KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/525 - 2025/707
- Dosya no
- 2022/525
- Karar no
- 2025/707
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/11/2021
- Numarası
- ... Esas ... Karar
- Davacı
- ... BANKASI ANONİM ŞİRKETİ
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ...
- Vekilleri
- Av.
- Davanın konusu
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin
Karar Metni
1.630 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 17/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/04/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2021 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili bankanın Van Şubesi ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... Elekt. Bilişim ve İlet. Tekn. Tic. Ltd. Şti. arasında davalının müteselsil kefil olarak katıldığı genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, teminat mektupları ve çek karnesi verildiğini, borç süresinde ödenmediğinden dolayı gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine borçlu hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün ...
E sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, borçlular tarafından icra takibine ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, yapılan itirazın haksız olduğunu, icra takibinden sonra 26/03/2019 tarihinde 164,63 TL tahsilat yapılarak işlemiş faize mahsubu yapıldığını ve iş bu tahsilatın İcra müdürlüğü'nce yapılacak takip dosya hesabında dikkate alınmasını beyan ederek, davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğü'nün ...
E sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile icra takibinin takip talebindeki koşullarla aynen devamına, haksız itiraz sebebiyle davalının İİK.m.67/2. Maddesinde belirtilen oranda tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davaya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, ayrıca davacı vekilinin taleplerinde haksız olduğunu, asıl borçlu dava dışı asıl borçlu hakkında .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...
E. Sayılı dosyasında, önce 29/11/2018 tarihinde 3 aylık konkordato geçici mühlet; akabinde 22/02/2019 tarihinde 1 yıllık konkordato kesin mühlet kararı verildiğini, ancak davacı tarafından 22/02/2019 tarihinde takip başlattığını, davacının talep ettiği alacağın konkordatoya tabi adi alacak olduğunu, borçlunun konkordato süreci içerisinde olması ve yasada konkordatoya tabi alacaktan birlikte sorumlu olanların hukuki durumlarının İİK'nın 303.
Maddesinde açıkça düzenlendiği, bu maddedeki ön şartın yerine getirilip getirilmediğinin araştırılması gerektiğini, kredi sözleşmelerinin hangilerinde müvekkillerinin imzasının bulunduğu belirlenerek takip konusu kredilerin bu sözleşmelere istinaden kullandırılıp kullandırılmadığının araştırılmasını istediklerini beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Açıklanan tüm bu nedenlerle; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan kredi sözleşmesine davalının müteselsil kefil olarak katıldığı, TBK'nın 583 ve 584.
Maddeleri gereğince kefaletinin geçerli olduğu, kendisini bağladığı, bu sözleşmeler gereğince asıl borçluya taksitli ticari krediler kullandırıldığı, borçlu cari hesabı açıldığı, kredi kartı tahsis edildiği, teminat mektupları ve çek karnesi verildiği, kredi borçlarının ödemesinin durdurulması üzerine hesapların kat edildiği, gönderilen ihtarnameden sonuç alınamaması üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün ...
E sayılı dosyasında nakit ve gayri nakit alacaklar üzerinden icra takibi başlatıldığı, yukarıda detaylı olarak izah edildiği üzere takip tarihi itibariyle hesaplanan nakit alacakların 5.531.799,10 TL asıl alacak, 124.523,49 TL işlemiş faiz ile 6.226,18 TL BSMV, 1.949,91 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 5.664.498,68 TL olduğu, davalının ödeme emrine yapmış olduğu itirazın bu miktar yönünden haksız olduğu, ancak takip tarihinden sonra yapılan ödeme nedeniyle dava tarihindeki hesaplanan rakamlar üzerinden hüküm kurulması gerektiği anlaşıldığından,
dava tarihi itibariyle 5.531.799,10 TL asıl alacak, 472.042,96 TL dava tarihine kadar işlemiş faiz, 23.437,22 TL dava tarihine kadar hesaplanan BSMV, 1.949,91 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 6.029.229,19 TL üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
Takip tarihi itibariyle hesaplanan tutar ile dava tarihine göre hesaplanan tutar arasında büyük fark bulunduğu ve rakamın arttığı, davalının ödeme emrindeki rakama göre itirazda bulunduğu, itirazının haksızlığının bu rakamlar üzerinden değerlendirilmesi gerektiği, dava tarihindeki rakam üzerinden inkar tazminatına karar verilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı gözetilerek takip tarihine göre belirlenen 5.664.498,68 TL üzerinden %20 oranında inkar tazminatına hükmedilmiş, yargılama giderleri ile vekalet ücretine de takip talebinde istenen ve takip tarihine göre hesaplanan rakamlar üzerinden hükmedilmiştir.
Gayri nakit alacaklar yönünden ise; sözleşmelerde teminat mektupları ve çeklerin garanti tutarları yönünden kefiller için depo imkanı veren ayarıca hüküm bulunduğu, depo talep edilen 9 adet teminat mektubundan 2 tanesinin süresi dava tarihinden önce dolduğu için bu teminat mektupları hakkındaki depo talebinin reddine, dava tarihinden sonra 4 adet teminat mektubunun süresi dolduğu için bu teminat mektupları hakkındaki talep konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, teminat mektuplarından 2 tanesi tazmin edildiği için bedellerinin tahsiline, 1 adet teminat mektubunun ise halen mer'i olduğu,
süresiz olarak verildiği ve halen tazmin edilmediği anlaşıldığından bedelinin depo edilmesine, takip talebinde depo istenen 12 adet çekten 1 tanesinin dava tarihinden sonra iade edilmesi nedeniyle talebin bu çek yönünden konusuz kaldığı gözetilerek karar verilmesine yer olmadığına, kalan 11 adet çek hakkındaki depo talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş Davanın Kısmen Kabulü ile; davalının .... İcra Dairesi' nin ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın.
Nakdi krediler yönünden; dava tarihi itibariyle yapılan hesaplamaya göre.
5.531.799,10 TL asıl alacak, 472.042,96 TL dava tarihine kadar işlemiş faiz, 23.437,22 TL dava tarihine kadar hesaplanan BSMV, 1.949,91 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 6.029.229,19 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacağın kredi kartından kaynaklanan 253.142,50 TL'lik kısmına dava tarihinden itibaren TCMB tebliğleri ile belirlenen ve değişen oranlarda gecikme faizi, asıl alacağın kalan 5.278.656,60 TL'lik kısmına ise dava tarihinden itibaren %46.80 oranında temerrüt faizi ve faiz alacakları üzerinden %5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle devamına,
takip talebinde istenen nakit alacakların hüküm altına alınan kısmı( 5.664.498,68 TL) üzerinden %20 oranında hesaplanan 1.132.899,00 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, takibe konu edilen kredilerin ana para tutarlarının hatalı hesaplandığını, bilirkişi raporunda hesaplanan faiz tutarları ile taraflarınca talep edilen faiz tutarı arasında ciddi bir fark bulunmadığını, gayrinakti alacak yönünden davanın kısmen kabulü kararı hatalı olduğunu, dava dilekçesinde borçlunun itirazının iptaline karar verilmesi talep edilmiş olup teminat mektupları ayrı ayrı belirtilmediğini, bu yönden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, hukuki niteliği itibariyle Genel Kredi Sözleşmesi'ne dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, müvekkili banka ile davadışı kredi müşterisi şirket arasında imzalanan ve davalının müteselsil kefil sıfatıyla katıldığı Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığı, ayrıca teminat mektupları ve çek karnesi verildiği, alacağın tahsili için başlatılan ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine davalı tarafından itiraz edildiği ileri sürülerek itirazın iptaline karar verilmesini talep edilmiştir.
Davalı vekili tarafından, davanın reddedilmesi gerektiği savunulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı banka vekilince ve davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu, ilk derece mahkemesince davalı tarafça eksik harcın yasal süresi içerisinde tamamlanmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusundan vazgeçilmiş sayılmasına karar verildiği ancak bu karara karşı davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmadığı anlaşıldığından dairemizce yalnızca davacı vekilinin istinaf başvurusu incelenip değerlendirilmiştir.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davacının itirazın iptali istemine konu icra takibinin alacağın nakdi alacaklar yanında yasal çek garanti bedeli ile teminat mektupları bedellerinden oluşan gayrinakdi alacağın depo edilmesi talebine yönelik olduğu, davanın açılması sırasında davacı tarafça takibe ve davaya konu nakdi alacaklar bakımından nispi ve gayrinakdi alacaklar bakımından ise maktu olmak üzere peşin karar ve ilam harcının yatırıldığı,
her ne kadar davacının dava dilekçesinde davaya konu teminat mektupları ayrı ayrı gösterilmemiş ise de itirazın iptali davasının niteliği gereği takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olup davacının da davasında davalının icra takibine yönelik itirazının iptaline karar verilmesini talep ettiği, kaldı ki davacı tarafça yargılama sırasında verilen açıklama dilekçesinde hangi teminat mektuplarının davaya konu edildiğinin beyan edildiği, Mahkemece davacı tarafça bildirilen teminat mektupları üzerinden değerlendirme yapılarak hüküm kurulduğu,
Mahkemece hükme esas alınan ve Dairemizce de açık, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bulunan bilirkişi raporu ile takibe ve davaya konu kredi alacaklarına uygulanması gerekli akdi ve temerrüt faizi oranlarının mevzuata ve taralar arasındaki sözleşmelere uygun olarak belirlenmek suretiyle davalının temerrüt tarihi de gözetilerek davacının hesabın kat edildiği tarihten davalının temerrüt tarihine kadar geçen dönemde akdi faiz hesaplanarak temerrüt tarihi itibariyle alacağın kapitalize edildiği, bu suretle temerrüt tarih itibariyle belirlenen asıl alacağa temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulandığı,
takip tarihinden sonra yapılan nakdi alacaklara karşılık yapılan ödemelerin dikkate alındığı, bu haliyle gerekçeli ve denetime açık olmakla Dairemizce de hükme elverişli bulunan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, davacının gayrinakdi alacağa ilişkin talebinin reddedilen kısmı yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu,
sonuç olarak ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldıından davacı banka vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk derece mahkemesi kararının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı banka vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/525, K. 2025/707, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama