İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/2913 K.2026/1294

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2022 tarih, 2021/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

Esas2022/2913Karar2026/1294Tarih18 Mayıs 2026Okuma12 dk · 2.452 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
18 Mayıs 2026
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/2913 - 2026/1294
Dosya no
2022/2913
Karar no
2026/1294
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
11/10/2022
Numarası
2021/... Esas ve 2022/... Karar
Davacı
... -3
Vekilleri
Av.
Davalı
...
Vekilleri
Av.
Davanın konusu
Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı
İstinaf kararının karar tarihi
18/05/2026
Karar yazım tarihi
18/05/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.452 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2022 tarih, 2021/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin şirket esas sermayenin %12'si oranında pay sahibi bulunduğunu, 2018 yılı aralık ayına kadar şirkette genel müdürlük görevini, 31/03/2021 tarihine kadar da yönetim kurulu üyeliği görevini sürdürdüğünü, aile arasında çıkan anlaşmazlıklardan dolayı genel müdürlük görevinden ayrılmak zorunda kaldığını, bu tarihten sonra diğer yönetim kurulu üyeleri tarafından şirketle tüm ilişiğinin kesilmeye çalışıldığını, yönetim kurulu toplantılarına davet edilmediğini, pek çok hukuka aykırı karar alındığını,

2016-2017 ve 2018 yıllarında davalı şirket tarafından kayda alınan emtia özel karşılık hesabında bulunan fonlardan şirketin tüm pay sahiplerine 38.345.535,51.TL dağıtıldığını, dağıtılan miktar ile fonda kalan bakiye arasındaki farkın nerede olduğu araştırıldığında fonların bir kısmının 2019 ve 2020 yıllarında büyük kısmı USD cinsinden olmak üzere davacı dışındaki pay sahiplerine dağıtıldığının öğrenildiğini, 01/01/2019-30/09/2020 tarihleri arasında kayda alınan emtia özel karşılık hesabında bulunan fonlardan diğer pay sahiplerine müvekkilinin payına nazaran çok daha fazla ödeme yapıldığını,

diğer pay sahiplerinin hisselerine göre çok daha fazla ödeme aldıklarını, davalı şirkete gönderilen ihtarnamelerin sonuçsuz kaldığını, dağıtımın eksik ve hatalı yapıldığını, ayrıca eşit işlem ilkesine uyulmadığını, müvekkilinin diğer pay sahiplerine göre farklı bir muameleye tabi tutulduğunu fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak üzere müvekkilinin fon dağıtımından kaynaklanan 6.....478,94 TL alacağının diğer pay sahiplerine fiili olarak ödemenin yapıldığı tarihten itibaren doğmuş ve doğacak kanuni faizi ile birlikte USD cinsinden karşılığının davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

6736 ve 7143 sayılı kanun kapsamında fondan yapılan ödemelerin kar payı olarak değerlendirilemeyeceği, kar payı dağıtılabilmesi için genel kurul kararı gerektiğini, genel kurul tarafından bu yönde alınmış bir karar olmadığını, 2017/1, 3,5, 6 ve 2018/1 sayılı yönetim kurulu kararları ile emtia karşılığı fon hesabına alınan bedellerinin şirketin sevk ve idaresi ile ilgilenen ve şirket hissedarları olan yönetim kurulu üyelerinin cari hesap borçlarından mahsup edilmesine karar verildiğini, bu kararlardan anlaşılacağı üzere ortaklara fiili bir dağıtım yapılmadığını, şirketteki borçlarına mahsup yoluna gidildiğini,

davacının yabancı para üzerinden hüküm kurulması talebinin yerinde olmadığını, eşitlik ilkesine aykırı davranılmadığını, fonun dağıtımında hisse oranlarına göre dağıtım yapılmasının yasal dayanağı bulunmadığını, yıllara göre yapılan dağıtımlar ayrıntılı olarak incelendiğinde, davacının geçmiş yıllarda diğer ortaklara göre daha fazla para aldığını, şirketten en büyük faydayı kendisinin sağladığını, davacının gerçekleri çarpıttığını, ...'e yapılan dağıtımın esas alınması talebinin yerinde olmadığını, davacının yönetim kurulu üyeliği görevinin gereklerini yerine getirmediğini, İstanbul'da bulunan kendisine ait şirket işleri ile meşgul olduğunu,

2017-2018- 2019 ve 2020 yılı Eylül ayına kadar toplam 67.894.522,39.TL dağıtım yapıldığını, davacıya 5.458.538,67.TL ödendiğini, bu ödemenin faiz tutarının 1.310.568,15.TL olduğunu, bu nedenle kendisine toplam 6.769.106,82.TL ödeme yapıldığının kabul edilmesi gerektiğini, davacının dürüstlük ilkesine aykırı davrandığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2022 tarih, 2021/... Esas ve 2022/...

Karar sayılı kararında, bilirkişi raporunda tablo halinde gösterildiği üzere davalı şirket tarafından 31/03/2017 tarihinden itibaren ortaklara, kayda alınan emtia karşılığı fon hesabından değişik tarihlerde ve farklı miktarlarda olmak üzere ödemeler yapıldığını, belirtilen hesaptaki karşılığın kar payı olmadığını, sermayenin unsuru olarak değerlendirilmesi gerektiğini, dolayısıyla bir anlamda sermayenin iadesi olarak düşünülmesi de mümkün olduğunu,

bu hesaptaki karşılıkların hukuki niteliği ne olursa olsun bu paranın ortaklara dağıtılması sırasında TTK'nın 357.maddesinde açıkça düzenlenmiş olun eşitlik ilkesine uygun davranılması gerektiğini, burada kastedilen nispi eşitlik olup, dağıtım sırasında ortakların hisse oranlarına göre ödeme yapılması gerektiğini, dolayısıyla dava tarihi itibariyle dağıtılan toplam ödemenin 71.594.415,38.TL olup, davacının %12 oranındaki hissesine isabet eden miktar 8.591.329,85.TL olduğunu, davacıya yapılan 5.607.682,00.TL ödeme düşüldüğünde kendisine 2.983.647,84.TL eksik ödeme yapıldığını,

dava tarihi itibariyle bazı ortaklara eksik bir kısmına ise fazla ödeme yapıldığını, dava tarihinden sonra da bazı ödemelerin yapıldığı görüldüğünü ve bu ödemelerde de eşitsizlik varsa ayrı bir davanın konusunu oluşturacağını, davacı her ne kadar 2018 ve önceki dönemlerde yapılan ödemeler için 05/06/2018 tarihli genel kurulda ortakların birbirini ibra ettiğini beyan etmiş ise de, söz konusu genel kurulun 7. Maddesinde, fondaki karşılıkların ortakların borçlarına mahsuben ödeme yapılması şeklindeki işlemler ibra edildiğini, bu ibrada kime ne kadar ödeme yapıldığını ve ödemeler arasındaki farklar somut olarak müzakere edilmediğini, davalı,

davacıya yapılan ödemelere işletilecek faizin de düşülmesini istediğini, ancak, tüm ortaklara yapılan ödemelerin hiçbirisinde bu şekilde bir uygulama olmadığını, diğer taraftan ortakların mahsup edilen borçlarının hangi kısmının hangi tarihlerden kaldığı ve bu borçlara faiz işletilip işletilmediği belirtilmeden ödemeler yapıldığını, davacı, dava tarihinden önce ihtarname göndermiş ve ödeme yapılması istendiğini, ancak davacıya yapılan eksik ödeme dava tarihi itibariyle belirlendiğini, üstelik kendisine yapılan ödemelere de faiz işletilmediğini,

bu nedenle temerrüt tarihi olarak dava tarihi esas alınmış ve talep sonucunda istendiği gibi yasal faize hükmedildiğini, davacı, ...'e yapılan ödemeye göre alacağının tespitini istemiş ise de, bu uygulama da eşitlik ilkesine aykırı olacağını, sonuç itibariyle kayda alınan emtialar için oluşturulan karşılıklardan, eşit işlem ilkesi gereğince tüm ortaklara hisseleri oranında ödeme yapılması gerektiğini, ortaklardan bazılarına fazla, bazılarına eksik ödeme yapıldığını eşitlik ilkesinin bu uygulamada zedelendiği anlaşıldığından davanın, 2.983.647,85.TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince müvekkiline ödenmesi gereken meblağ hesaplanırken eşitsizliğin giderilmediğini ve hatalı karar verildiğini, bilirkişilerce yapılan tespitin yerinde olmasına karşılık İlk Derece Mahkemesi,

fazla tutar ödenen pay sahiplerine yapılan ödemeleri dikkate alarak müvekkiline ödenmesi gereken tutarı tespit etmesi gerekirken söz konusu fazla ödemeleri dikkate almadan yalnızca bilirkişi raporunda bahsedilen bugüne kadar yapılan toplam ödeme tutarı üzerinden hesaplama yaptığını, İlk Derece Mahkemesi dağıtılan toplam tutarın %12'sini hesaplamış olduğunu, bundan müvekkiline ödenen tutarı düşerek müvekkiline bakiye alacağını tespit ettiğini, bu durumda diğer pay sahiplerine fazla ödenen tutarlar bulunmakta ve söz konusu tutarların ilgili pay sahipleri tarafından Şirket'e ödenmesi gerektiğini, oysa ki,

Şirket'in fon bakiyesi müsait olduğu için en fazla ödenen pay sahibinin tutarı esas alınarak, bu tutar üzerinden toplam fon tutarı tespit edilip, toplam tutarın %12'si hesaplanmak suretiyle müvekkilinin gerçek alacağının tespit edilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi Gerekçeli kararda “Dolayısıyla dava tarihi itibariyle dağıtılan toplam ödeme 71.594.415,38.TL olup, davacının %12 oranındaki hissesine isabet eden miktar 8.591.329,85.TL'dir.

Davacıya yapılan 5.607.682,00.TL ödeme düşüldüğünde kendisine 2.983.647,84.TL eksik ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır...” şeklinde tespitte bulunmuş olduğunu, yapılan usulsüz dağıtım ile TTK’nin 357. maddesi kapsamında bahsedilen eşit işlem ilkesine aykırılık oluşturulduğu sabit hale geldiğini, her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından davalı şirketin huzurdaki davaya konu ... no’lu Kayda Alınan Emtia Karşılığı Fonun Şirket’in pay sahipleri arasında pay oranlarına göre dağıtmadığı tespit edilmiş olsa dahi davalı şirket söz konusu haksız meblağları pay sahiplerine fiilen ödediğini,

İlk Derece Mahkemesi’nin verdiği karar eşitsizliği tespit etmiş olsa dahi söz konusu ... nolu Kayda Alınan Emtia Karşılığı Fonun ortaklara dağıtımındaki eşitsizliği gideremediğini, gerekçeli kararı’nda da “…kayda alınan emtialar için oluşturulan karşılıklardan, eşit işlem ilkesi gereğince tüm ortaklara hisseleri oranında ödeme yapılması gerektiği, ortaklardan bazılarına fazla, bazılarına eksik ödeme yapıldığı,

eşitlik ilkesinin bu uygulamada zedelendiği anlaşıldığından…” şeklinde tespitte bulunarak İlk Derece Mahkemesi de bazı ortaklara fazla ödeme yapıldığını ikrar ettiğini, Tespit edilen eksik tutar Müvekkili ...’e ödense dahi eşit işlem ilkesine aykırılık giderilemeyeceğini, zira fiilen halen daha bazı pay sahiplerine pay oranlarından daha fazla ödeme yapıldığını, bu doğrultuda eşit işlem ilkesi gereği davalı şirketin fiilen en fazla ödeme yaptığını, pay sahibine yapılan ödeme tutarı esas alınarak bu tutar üzerinden müvekkiline yapılan eksik ödemeler,

fazla ödeme yapılan pay sahibine yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte tamamlanmalı ve ...’e ödenmesi gerektiğini, bilirkişi raporuna göre şirketin fiilen en fazla ödeme yaptığı şirket paylarının %8’ine sahip pay sahibi ... olduğunu, davalı Şirket tarafından ...’e dava tarihine kadar 8.025.945,70.TL ödendiğini, bu sebeple ...’e ödenen fiili tutar esas alınarak diğer pay sahiplerine eşit işlem ilkesi gereği ödenmesi gereken tutarlar yasal faizleri ile birlikte hesaplanması gerektiğini,

müvekkilinin ...’e de bu tutar üzerinden ödeme yapılması gerekmektedir. tarafça hesaplanan rakamlara göre Şirket paylarının %8’ine sahip pay sahibi ...’e yapılan 8.025.945,70.TL dikkate alınarak Şirket paylarının %12’sine sahip pay sahibi müvekkiline 12.038.918,55.TL ödenmesi gerekirken Müvekkiline yalnızca 5.607.682,00.TL ödendiğini, ayrıca İlk Derece Mahkemesi’nin hükmettiği gibi alacak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle değil diğer pay sahiplerine fiili ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesi gerektiğini,

zira müvekkilinin alacak hakkı diğer pay sahiplerine ödeme yapılmasıyla birlikte muaccel olduğunu, İlk Derece Mahkemesi de bazı ortaklara fazla ödeme yapıldığını ikrar ettiğini, Tespit edilen eksik tutar müvekkilnin ...’e ödense dahi eşit işlem ilkesine aykırılık giderilemeyeceğini, zira fiilen halen daha bazı pay sahiplerine pay oranlarından daha fazla ödeme yapıldığını, bu doğrultuda eşit işlem ilkesi gereği Davalı Şirket’in fiilen en fazla ödeme yaptığı pay sahibine yapılan ödeme tutarı esas alınarak bu tutar üzerinden müvekkiline yapılan eksik ödemeler,

fazla ödeme yapılan pay sahibine yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte tamamlanmalı ve ...’e ödenmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle kararın kaldırılmasına ve davanın kabülüne karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin şirket paydaşlarının borçlarının davaya konu fon alacağından mahsuplaşması hususunda müzakere yapılmadığına ilişkin değerlendirmesinin hatalı olduğu, davaya konu emtia fonundan ödemelerin öncelikli olarak ortakların ihtiyaçları kapsamında cari hesap üzerinden verilen borçlandırmalarının mahsubuna ilişkin olduğu, buna ilişkin alınan kararlarda davacının imzasının bulunduğu,

davacının herhangi bir alacağı olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemenin kısmen kabul ile belirlediği bedelden davacı tarafın müvekkili şirkete olan borç tarihinden mahsup tarihine kadar faiz işletilerek bu faiz miktarınında düşülmesi gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ile kaleme alındığını, bu husustaki itirazları dikkate alınmaksızın bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararın hatalı olduğunu, hukuki mütalaa alındığını mütalaanın gerekçeli kararda hiç bir şeklide tartışılmadığını, somut uyuşmazlıkta eşit işlem ilkesine aykırılıktan söz edilemeyeceği,

yerel mahkeme değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, müvekkili şirket tarafından davacıya yapılan ödemelere ilişkin davacının banka hesap bilgilerinin dosyaya bildirildiği, yeterli inceleme yapılsa idi müvekkili şirketten hiç bir alacağının olmadığının ispatlanacağını, davacıya eksik ödendiği beyan edilen rakamın hangi yıla ait olduğunun belirtilmediğini, davacının müvekkili şirketin eski yönetim kurulu üyesi olup şirkette faal olarak yönetim kurulu üyeliği yapmaması, yönetim kurulu üyeliğinin gerektirdiği görevleri yerine getirmemesi, tüm emek ve mesaisini kendi şirketi olan ...

Tekstil San. ve Tic. A.Ş.’ye harcaması ve şirkete bu anlamda yeterli mesai ve emek sarfında bulunmaması, şirketin işleyişi ve karar alma mekanizmalarını sürekli engellemeye çalışması, zorlaştırması, diğer yönetim kurulu üyelerinin görevlerini yerine getirmeleri sırasında zorluklar çıkarması,

bağlılık yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi vb. sebeplerle yönetim kurulu üyeliğinden de azledildiğini, hal böyle iken davacının müvekkili şirketin eşitlik ilkesine aykırı davrandığı iddiası kabul edilemezken aksi şekilde hüküm kurulmuş olmasının kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin ticari faaliyetleri ve işlemleri resmi sınırlar dâhilinde olup, afaki izah ve açıklamalar ile eşit işlem ilkesine aykırılık iddialarını kabul etmenin mümkün olmadığını,

gerek ticari faaliyetlerine gerekse tüm hukuki işlem ve ilişkilerine azami derecede özen ve saygı gösteren müvekkilinin hukuk kuralları ve çalışma prensipleri dâhilinde hareket etmekte olup davacı yana ödenmesi gerekip de ödenmeyen muaccel bir borç söz konusu olduğunu, davacının iddiasının aksine kendisinin şirkette ötekileştirilmesi de söz konusu olduğunu, müvekkil şirketin işleyişi, faaliyetleri, mali durumu ve yönetimi konularında yasal düzenlemelerin gerektirdiği yükümlülükler yerine getirilmekte olup müvekkilin kurumsal ve şeffaf yapısı gereği davacı,

bugüne kadar şirketin işleyişi ve ticari faaliyetlerini yakından takip edebilmiş olduğunu, talep ettiği her konuda bilgi edinebildiğini, şirket merkezinde bugüne değin davacının istemiş olduğu finansal tablolar, faaliyet raporları ve denetleme raporları bilgisine sunulduğu, davacı tarafından sürekli olarak ve çoğu zaman diğer ortakların ve şirket yetkililerinin bilgisi dışında incelendiğini, davacının haksız ve kötü niyetli olarak,

şahsından kaynaklanan subjektif nedenlerle suni gündemler yaratmış olduğunu, muaccel hale gelmiş alacak iddiasıyla işbu davayı açtığını, davacının dava dilekçesinde ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde yer vermiş olduğu tüm vakıaların asılsız ve dayanaksız olduğunu, davacının TMK’da yer alan dürüstlük kuralına ve bu kuralın hukuk usulündeki yansıması olan dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, bu nedenle yerel mahkeme kararının müvekkili şirket lehine kaldırılmasınıa karar verilmesini, talep etmiştir.

DELİLLER

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2022 tarih, 2021/... Esas ve 2022/... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibarıyla şirket ortaklığından kaynaklı alacak talebine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karara karşı davacı vekilince ve davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği,

davalı şirket tarafından kayda alınan emtia karşılığı fon hesabından ortaklara borçlarına mahsup sureti ile ödemeler yapıldığı, TTK 357 hükmü gereğince pay sahiplerine eşit şartlarda eşit işleme tabi tutulması gerektiği, ilk derece mahkemesince alınan dosya kapsamına uygun gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile ortakların şirktteki hisseleri gözetilerek yapılan hesaplama sonucu davacıya 2.983,647,85 TL az ödeme yapıldığının tespit edildiği,

bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının ve davalının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b-1 maddesi uyarınca esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1)Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2022 tarih, 2021/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,

2)a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 651,30.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 203.812,98.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan toplam 50.953,24.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 152.859,74.TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

3)a-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

b-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,

4)6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

5)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,

6)6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 18/05/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/2913, K. 2026/1294, 18 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi'nin Karar Özeti
  5. Davacı Tarafından İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Davalı Tarafından İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Deliller
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2913
Karar No
2026/1294
Tarih
18 Mayıs 2026

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/5 K.2026/375
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/5 K.2026/477
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/5 K.2026/313
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/23 K.2026/351
  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/28 K.2026/221
  • İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/36 K.2026/119

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.