KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1479
- Karar No
- 2024/137
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2024
- Dosya no
- 2021/565
- Karar no
- 2024/49
- Karar tarihi
- 23/01/2024
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/12/2020
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...:
- Davalı
- ... -...: ...
- Vekili
- Av. ...:
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- İstinaf kararının karar tarihi
- 23/01/2024
- Yazım tarihi
- 23/01/2024
Karar Metni
1.451 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalıya faturada yer alan gıda malzemeleri satışının yapıldığını, satışı yapılan gıda malzemelerinin teslimat fişi ile teslim edildiğini, ancak fatura bedelinin müvekkiline ödenmediğini, davalı tarafından müvekkili şirket tarafından çek teslim edildiğini, teslim edilen çek üzerinde bulunan imzanın davalı tarafından tahrif edilmesi nedeniyle çek bedelinin ödenmediğini, çekte tahrifat yapan davalı hakkında Mersin C.
Başsavcılığına sahtecilik suçundan şikayette bulunduğunu, tüm uyarılara rağmen davalı tarafından 55.140,75-TL borcun ödenmediğini, alacağın tahsili için Mersin 6.icra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasından takip yapıldığını, davalı tarafın itirazı ile takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde de uzlaşma sağlanamadığını belirterek davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının % 20 inkar tazminatına mahkum edilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;kendisine gönderilen tebligatın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, tebligatın işyeri adresine gönderildiği ancak tebligatın daimi çalışanı olmayan ... ...'ya tebliğ edildiğini, bu nedenle tebligatın usulsüz yapıldığını ayrıca davalı tarafla ticari ilişkisinin bulunmadığını ve borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; alacaklı ... ... Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti tarafından Mersin 6. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine faturaya dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 01.06.2019 tarihli, ... numaralı ve 52.159,11.TL bedelli fatura olduğu, takipte işlemiş faiz ile birlikte 55.140,75 TL alacak talep edildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde yapılan itiraz nedeni ile takibin durdurulduğu, borçlunun itiraz dilekçesinde hukuki ilişkiyi kabul etmeyerek borca ve ferilerine itiraz ettiği akabinde eldeki davanın açıldığı,
mahkememizce celp edilen icra dosyası ve alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde takip dayanağı faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ayrıca fatura konusu mal ve hizmetin teslimine dair teslim fişinin de bulunduğu, davacı defterlerinin kayıt nizamına uygun olarak tutulduğu ve delil olma niteliğine haiz olduğu, davalı defterlerinin ise kayıt nizamına uygun tutulmadığı ve bomboş olduğu bu nedenle delil olma vasfında olmadığı, izah edilen nedenlerle davacının fatura ve teslim fişleri ile davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla haklı davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf talebi ile; davacının, davalıya mal satıp teslim ettiğini, ancak bedelini alamadığını iddia ettiğini, davalı ise davaya konu malları almadığını savunduğunu, bu durumda davacının davalıya mal satıp teslim ettiği yönündeki iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğini, her ne kadar teslime dair olarak dosyaya irsaliyeler sunulmuş ise de, bu irsaliyeler altındaki imzaların davalı çalışanına ait olmadığının Adli Tıp Kurumu raporuyla saptandığını, mal tesliminin hukuki bir işlem olup, tanıkla ispat edilemeyeceğini, davalının kendi defterlerinin de usule uygun düzenlenmiş olduğunu belirttiğini,
bilirkişi raporuna itiraz edip, temyiz dilekçesi ekinde de defterlerinin kapanış tasdiklerini gösterir belgeleri sunduklarını, Mahkemece bu yönler gözetilerek araştırma ve inceleme yapılıp deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediğini, (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E. 2013/4782 K. 2013/11860 T.
26.6.2013) müvekkilinin davalı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın sunduğu belgelerde bulunan imzaların müvekkiline ait olmadığını, bu imzaların müvekkile ait olup olmadığının tespit edilmesini talep ettiklerini, davanın hukuksal niteliği ve somut olayın özelliği gereği davalı, temyiz aşamasında dava konusu borcu söndüren nitelikte bir belge vermişse, bu belge üzerinde gerekli inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiğini, yargılama aşaması henüz tamamlanmamış ise böyle durumda, borcu itfa eden belgenin değerlendirmeye alınması gerektiğini, gerçekten de, yargılamada davayı inkâr eden davalının savunması,
borcun bulunmadığı savunmasını da kapsadığını, davalının borcun ne sebeple bulunmadığını açıklama ve iddianın aksine delillerini ikame etme hakkının ortadan kalktığından söz edilemeyeceğini, belirtilen nedenlerle, temyiz aşamasında sunulan ve borcu söndüren bir belgenin varlığı karşısında savunmanın genişletilmesi yasağından söz edilemeyeceğinin kabulünün de zorunlu olduğunu, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 24.02.2016 Tarih, 2014/22-735 esas, 2016/166 karar) Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli/...
Esas ... karar sayılı ilamının kaldırılmasına davalı müvekkil lehine % 20 kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı dosyası
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, faturadan kaynaklanan alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı tarafından, 01.06.2019 tarihli, ... numaralı, 52.159,11 TL bedelli faturaya konu malların davalıya teslim edildiğini, mal bedeline ilişkin davalı tarafından çek verildiğini ancak çekteki keşideci imzasında tahrifat olduğu gerekçesiyle bankaca çek bedelinin ödenmediği, davalının fatura bedelini ödemediğini, davalı hakkında Mersin 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile fatura alacağına istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olduğu iddia edilerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep edilmiş, davalı ise, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ve işbu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Mersin 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı takip alacaklısı şirket tarafından davalı takip borçlusu ... hakkında toplam 55.140,75.TL'nin tahsili için genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, takip dayanağı olarak 01.06.2019 tarihli, ... numaralı, 52.159,11 TL bedelli faturanın gösterildiği, süresinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Faturaya dayalı itirazın iptali davasında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Davacı, alacağa konu malları davalıya teslim ettiğini ve alacağa hak kazandığını yazılı deliller ile ispatlamak zorundadır. Faturada yazılı mal ve hizmetin teslim edildiğinin ispatı halinde, borcun ödendiğini ispat yükü ise davalıdır.
Somut olayda, taraflar arasında mal alım-satımına ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davacı tarafından, davalıya satılan mala ilişkin olarak 01.06.2019 tarihli, ... numaralı, 52.159,11 TL bedelli faturanın düzenlendiği, davalı tarafından, akdi ilişkinin kabul edilmediği, bu nedenle fatura konusu malların teslim edildiğinin ispat yükünün davacıda olduğu, dava konusu faturalarda teslim alanın adının ve imzasının yer almadığı görülmüştür. Davacı tarafından fatura tarihinden önce düzenlenmiş ve üzerinde ... ... Sebze ve Meyve Ticareti ... kaşesi bulunan ve kaşenin üzeri ve teslim alan kısmında imza bulunan bir adet teslim fişi ibraz edilmiştir. Davalı tarafın teslim fişindeki imzaya itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar mahkemece davanın yukarıda özetlenen gerekçe ile kabulüne karar verilmiş ise de, davacının dava konusu faturayı ticari defterine kaydetmesi ve BS beyanı bildirmesi tek başına malların teslim edildiğine delil teşkil etmez.Nitekim davalı taraf akdi ilişkiyi inkar etmiştir ve kendi defterlerinde dava konusu fatura kayıtlı değildir.Hal böyle olunca ilk derece mahkemesince faturanın ve teslim fişinin davacı defterinde kayıtlı olup,
davalı defterinde kayıtlı olmaması sebebiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklandığı üzere ispat yükü davacı tarafta olup davacı taraf bu teslim fişi ile malları davalı tarafa teslim ettiğini iddia ettiğinden ve davacı dava dilekçesinde teslim fişine ve tarafların ticari kayıtlarına dayandığından öncelikle teslim fişindeki imzaya itiraz değerlendirilerek söz konusu teslim fişindeki imzanın davalı tarafa ait olup olmadığının tespiti bakımından imza incelemesi yapılmalı ardından davalının bağlı bulunduğu ilgili vergi dairesinden davalının BA kayıtları getirtilerek bu kayıtlar üzerinde inceleme yapılması,
yine davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline dayandığından iddianın ispatı açısından davacı tarafa yemin deliline dayanıp dayanmayacağı da hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği anlaşılarak ilk derece mahkemesince bu yönler araştırılmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince yukarıda belirtilen işlemler yapılarak sonucuna göre karar verilmesi için HMK'nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden yargılama için ilk derece mahkemsine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... ... · Üye · ... ... · Üye · ... ... · Katip · ...
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/1479, K. 2024/137, 5 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama