KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1613 - 2025/2395
- Dosya no
- 2022/1613
- Karar no
- 2025/2395
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/04/2022
- Numarası
- 2019/... Esas 2022/... Karar
- Davacılar
- 1-... -
Karar Metni
1.702 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
2-... - 3-... - VEKİLİ : Av.
DAVALI : ... BANKASI A.Ş -
VEKİLLERİ : Av.
DAVANIN KONUSU
Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 21/11/2025
YAZIM TARİHİ : 21/11/2025
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2022 tarih ve 2019/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davalı banka ile asıl borçlu ... ve ... Şirketi arasında 24/03/2014 tarihinde 1.000.000,00.TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, işbu kredi sözleşmesini şirket hissedarları olan müvekkillerinin müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, bu sözleşmenin imzalanması sırasında ve bu sözleşmenin eki olarak asıl borçlu sıfatı ile şirkete, kefil sıfatıyla ise hissedarlar olan müvekkillerine Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2018/...
Esas sayılı dosyasında takibe konu bononun imzalatıldığını, bu işlemlerden sonra borçlu şirkete sözleşme kapsamında bir takım ticari krediler kullandırıldığını, müvekkillerinden ...'nın 17/03/2015 tarihinde şirketteki hissesinin tamamını diğer ortak ...'ya devrettiğini, akabinde diğer müvekkilleri ... ve ...'nun da şirketteki hisselerinin tamamını 13/01/2016 tarihinde diğer hissedar ...'ya devrettiğini ve tüm bu devirlerin ve kefaletten vazgeçtiklerinin davalı bankaya bildirildiğini,
bu bildirim sonrasında bankanın kefaletin kaldırılması şartı saydığı riskin kapatılarak hesap bakiyesinin sıfırlandığını ve bu çerçevede 31/03/2016 tarihi itibariyle müvekkillerinin kefalet riskinin sona erdiğini, 31/03/2016 tarihi itibariyle bono bedelinin ödendiğini ve bononun bedelsiz kaldığını, 31/03/2016 tarihinden 21/02/2018 tarihine kadar borçlu şirket ile davalı banka arasında hiçbir hesap hareketi yahut borçlandırıcı bir işlem bulunmadığını, 21/02/2018 tarihinde firma ile bankanın yeni bir genel kredi sözleşmesi imzaladığını ve bu sözleşme kapsamında yeni krediler kullandırıldığını,
bu sözleşmede müvekkillerinin aslen yahut kefaleten taraf sıfatlarının bulunmadığını, 24/03/2014 tarihli genel kredi sözleşmesinin ise daha önce tasfiye edildiğini, bu kredilerin vadesinde ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ve borcun ödenmesi hususunda müvekkillerine ihtarname gönderildiğini ve toplam 1.000.030,39.TL borcun 1 gün içerisinde ödenmesi ve çek yapraklarının iadesinin yapılmaması halinde yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, bu ihtarnamede icra dosyasına konu senetten hiç bahsetmemesine rağmen Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2018/...
Esas sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip yoluna başvurduğunu, 24/03/2014 tarihinde imzalatılan sözleşme ile birlikte alınan ve bedeli ödenen bononun, müvekkillerinin hiçbir sorumluluğu ve taraf sıfatının bulunmadığı 21/02/2018 tarihli genel kredi sözleşmesinin borcuna karşılık işbu kredi sözleşmesinden sonra takibe konulduğunu, oysaki müvekkillerinin 21/02/2018 tarihli kredi ile hiçbir ilgilerinin bulunmadığını, bononun dayanak verildiği kredi borçlarının tamamının kapatıldığını, takibe konu borcun 21/02/2018 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerden kaynaklandığını belirterek,
müvekkillerinin Adana 5.İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyasında takibe konu senetten dolayı toplam 975.021,13.TL borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline ve davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına ve yine alacağın %10'u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacıların iddialarının tamamının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, tamamıyla alacağın tahsilini geciktirme ve takibi sürüncemede bırakmak amacını taşıdığını, Adana 5. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan takibe konu senedin, kayıtsız şartsız T.C.
Zıraat Bankası A.Ş. veyahut emrühavalesine 1.000.000,00.TL bedeli ödeme vaadi içeren 24/03/2014 düzenleme tarihli 18/09/2018 vade tarihli bono olduğunu, TTK'nun 776.maddesi uyarınca takibe konu senedin kambiyo senedi vasfında olduğunu, bu senede ilişkin taraflarca yapılmış bir ödeme bulunmadığını, davacıların kefaletinin süre ile sınırlı olmadığını, senet sebepten mücerret olmakla davacıların şirket ortaklığından ayrılmaları ya da kefaletten caydıklarını bildirmelerinin kefaleti sona erdirmeyeceğini belirterek,
davanın reddi ile davacıların takibi sürüncemede bırakmak istemeleri nedeniyle aleyhlerine %20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2022 tarih ve 2019/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı ile. 24/03/2014 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerin tamamının geri ödendiği, bu sözleşme nedeniyle davacı kefillerin sorumlu tutulabileceği herhangi bir borç tespit edilemediğinden, davaya konu 24/03/2014 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli teminat senedinin bedelsiz kaldığı, davacı banka daha sonra dava dışı ... ve ... İnş. Ür. Ltd.
Şti. ile 22/02/2018 tarihinde 1.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmede davacıların kefil olarak imzaları bulunmadığı, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, dava dışı ... ve ... İnş. Ür. Ltd.
Şti.'nin borcunun tamamının 22/02/2018 tarihli ve davacıların kefaletinin bulunmadığı kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerden kaynaklandığı anlaşıldığından davacıların menfi tespit davasının kabulüne, davalı, davaya konu bono nedeniyle davacılar hakkında takip yaparken kendi kayıtlarından kolaylıkla kefil olan davacıların kefaletten kaynaklanan ve teminat olarak verdikleri bono nedeniyle borçlarının bulunmadığını bilebilecek olması nedeniyle, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu kabul edilerek,
haksızlığı anlaşılan takibe konu alacağın %20 si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf talebi ile. Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesince tesis edilen kararda '...Kredi sözleşmesi ile davaya konu bononun keşide tarihleri ile limitlerinin aynı olması nedeniyle , davaya konu bononun kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiği' kabul edildiğini, HGK 20/06/2001 tarih ...
Karar sayılı kararında : '...takip konusu senet arkasında 'işbu senet teminattır' biçimindeki açıklama neyin teminatı olduğunu açıkça belirtmediğinden anılan senedin teminat senedi olduğunun kabulüne yeterli olmadığını, yerleşik içtihatlara göre takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiası hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanabilir olduğunu, bir senedin teminat olarak verildiğinin kabulü için sözleşmenin takip konusu senede tarih, miktar bilgilerini de içerecek şekilde açıkça atıf yapması gerektiğini, kredi sözleşmesinde,
takibe konu bononun alındığı ile ilgili bir hüküm bulunmamakla birlikte takip konusu senet, teminat senedi olmadığını, senedin üzerinde açıkça teminat senedi olduğunun belirtilmemesi ve genel kredi sözleşmelerinde de senede yapılmış açıkça bir atıf olmadığından senedin teminat senedi olmadığını, müvekkili bankanın alacağının tahsilini teminen Adana 5. İcra Müdürlüğü’nün 2018/...
Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konu senet; kayıtsız şartsız...
Bankası A.Ş. veyahut emrühavalesine 1.000.000,00.TL bedeli ödeme vaadi içeren, 24.03.2014 düzenleme tarihli, vadesi 18.09.2018 tarihi olan bono olduğunu, takibe konu senedin sebepten mücerretliği sebebiyle borcun sebebinin genel kredi sözleşmeleriyle ilişkilendirmesi ve senedin düzenlenme tarihinden sonra dava dışı borçlu şirketle yapılan sözleşmede davacıların kefaletinin bulunmadığını iddialarının dinlenemeyeceğini, takibe konu ettiğimiz senede ilişkin taraflarca yapılmış bir ödeme bulunmadığını, davacı ...'nın şirket ortaklığından 18.01.2016 tarihinde ayrıldığını bu tarihten sonra şirketin borçlarından sorumlu olmadığının belirtildiğini,
bu iddiaların yersiz olup, söz konusu icra takibi kambiyo senedine bağlı olduğunu, davacıların kefaleti süre ile sınırlı olmadığını, senet sebepten mücerret olmakla davacının şirket ortaklığından ayrılması ya da kefaletten caydığını bildirmesi ile kefaleti sona ermeyeceğini, davacıların imza inkarında bulunmayıp, yalnızca bononun bedelsiz kaldığını iddia ettiklerinden bu husus davacı taraflarca ispatlanması gerektiğini, senedin bedelsiz kaldığına ilişkin ise hiçbir delil sunulamamıştır zira banka alacağının devam ettiğini, takibe konu borcun sebebi kambiyo senedi olduğunu, senedin bedelsiz kaldığını, ödendiğini ispatlayamadığını,
borcun dava dışı asıl borçlu tarafından ödendiği yönündeki iddialarını kabul edilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca mahkemece davacı lehine kötü niyet tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bu nedenlerle; tehiri icra talebinin kabul edilerek istinaf süreci sonuçlanıncaya kadar mahkeme kararının icrasının geriye bırakılmasına, Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2022 tarihli 2019/... Esas 2022/...
Karar sayılı davanın kabulüne ilişkin kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/... Esas, 2022/... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı, HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava; menfi tespit talebine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiş olup karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı ile dava dışı ... ve ... İnş. Ür. Ltd.
Şti. arasında 1.000.000,00 TL limitli 24/03/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeyi davacıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, ayrıca aynı tarihli 1.000.000,00 TL bedelli bonoyu davacıların avalist sıfatıyla imzaladıkları, mahkemece alınan bilirkişi raporları doğrultusunda 24/03/2014 tarihli 1.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında açılmış tüm kredilerin tamamının geri ödendiği, bu sözleşme nedeniyle davacı kefillerin sorumlu tutulabileceği herhangi bir borç tespit edilemediği, söz konusu GKS'nin tutarı ve tarihi ile senedin tutarı ve düzenleme tarihinin aynı olduğu,
bonodaki lehtarın GKS'yi düzenleyen davalı olması ve GKS'yi imzalayan banka ve kefillerin aynı olduğu, bononun GKS ile kullandırılan kredinin teminatı olduğunun bu sebeplerle anlaşıldığı, bu GKS'den kaynaklı borç kalmadığından davaya konu 24/03/2014 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli teminat senedinin bedelsiz kaldığı, davacı banka ile daha sonra dava dışı asıl borçlu ... ve ... İnş. Ür. Ltd.
Şti. ile 22/02/2018 tarihinde 1.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmede davacıların kefil olarak imzaları bulunmadığı, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, dava dışı ... ve ... İnş. Ür. Ltd.
Şti.'nin borcunun tamamının 22/02/2018 tarihli ve davacıların kefaletinin bulunmadığı kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerden kaynaklandığı anlaşıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, esasen bedelsiz kaldığı anlaşılan senedi takibe koyan davalının kötü niyetli olduğu sonucuna varılarak mahkemece davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin de doğru olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1613, K. 2025/2395, 21 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama