşmenin gösterildiği, takibe dava dışı ... Ltd.Şti tarafından itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu, itirazın iptali için alacaklı/davalı ... tarafından Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/... esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığı yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabule karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiği, Adana 4. İcra Müdürlüğü'nün 2012/... E. Sayılı dosyasının yenilerek 2020/... E. yeni esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davalı tarafından davacı ve dava dışı .... Ltd. Şti. hakkında 21/01/2011 tarihli sözleşmeye istinaden takip başlatıldığı, anılan sözleşmenin " ...'a firmamız ...?Ankara Tel: +90 312... adresinde ikamet eden ... Müh. San. İç ve Dış Tic. Ltd.Şti.
Adına Libya?...Bankası projesinin alınma safhasında yapmış olduğu işler karşılığı 15000$ ( Onbeşbin Amerikan Doları) ödenecektir...." şeklinde düzenlendiği, sözleşmede dava dışı şirketin ünvanının altında davacının genel müdür sıfatı ile isim ve imzasının bulunduğu, sözleşmenin şirket adına davacı tarafından imzalandığı, sözleşmede davacının şahsi olarak borçtan sorumlu olduğuna ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, dava ve takip konusu sözleşmenin kambiyo vasfında olmadığı bu nedenle aval veren hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı,
icra takip dosyasında sunulan borca itiraz dilekçelerinde borcun davacı tarafından kabul edildiğine dair herhangi bir beyan bulunmadığı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda menfi tespit davasına ilişkin bir zamanaşımı süresi öngörülmediği dolayasıyla takip devam ettiği sürece menfi tespit davasının açılabileceği, 2004 sayılı İİK'nın 72/5 maddesi uyarınca menfi tespit davasının borçlu lehine neticelenmesi halinde borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, borçlunun talebi üzerine,
borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verileceği düzenlemesinin yer aldığı, eldeki davada davalı alacaklının kötü niyetli olarak takip başlattığının ispatlanamadığı, sonuç olarak ilk derece mahkemesince davanın kabulü ile davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf sebebinin incelenmesinde; Yabancı para veya yabancı paranın Türk Lirası karşılığının tahsili amacıyla açılan davalarda vekalet ücreti yabancı paranın dava açıldığı tarihteki Türk Lirası karşılığına göre ancak hüküm tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınarak takdir edilmesi gerektiği, mahkemece takip miktarı olan 16.603,33 USD 'nin dava tarihindeki Türk Lirası Karşılığı olan ( 1 USD =8,65 TL) 143.618,80 TL üzerinden kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine karar verilmesinin yerinde olmadığı davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; İlk derece mahkemesince verilen hükümde hata edilmiş olması dosya kapsamı itibariyle yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nun 353. maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesine kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1603, K. 2025/2617, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama