KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 3-...ANONİM Şirketi, 4-... Anonim Şirketi,
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2026
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2636 - 2026/214
- Dosya no
- 2022/2636
- Karar no
- 2026/214
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/06/2022
- Numarası
- 2020/... Esas, 2022/... Karar
- Davacı
- ...ANONİM ŞİRKETİ -
- Vekili
- Av.
- Davalılar
- 1-... -
- 2-... - tck no
- —
- 5-... -tck no
- —
- Vekili
- Av.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- İstinaf kararının karar tarihi
- 02/02/2026
- Yazım tarihi
- 02/02/2026
Karar Metni
1.972 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... esas ve 2022/... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka nezdinde kredi borçlusu ... A.Ş. lehine kredi hesapları açıldığını ve kredi kullandırıldığını, ..., ...
İnşaat..A.Ş, ... ve ...'in de hesap kat ihtarına konu kredi borçlarına müteselsil kefil olduklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesapları kat edilerek borcun ödenmesi gerektiği hususlarını içerir hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarnamenin tebliğine rağmen tanınan süre içerisinde borç ödenmediğinden borçlular hakkında Dörtyol İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların işbu icra takibine itiraz ettiklerini ve takibi durdurduklarını, yapılan itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalıların yetki itirazlarının yerinde olmadığını,
talep edilen işlemiş ve işleyecek faiz tutarları ile faiz oranının yasa ve sözleşmeye aykırı olmadığını, gider vergisi talebinin sözleşmeye uygun olduğundan bahisle davalarının kabulü ile Dörtyol İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı takip dosyasında takip borçlularının yaptığı itirazın iptali ile icra takibinin takip talebindeki kayıt ve şartlarla devamına, davalı borçluların itirazları haksız olduğundan takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere İİK 67/2 m. anılan tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduklarını, davacının takip talebiyle tek taraflı olarak belirlediği temerrüt faiz oranı ve akdi faiz oranının yasaya ve sözleşmeye aykırı olduğunu, davalı bankanın öncelikle belirli vadeli olan krediyi faiz ve ferileriyle birlikte kullandırımı yapılmadan ikinci kez faizlendirildiğini, ikinci defa faiz ve ferileriyle birlikte tespit edilen kredi borcuna hesap katı esnasında iki defa faizlendirilen bakiye miktara yeniden işlemiş akdi faiz, işlemiş gecikme faizi, diğer masraflar adı altında yeniden faiz ve ferilerini eklemek suretiyle asıl alacak miktarına ulaştığını,
bunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının temerrüt şartı oluşmayan bir alacağı takibe koyduğundan bahisle yasaya ve hakkaniyete aykırı davanın reddine, kötü niyetli davacı aleyhinde %20'den aşağı olmamak şartıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; bilirkişi ek raporunda göre davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalılardan 4.502.375,27.TL (davalı ...
İnşaat...A.Ş yönünden 3.500.000,00.TL ile sınırlı olarak) asıl alacak, 81.412,81.TL (davalı ... ....A.Ş yönünden 35.493,47.TL, davalılar Nejati, Süleyman ve Aysan yönünden 38....,30.TL ile sınırlı olarak) işlemiş faiz, 4.070,64.TL (davalı ... ....A.Ş yönünden 1.774,67.TL, davalılar Nejati, Süleyman ve Aysan yönünden 1.905,21.TL ile sınırlı olarak) %5 BSMV, 2.205,48.TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 4.544.590,26.TL (davalı ... ....A.Ş yönünden 4.541.848,89.TL davalı ...
İnşaat...A.Ş yönünden 3.437.688,93.TL ile sınırlı olarak) alacaklı olduğu, ancak icra takip tarihi ile dava tarihi arasında 15/01/2020 tarihinde davacı banka tarafından 1.090,98.TL'nin kredi borcuna mahsup edildiği, TBK'nin 100 maddesi uyarınca tahsil tarihi olan 15/01/2020 tarihi itibariyle tahsil edilen 1.090,98.TL'nin mahsubundan sonra dava tarihi itibari ile davalıların davacı bankaya. 4.502.375,27.TL (davalı ...
İnşaat...A.Ş yönünden 3.500.000,00.TL ile sınırlı olarak) asıl alacak, 265.547,06.TL (davalı ... ....A.Ş yönünden 262.936,23.TL, davalı ... İnşaat...A.Ş yönünden 257.988,09.TL ile sınırlı olarak) işlemiş faiz, 13.277,35.TL (davalı ... ....A.Ş yönünden 13.146,81.TL, davalı ... İnşaat...A.Ş yönünden 12.899,41.TL ile sınırlı olarak) %5 BSMV, 2.205,48.TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 4.783.405,16.TL (davalı ... ....A.Ş yönünden 4.780.663,79.TL davalı ...
İnşaat...A.Ş yönünden 3.773.092,98.TL ile sınırlı olarak) borçlu olduğu kabul edilerek itirazın bu miktarlar üzerinden iptaline, takibin bu miktarlar yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %38,87 oranında temerrüt faizi ve faiz tutarı üzerinden %5 BSMV uygulanmasına, davalıların, takip tarihi itibari ile tespit edilen ve borçlular tarafından haksız olarak itiraz edildiği anlaşılan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edildiği,
reddedilen kısım yönünden davacı tarafından yapılan takibin haksız olmasına rağmen, kötü niyetli olarak yapıldığına ilişkin dosyanın herhangi bir delil bulunmadığından davalıların koşulları oluşmayan tazminat taleplerinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından talep edilen faiz oranlarının doğruluğunun bilirkişi raporları ile sabit olduğu, sözleşme serbestisi kapsamında belirlenen faiz oranlarının uygulanması usul ve yasaya uygunken müvekkili banka tarafından başka müşterilere uygulanan faiz oranlarının davalıya ait kredilere uygulanmasının kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporundan ana para hesabının faiz hesabının yanlık ve eksik yapıldığını, müvekkili banka tarafından talep edilenden aha düşük tutarı hüküm altına almasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
bilirkişilerce müvekkili bankanın ana para alacağının eksik hesaplanmasında bu kaleme bağlık olarak hesaplanan diğer alacak kalemlerinin de eksik hesaplandığını, bu durumun da müvekkili bankanın alacağının eksik tespet edilmesine neden olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı banka ile davalı ... ... San. ve Tic.
A.Ş. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'ne istinaden adı geçen borçluya kredi kullandırıldığını, diğer davalıların da işbu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, sözleşmeye istinaden kullandırılan krediden kaynaklı borçların hesap kat ihtarına rağmen ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de davalı-borçlular tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş olup, davalılar ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 26. maddesinde "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.
Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır" hükmü yer almaktadır.
Bilindiği gibi 6100 sayılı Kanun’un 24. maddesinde düzenlenen tasarruf ilkesi gereği davacı davasını açarken, talep ettiği hukuki korumanın ne olduğunu açıkça ifade etmek zorundadır (HMK. m.119/1-ğ). Talep sonucu hukuki dinlenilme hakkının kullanılması, davacının hukuki yararının ve açılan davanın niteliğinin tespit edilebilmesi açısından da önemlidir. Davacı, talep konusunun sadece bir kısmı hakkında hüküm elde etmek üzere bir dava açtığında mahkeme, davacının hakkının aslında daha fazla olduğunu tespit etse bile, taleple bağlılık kuralı gereği davada talep sonucu olarak gösterilen miktarı aşacak şekilde karar veremez.
6100 sayılı HMK’nın 26. maddesi hükmüne göre, mahkeme tarafların iddia, savunma ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Öğreti ve uygulamada taleple bağlılık olarak adlandırılan bu kural sadece sonuç istem yönünden değil, sonuç istemi oluşturulan her bir alacak kalemi yönünden de uygulanır.(bkz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2020/... Karar sayılı kararı)
Dörtyol İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı takip dosyasında, alacaklı ...A.Ş. tarafından davalı-borçlular aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının kredi sözleşmesi, ihtarname ve hesap özeti olarak belirtildiği, takip talebinde asıl borçlu yönünden toplam 4.602.575,87.TL, kefiller yönünden ise toplam 4.590.064,20.TL alacak talep edildiği, borçluların süresinde takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda; davacı bankanın İskenderun Ticari Şubesi ile davalı ... ... San. ve Tic.
A.Ş. arasında 31.10.2019 tarihli ve 7.000.000,00.TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, iş bu sözleşmeyi diğer davalıların da müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıkları, bu kapsamda davacı banka tarafından borçlu şirkete ticari işletme kredisi kullandırıldığı, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği ve toplam 4.502.375,27.TL borcun ödenmesinin talep edildiği,
ilk derece mahkemesince, takibe ve davaya dayanak teşkil eden Genel Kredi Sözleşmeleri ve hesap kat ihtarlarının incelenmesi suretiyle alınan bilirkişi raporunda icra takip tarihi itibari ile bankanın ticari krediden kaynaklı alacak miktarının hesaplandığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun açık, denetime elverişli, dosya kapsamına ve kredi genel sözleşmesi hükümlerine uygun olduğu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada ve esas alınan faiz oranında her hangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı,
davacı vekilinin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı ve reddi gerektiği, ancak yukarıda da belirtildiği gibi 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesi uyarınca hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebileceği, eldeki dava dosyasında davacının takip talebinde ve dava dilekçesinde talep ettiği alacak kalemlerini aşacak şekilde karar verildiği ve bu şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu,
kararın bu sebeple resen kaldırılması gerektiği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, kararın resen kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve 09/05/2022 tarihli bilirkişi raporunun 12. sayfasındaki "%38,87 temerrüt faizi oranına göre takip tarihi itibariyle yapılan hesaplama" kısmı ile takip tarihinden sonra ve dava tarihinden önce yapılan 1.090,98.TL tutarındaki ödeme TBK 100. maddesi uyarınca takip öncesi işlemiş faiz alacağından mahsup edilmek suretiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/2636, K. 2026/214, 2 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama