KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/252 - 2025/191
- Dosya no
- 2022/252
- Karar no
- 2025/191
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/10/2021
- Numarası
- 2018/117 ESAS 2021/757 KARAR
- Davacı
- ... - Feke/ ADANA
- Vekili
- Av. ...- Seyhan/ADANA
- Davalı
- ... BANKASI ANONİM ŞİRKETİ-İmamoğlu Şubesi
- Vekili
- Av. ...- Seyhan/ADANA
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- İstinaf kararının karar tarihi
- 06/02/2025
- Karar yazım tarihi
- 06/02/2025
Karar Metni
1.525 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/117 esas 2021/757 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı banka tarafından Adana 1.İcra Müdürlüğü’nün 2017/10640 esas sayılı dosyasından Kozan Tapu Sicil Müdürlüğü’nün 09.09.2014 tarihli ve 7851 Yevmiyeli İpotek Akti ile 06.10.2010 tarihli ihtarnameye istinaden takip açıldığını, müvekkili ile davalı banka arasında kredi ilişkisi kurulmadığını, müvekkilinin imzası ile asaleten ya da kefaleten kredi tesis edildiğini, müvekkili ile alakası olmayan kredi sözleşmesinden dolayı kefil sıfatı ile ihtarname keşide edilmiş ve iş bu ihtarname esas alınarak icra takibi başlatıldığını,
davalı bankanın icra dosyasına sunmuş olduğu Genel Kredi Sözleşmesi'nde müvekkili ile alakalı herhangi bir yükümlülük, imza vs. bulunmadığını belirterek, öncelikle kötüniyetle açılan takibin durdurulmasını, akabinde iptalini, Adana 1.İcra Müdürlüğü’nün 2017/10640 esas sayılı dosyasına dayanak teşkil eden genel kredi sözleşmesinden dolayı ve müvekkilin takip tarihi itibariyle mevcut bir borcunun bulunmaması dikkate alınarak müvekkilin borçlu olmadığının tespitini,
borçlu olmadığı açık bir şekilde ortada bulunan müvekkile karşı haksız takip başlatan davalı bankanın %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, öncelikle incelenen belgelerle davacı arasında bir bağlantı kurulamadığını, bu belgelerin davacı ile ilgisinin olmadığını, ancak müvekkili ile davacının arasında gerçekleşen bir sözleşme ilişkisinin olup olmadığının ve sürece dahil edilme sebebinin savcılık dosyası neticesinde anlaşılacağından, bu dosyanın neticesinin beklenmesini ve ceza dosyası neticesine göre davacının haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Yerel mahkemece verilen karar ile; " davanın kabulü ile, Adana 1.İcra Müdürlüğü'nün 2017/10640 sesa sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen 12/12/2014 tarihli 250.000,00.TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinden ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, İcra İflas Kanunu'nun 72/5. maddesi hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması halinde, istem varsa, davacı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir.
Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup ispat yükü takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nın üzerindedir. Davalının kötüniyetli olduğu davacı tarafça ispat edilemediğinden davacının tazminat talebinin reddine" şeklinde karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; müvekkilinin davalı banka ile asaleten ve kefaleten herhangi bir kredi ilişkisi olmadığını, banka ile hiçbir illiyet bağı olmayan müvekkilinin takipte borçlu olarak gösterilmesi hukuka uygun bir işlem olmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından savcılık dosyasına konu olmuş bir kredi sözleşmesine istinaden açılmış takipte davalı alacaklının kötü niyetli olduğunu ispat edemediklerine dair karar verilmesinin yerinde olmadığını, davalı banka tarafından müvekkili aleyhine 2 kez haksız icra takibi başlatıldığını belirterek,
kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini , ilk derece mahkemesi kararının kötü niyet tazminatının reddine yönelik kararının kaldırılarak, davalı tarafa % 20' den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve beyan etmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; İmamoğlu C.Başsavcılığı'nın 2016/258 esas sayılı soruşturma dosyasının sonucunun beklenilmesi gerektiğini, davacının borçlu olmadığının tespitini talep ettiği takip dosyasına konu kredilerin bir kısmının davacı hesabına aktarıldığı hususundaki beyanları üzerinde durulmadan, araştırma yapılmadan ve soruşturma dosyasının neticesi beklenilmeden karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalı bankanın Adana 1.İcra Müdürlüğü’nün 2017/10640 Sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlattığı takibin dayanağı olan Kozan Tapu Sicil Müdürlüğü’nün 09.09.2014 tarihli ve 7851 Yevmiyeli İpotek Akti ile bir ilgisi bulunmadığı, davalı Banka ile asaleten ya da kefil sıfatıyla imzaladığı kredi sözleşmesi olmadığı gibi, ipotek tesis edilen taşınmazın maliki de olmadığı, davalı bankaya herhangi bir borcu bulunmadığı iddia edilmiş, davalı ise, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin olup olmadığı hususunda soruşturma bulunduğunu, soruşturma dosyanın sonucunun beklenerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne ve davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Adana 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/10640 sayılı takip dosyası ile davalı ... Bankası A. Ş tarafından, davacı ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının Kozan İlçesi, Aslanlı Mah. ... Parsel, ... Parsel, ... Parsel, ... Parsel ve ... Parsel sayılı taşınmazlara ilişkin Kozan Tapu Sicil Müdürlüğü 09/09/2014 tarihli ve 7851 yevmiyeli ipotek akdi ile 06/10/2016 tarihli ihtarname olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamından, davalı bankanın İmamoğlu şubesi ile dava dışı ... arasında imzalanan 08.09.2014 tarih, 300.000,00.TL limitli ve 19.12.2014 tarih ve limit yer almayan Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında, kefalet ve ipotek teminatıyla, kredi müşterisine 200.000,00.TL arazi alım kredisi kullandırıldığı, davacının sözleşmede kefil olmadığı, kredinin teminatına ipotek veren sıfatı da bulunmadığı, davacının ipotekli taşınmazın maliki de olmadığı, sonuç itibarıyla takip konusu borç ile hiç bir ilgisinin bulunmadığı,
davalı banka tarafından, davacıdan, takip dosyası ve davaya konu kredi sözleşmesi kapsamında alacaklı olduğuna dair iddianın ispat edilemediği, davalı tarafından ... tarafından kullanılan kredinin bir kısmının, davacının hesabına aktarıldığı belirtilerek, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığının tespiti açısından soruşturma dosyasının sonucunun beklenmesi talep edilmiş ise de, takip konusu alacağın varlığı hususunda ispat yükünün davalı bankada olduğu, dava konusu kredi sözleşmeleri, tapu kaydı ve ipotek belgesi dikkate alındığında, davacının, takip konusu borçla bir ilgisi bulunmadığı,
çekilen kredinin davacının hesabına aktarılmış olmasının, ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle başlatılan takibin konusu oluşturmayacağı, bu nedenle, soruşturma dosyasının sonucunun beklenmemiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebin yerinde olmadığı, ancak, mahkemece, davalının takip başlatmakta kötüniyetli olduğu davacı tarafça ispat edilemediğinden,
davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş ise de, davalı bankanın takip başlatmakta haksız olduğu gibi, takibin dayanağı kredi sözleşmelerinde ve ipotek belgesinde davacının imzasının bulunmadığını bilebilecek durumda olması nedeniyle, takipte kötüniyetli olduğunun kabul edilerek, davacının kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekirken, mahkemece, yazılı gerekçe ile davacının bu yöndeki talebinin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile davacının Adana 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/10640 sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen 12/12/2014 tarihli 250.000,00.TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinden ve İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Yapılan İcra Takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve İİK'nun 72/5 maddesi gereğince yasal şartları oluştuğundan 275.303,96.TL üzerinden %20 oranında (55.060,79) kötüniyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/252, K. 2025/191, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama