KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi : 2 -... - Tck No: , : 3 -... -tck No: , : 4 -... Ulus.taş.lojistik Hiz.gıda Turizm Otelcilik Jeotermal Ve Tic.aş.
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1934 - 2025/2250
- Dosya no
- 2022/1934
- Karar no
- 2025/2250
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/04/2022
- Numarası
- 2017/277 Esas, 2022/436 Karar
- Davacı
- ... BANKASI ANONİM ŞİRKETİ -
- Vekilleri
- Av.
- Davalı
- 1 -... - TCK NO: ,
- Vekili
- Av.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- İstinaf kararının karar tarihi
- 31/10/2025
- Yazım tarihi
- 31/10/2025
Karar Metni
1.815 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/277 esas ve 2022/436 karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... Şubesi ile dava dışı ... Otom. ... Ltd. Şti. arasında, davalıların müteselsil kefaletleri ile nakit ve gayri nakit kredi sözleşmeleri imzalandığını, iş bu kredi borçlarının geri ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edilerek asıl kredi borçlusuna ihtarname gönderildiğini, ancak yapılan ihtara rağmen borç ödenmediğinden müvekkili tarafından davalılar aleyhine ...
İcra Müdürlüğü'nün 2016/113240 esas sayılı dosyasından toplam 3.712.572,60.TL nakdi ve ayrıca müvekkili bankaca kredi borçlusuna teslim edilen çekler nedeniyle bankaca ödenmesi garanti edilen bedeller nedeniyle gayri nakdi alacağın tahsili amacıyla haciz yolu ile icra takibine geçildiğini, ancak davalıların borca ve icra müdürlüğünün yetkisine itirazı üzerine takibin durduğunu, oysaki yetki itirazının HMK'nin 10, 7/1 ve 14/1. maddeleri ile İİK'nin 261/1.maddesine aykırı olmakla reddi gerektiğini, ayrıca takipte talep edilen faiz oranlarının sözleşme hükümlerine ve yasaya uygun olarak tespit edildiğini,
davalıların takip konusu kredi sözleşmesine müteselsil kefil olmaları ve iş bu müteselsil kefalet nedeniyle olan borçların teminatsız olması nedeniyle alacağın tahsilini teminen yapılan takibin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davalı borçluların ...
İcra Müdürlüğü'nün 2016/113240 esas sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların itirazlarında haksız olmaları nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmelerine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu takibin ...'da açıldığını, davacı taraf kredinin ...'da kullandırıldığını ileri sürmüş ise de davacının yanıltıcı beyanda bulunduğunu, sözleşmenin ...'da düzenlendiğini, bu nedenle yetki itirazında bulunduğunu, ayrıca davacı bankadan kullanılan kredi için imza attığını, imza attığı kredinin ödendiğini, asıl borçlunun daha sonra davacı banka ile yeni bir kredi için yeni Genel Kredi Sözleşmesi imzaladığını, son yapılan kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığını, sonradan kullandırılan bu kredi nedeniyle sorumluluğunun olmadığını,
ayrıca teminat altına alınmış alacak için teminat paraya çevrilmeden kefil aleyhine takip yapılmasının da usule aykırı olduğunu, alınan kefaletin usul ve yasaya aykırı olarak alınmış olup, el yazısı ile alınmadığını ve eşinin rızasının da alınmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle. 13/01/2022 tarihli bilirkişi kurulu ek raporuna göre, taleple sınırlı olarak davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalılardan 3.510.155,00.TL (Davalılar ... ve ... ... A.Ş. yönünden 109.015,44.TL ile sınırlı olarak) asıl alacak, takip tarihinden önce yapılmış olan 2.413,53.TL'lik tahsilatın TBK'nin 100.maddesi uyarınca işlemiş faizden düşülmesi sonucu 181.530,86.TL (Davalılar ... ve ... ...
A.Ş. yönünden 3.749,86.TL ile sınırlı olarak) işlemiş faiz, 9.197,221.TL (Davalılar ... ve ... ... A.Ş. yönünden 187,49.TL ile sınırlı olarak) BSMV olmak üzere toplam 3.700.883,08.TL (Davalılar ... ve ... ...
A.Ş. yönünden 112.952,79.TL ile sınırlı olarak) alacaklı olduğu gerekçesi ile bu miktarlar üzerinden itirazın iptaline, taraflar arasındaki sözleşmenin, 10.9 maddesi dikkate alınarak çek garanti tutarının ve teminat mektuplarının depo talebinde, asıl borçlu ile birlikte kefillerin de sorumlu olacağından, 03/03/2015 tarihli teminat mektubu bedeli olan 4.600,00.TL'nin depo edilmesi talebinin kabulü ile 4.600,00.TL'nin davacı bankada açılacak faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmek üzere davalılardan tahsili yönünde itirazın iptaline,
ancak davalılara teslim edilen ve iade edilmeyen 6 adet çek nedeni ile toplam 7.740,00.TL çek garanti tutarı bedelinin depo edilmesi talebinin, bu çeklerin basım tarihlerinin 22/01/2016 olması nedeniyle 22/01/2021 tarihi itibariyle bankanın yasal yükümlülüğü kalmadığından, bu talebin konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalıların itirazlarının haksız ve alacağın likit olması dikkate alınarak, davalılar hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan krediler nedeni ile müvekkili bankanın alacaklı olduğunu, bilirkişi raporunun esas alınarak verilen kararın yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından hesap kat ihtarına konu alacak tespitinin hatalı olduğunu, borçluların çeklere ilişkin ödeme yükümlülüklerinin dava tarihi itibari ile devam ettiğinden iş bu dava konusu edilmesinde müvekkili bankanın hukuki yararının mevcut olduğunu, taleple bağlılık prensibinde icra takibinde talep edilen toplam alacağın dikkate alınması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili banka ile dava dışı ... Otomotiv ... Ltd.
Şti. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden adı geçen şirkete nakdi ve gayri nakdi krediler kullandırıldığını, davalıların da iş bu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, sözleşmeye istinaden kullandırılan kredilerden kaynaklı borçların hesap kat ihtarına rağmen ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiş olup, davalılar ise, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. ... İcra Müdürlüğü'nün 2016/113240 Esas sayılı takip dosyasında alacaklı ... Bankası A.Ş. tarafından borçlular ..., ..., ... ve ... ... A.Ş. aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının kredi sözleşmesi, ihtarname ve hesap özeti olarak belirtildiği, takipte nakdi alacak ile birlikte çek ve teminat mektubuna ilişkin gayrinakdi alacak taleplerinde bulunulduğu ve borçluların süresinde takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Somut olayda davacı bankanın ... ... Şubesi ile dava dışı ... Otomotiv ... Ltd.
Şti. arasında 17/03/2011 tarihli ve 10.000.000,00.TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi ile 07/10/2013 tarihli ve 5.000.000,00.TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalıların da işbu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıkları, kefaletlerin geçerli olduğu, bu kapsamda davacı banka tarafından davalı şirkete ticari kredi, çek koçanı ve teminat mektubu kullandırıldığı, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine 29/09/2016 tarihinde hesabın kat edildiği ve toplam 3.527.250,83.TL borcun ödenmesinin ve gayri nakdi alacakların depo edilmesinin talep edildiği,
ilk derece mahkemesince, takibe ve davaya dayanak teşkil eden Genel Kredi Sözleşmesi, hesap kat ihtarlarının incelenmesi suretiyle alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda icra takip tarihi itibari ile bankanın ticari kredilerden kaynaklı alacaklı olduğu miktarların belirlendiği, mahkemece hükme esas alınan ve Dairemizce de benimsenen bilirkişi rapor ve ek raporunun açık, denetime elverişli, dosya kapsamına ve Kredi Genel Sözleşmesi hükümlerine uygun olduğu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada ve esas alınan faiz oranlarında her hangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı,
ilk derece mahkemesince bilirkişi raporu esas alınıp davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kamu düzenine aykırılık yönünden yapılan incelemede;
Davalı ... vekilinin 16/08/2024 tarihli dilekçesi ile icra müdürlüğüne başvurarak müvekkilinin icra takibine yönelik itirazından feragat ettiğini, ayrıca davacı taraftan her hangi bir yargılama gideri, tazminat gibi hak ve alacak taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Dava tarihi itibarıyla, yasal süre içerisinde ödeme emrine itiraz edilmiş olmasına ilişkin itirazın iptali davasının dava şartı gerçekleşmiştir. Karar tarihinden sonra ise, davalı ... vekili tarafından icra müdürlüğüne başvurularak dava konusu takip dosyasına yapılan itirazdan feragat edildiği, bu sebeple adı geçen davalı yönünden eldeki itirazın iptali davasının konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, karar tarihinden sonra davalı ... yönünden davanın konusuz kaldığı gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının resen kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve adı geçen davalı yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ancak dava açılmasına sebebiyet verildiğinden adı geçen davalının yargılama harç ve giderlerinden sorumlu tutulmasına dair karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1934, K. 2025/2250, 31 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama