KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2023
- Dosya no
- 2023/490
- Karar no
- 2023/693
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/02/2023
- Numarası
- 2022/... ESAS
- Davacı
- ... ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1-...
Karar Metni
1.109 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
2-... - ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...- ...
DAVANIN KONUSU
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 03/10/2023
KARAR YAZIM TARİHİ
Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/02/2023 tarih 2022/... esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, istinaf başvurusuna tabi bir karar olduğu, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların Yapı ve Kredi Bankası Tarsus Şubesi ... seri nolu tarihsiz teminat çekinin müvekkili tarafından ödendiği halde işleme konulmadığını, davalıların iyi niyetli olmadığını, davalı ... müvekkilinin şirketi tarafından ödenen bu teminat çekini bankaya ibraz ettiğini, Tarsus İcra Ceza Mahkemesi'nin 2022/... esas sayılı dosyasında şikayetçi olduğunu, müvekilinin haksız yere yargılanacağını belirterek,
İİK'nun 72. Maddesi gereğince müvekkillinin davalılardan şimdilik, her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00.TL borçlu olmadığının tespitine, Yapı ve Kredi Bankası Tarsus Şubesi ... seri nolu çekin iptaline ayrıca bankaya tahsiline verilmiş olan bu çekin icra takibine konu yapılmaması ve karşılıksızdır işleminin T.C Merkez Bankasına bildirilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesi'nin 26/10/2022 tarihli tensip ara kararı ile, davacı vekilinin muhtemel takiplerin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; iik'nun 72. maddesi uyarınca;" icra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde,
icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı yada tamamen imkansız hale geleceğinden gecikme sebebi ile bir sakıncasının yahut ciddi bir zararın doğacağı endişesi bulunduğundan hmk'nın 389. maddesi gereğince iik.nun 72/2 maddesi gereğince dava değeri olan 1.000,00.
TL' nin %20'si oranında 200,00.TL teminat yatırıldığında icra takiplerinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir.
Davalılar vekilinin sunmuş olduğu 06/02/2023 tarihli dilekçesi ile; ilk derece mahkemesinin 26/10/2022 Tarihli ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmiş, itiraz için bin haftalık süre verilmiş ise de sürenin kesin olarak verilmemesi ve ihtarda bulunulmaması nedeniyle itiraz haklarının devam ettiği bildirilerek haksız olarak verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN ARA KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesi''nin 10/02/2023 tarihli ara kararı ile," Tedbir kararına davalı tarafından yapılan itiraz dilekçesi incelendiğinde, itirazın süresinde yapılmadığı açıktır. Her ne kadar tedbir kararının kaldırılmasını isteyen taraf, verilen 1 haftalık sürenin kesin olarak verilmediğini belirtmiş ise de, Kanun'un ilgili maddesi sürenin kesin olarak verilmesini gerekli görmemiştir. O halde süresinden sonra yapılan itirazın, Kanun anlamında yasal itiraz olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla tarafların davet edilmesine gerek görülmeksizin talebin reddine " şeklinde karar verilmiştir.
DAVALILAR TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili istinaf talebi ile; ihtiyati tedbir hukuki yapısı itibariyle bir zararı engellemeye ve sakıncayı ortadan kaldırmaya yönelik olduğundan tedbir kararı karşılığında ortada engellenen zararın ne olduğunun belirlenebilir olması gerektiğini, davacının uğramış olduğu bir zarar ne de dosyaya sunulan deliller kapsamında zarara sebebiyet verebilecek bir unsur bulunmadığını, kötü niyetli olarak borcunu ödemeyen davacının derhal korunması zorunlu olan bir hakkı olmadığını, ilk derece mahkemesince dinlenilme haklarının ihlal edildiğini,
tek taraflı ve yanlış bir beyana dayalı olarak borcun ödendiğini varsaymak hukuka ve usule aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir kararı kapsamında davacı tarafından yatırılan teminatın eksik olduğunu, mevcut durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık nedeniyle zarara uğrayan tarafın müvekkili olduğunu belirterek, 10/02/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit davası olup, istinafa konu uyuşmazlık ise, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılması talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince 26/10/2022 tarihli tensip 11 nolu ara kararı ile, davacı vekilinin, dava konusu çeke dayanılarak başlatılabilecek muhtemel takiplerin dava sonuna kadar durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin, İİK'nun 72/2 maddesi gereğince teminat karşılığı kabulüne karar verildiği, karara karşı davalılar vekili tarafından 06/02/2023 tarihinde itiraz dilekçesi sunularak, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasının talep edildiği ve mahkemece, tedbire itirazın süresinde yapılmaması dikkate alınarak, duruşma açılmaksızın verilen 10/02/2023 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbirin kaldırılması yönündeki talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
10/02/2023 tarihli ara karara karşı davalılar vekili tarafından İstinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince 26/10/2022 tarihli tensip 11 nolu ara kararı ile, davacı vekilinin, takibin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, istinafa konu 10/02/2023 tarihli ara kararı ile, davalılar vekilinin 1 haftalık yasal süreden sonra itiraz dilekçesi sunduğu gerekçesiyle, ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
HMK'nun 394. maddesinde aleyhine tedbir kararı verilenin, kararın tebliğden itibaren 1 hafta içerisinde ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin itiraz edebileceği, itiraz üzerine, mahkemenin ilgilileri dinlemek üzere davet edeceği, gelmedikleri takdirde dosya üzerinde inceleme yaparak kararını vereceği belirtilmiş olup, bu madde, duruşma açılması ve davet hususunda emredici hüküm içermekte olup, hakime yapıp yapmama konusunda bir takdir hakkı tanımamaktadır.
İtiraz üzerine incelemenin duruşmalı yapılması zorunlu olduğundan, mahkemece öncelikle, itiraz dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilerek ve duruşma günü verilerek, ilgililer dinlenmek üzere usulen davet edildikten sonra, süre ve esas yönünden taraflar gelmeseler dahi inceleme yapılarak, sonucuna göre gerekçeli karar yazılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekir.
İlk Derece Mahkemesi'nce davalılar vekilinin tedbir kararına itiraz dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeden ve duruşma günü belirlenip taraflar usulüne uygun davet edilmeden dosya üzerinden karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 10/02/2023 tarihli ara kararının ortadan kaldırılmasına, mahkemece, HMK'nun 394/4. maddesine uygun şekilde işlem yapılarak, davalılar vekilinin itirazı değerlendirilerek yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/490, K. 2023/693, 3 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama