KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 3-... İnşaat Ve Ticaret Anonim Şirketi, 4-... Metalurji Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi,
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/316 - 2025/207
- Dosya no
- 2022/316
- Karar no
- 2025/207
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/09/2021
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... BANKASI ANONİM ŞİRKETİ -
- Vekilleri
- Av.
- Davalılar
- 1-... - TCK NO: ,
- 2-... -tck no
- —
- 5-... -tck no
- —
- Vekili
- Av.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- İstinaf kararının karar tarihi
- 07/02/2025
- Yazım tarihi
- 07/02/2025
Karar Metni
1.821 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın asıl borçlu davalı ... Metalurji Sanayi Ticaret A.Ş ile müvekkili banka arasında imzalanan 12.01.2015 tarihli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesine istinaden kullanmış olduğu kredi borçları nedeniyle ödemesi gereken borçlarını zamanında ödemediği için hesapların kat edildiğini, diğer davalı/borçlular ..., ..., ... ve ...
İnşaat ve Ticaret AŞ de borca dayanak sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, ..., ... ve ... asıl borçlu şirket olan ...
Metalurji Sanayi Tic AŞ’nin ortağı ve yetkilileri olduklarını, TBK’nin 584/3 maddesi “Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, ... için eşin rızası aranmaz.” hükmü uyarınca kefaletlerinin geçerliliği için eş rızası alınmasına ihtiyaç bulunmadığını, borçluların kredi borçlarını geri ödemesini aksatması üzerine borçlu firma ve kefillerine ...
Noterliği’nin 21.01.2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini, borçluların temerrüde düştüğünü, ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasından ilamsız icra yolu ile takip açıldığını, tüm borçlular tarafından borca itiraz edildiğini, borçlular tarafından takibi sürüncemede bırakmak amacıyla yapıldığını, iddiaların dayanaksız olduğunu beyan ederek ...
İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı tüm itirazlarının fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydı ile iptaline, takibinin devamına, dava tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının takip talebiyle tek taraflı olarak belirlediği temerrüt faiz oranı ve akdi faiz oranının yasaya ve sözleşmeye aykırı olup fahiş oranlar gösterildiğini, davacının tek taraflı ve yasaya aykırı olarak faiz oranı belirlediğini, davacının temerrüt şartı oluşmayan bir alacağı takibe koyduğunu, davacı bankanın, müvekkilleri aleyhine 6098 sayılı Kanun'un kefalete ilişkin hükümlerine aykırı olarak takibe girişmesinin, borç tahakkuk ettirmesinin haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, ayrıca davacının keşide ettiği hesap kat ihtarının da TTK 39. maddeye aykırı olarak keşide edildiğini,
bu nedenlerle davacının yasaya ve hakkaniyete aykırı davasının reddine, kötüniyetli davacı aleyhinde % 20 den aşağı olmamak şartıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; bilirkişi raporu hükme esas alınmakla; davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın davalı ... yönünden. 4.498.051,05.TL asıl alacak, diğer davalılar ... Metalurji San. ve Tic. A.Ş., ..., ... ve ... İnşaat ve Tic.
A.Ş. yönünden 4.472.267,25.TL asıl alacak, 59.630,23.TL işlemiş temerrüt faizi, 2.981,51.TL BSMV üzerinden iptali ile takibin yukarıda belirtilen miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak miktarının % 20'sine tekabül eden 899.610,21.TL'nin (davalılar ... Metalurji San. Ve Tic. A.Ş., ..., ... ve ... İnşaat ve Tic.
A.Ş.'nin 894.453,45.TL ile sınırlı sorumlu olmaları kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen asıl alacak miktarı yönünden 9.935,60.TL kötü niyet tazminatının (davalı ... yönünden 4.778,84 TL.ile sınırlı olmak üzere) davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; düzenlenen bilirkişi raporunda, temerrüt tarihine kadar oluşan akdi faiz hesaplaması yapılırken kredinin ödenmeyen her bir taksit tutarına taksit vadesinden itibaren işleyen gecikme faizi dikkate alınmaksızın yapıldığını, temerrüd faizine esas tutarın hatalı hesaplandığını, takip tarihi itibariyle müvekkili Bankanın ... numaralı taksitli ticari krediden kaynaklanan asıl alacağının 4.521.945,24.TL olduğunu, bilirkişi raporunda ise temerrüd faizine esas tutarın 4.472.267,25.TL olarak hesaplandığını,
davalı kefiller tarafından müvekkili Bankaya Noter kanalıyla bildirilmiş yeni bir adresinin bulunmadığını, bu nedenle, anılan sözleşme hükmü gereğince, kefillerin sözleşmede belirttikleri adreslerine gönderilen ihtarnamenin adreste bulunmasalar dahi tebliğ edilmiş sayılacağını, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 13. maddesi yollamasıyla aynı kanunun 138. maddesi uyarınca müvekkili Bankanın kötü niyet tazminatıyla sorumlu tutulmaması gerekirken müvekkili Banka aleyhine yerel mahkemece kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya ayıkırı olduğunu,
müvekkili Banka alacaklarına ilişkin yerel mahkeme dosyasından düzenlenen bilirkişi raporundaki esaslı hatalar hükmolunacak alacağa doğrudan etkili olacağından ve yerel mahkeme dosyasından detaylı inceleme yapılmaksızın reddedilen alacak miktarı üzerinden müvekkili banka aleyhine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin hükmün de kaldırılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı banka ile davalı ... Metalurji San. ve Tic.
A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden adı geçen borçluya ticari kredi kullandırıldığını, diğer davalıların da iş bu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, sözleşmeye istinaden kullandırılan ticari kredilerden kaynaklı borçların hesap kat ihtarına rağmen ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de borçlular tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, davalılar ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiş olup,
ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. İş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. ... İcra Müdürlüğü'ne ait ... Esas sayılı takip dosyasında, alacaklı ... Bankası A.Ş. tarafından davalı borçlular aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının kredi sözleşmesi, ihtarname ve hesap özeti olarak belirtildiği, borçluların süresinde takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 13. maddesine göre, sermayesinin yarıdan fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan ya da hisselerinin çoğunluğu üzerinde bu kurum ve kuruluşların idare ve temsil yetkisi bulunan ve özel kanunla kurulmuş bankalarda kredi kullanıp da vadesi geçtiği halde henüz ödenmemiş, süresi uzatılmamış veya yeniden yapılandırılmamış kredileri kullananlar ile ilgili uyuşmazlıklarda fon alacaklarının tahsiline ilişkin 138. madde hükmü bankalarınca uygulanır.
Aynı Kanun'un 138. maddesi ise fonun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen fon aleyhine neticelenmesi halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda yazılı tazminat ve cezaların fon hakkında uygulanamayacağı hükme bağlanmıştır.(bkz. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2011/7273 Esas, 2012/1665 Karar sayılı kararı)
Somut olayda davacı bankanın ... Ticari Şubesi ile davalı ... Metalurji San. ve Tic.
A.Ş. arasında 12/01/2015 tarihli ve 16.000.000,00.TL limitli genel kredi sözleşmesi ile 16/05/2017 tarihli ve 20.000.000,00.TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, iş bu sözleşmeleri diğer davalıların da müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı, bu kapsamda davacı banka tarafından borçluya ticari krediler kullandırıldığı, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği ve toplam 9.191.247,86.TL borcun ödenmesinin talep edildiği,
ilk derece mahkemesince, takibe ve davaya dayanak teşkil eden Genel Kredi Sözleşmeleri ve hesap kat ihtarlarının incelenmesi suretiyle alınan bilirkişi raporunda icra takip tarihi itibari ile bankanın ticari krediden kaynaklı alacak miktarının hesaplandığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun açık, denetime elverişli, dosya kapsamına ve kredi genel sözleşmesi hükümlerine uygun olduğu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada ve esas alınan faiz oranında her hangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı,
davacı banka tarafından takip konusu kredilerin her bir taksit tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz hesaplanmasına ilişkin itirazının haksız olduğu, ödenmeyen kredi alacağı sebebiyle müteakip taksitlerin muacceliyet kesbettiği ve bilirkişi tarafından ödenmeyen kredi alacağına hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz işletilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ayrıca davalı kefil ...'e hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilemediği ve iş bu davalı yönünden temerrüt tarihinin takip tarihi olduğu,
borçlu yönünden sözleşmedeki adrese gönderilen tebligatın iade edilmesi halinde dahi tebligatın yapılmış sayılacağına ilişkin İİK 68. maddesi hükmünün kefiller hakkında uygulanamayacağı, yine mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddedildiği gözetilerek davalı yararına avukatlık ücreti verilmesinin de usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin buna ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı,
ancak her ne kadar mahkemece hüküm kısmının 3 numaralı bendinde davacı banka aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmiş ise de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 13. maddesi delaletiyle uygulanması gereken aynı kanunun 138. maddesi uyarınca davası kısmen reddedilen banka aleyhine kötü niyet tazminatı verilemeyeceği hususu dikkate alınmaksızın ve kararın gerekçesinde bankanın hangi sebeple kötü niyetli olduğu açıklanmaksızın kötü niyet tazminatına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu,
ayrıca bankanın takibinde kısmen haksız olmasının bankanın kötü niyetli olduğu sonucunu doğurmayacağı, davacı vekilinin bu sebeple istinafında haklı olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebinin bu sebeple kabulüne, istinafa konu kararın kaldırılmasına, yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/316, K. 2025/207, 7 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama