KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1089
- Karar no
- 2024/2183
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/05/2024
- Numarası
- ... ESAS ... KARAR
- Davacılar
- 1-..
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... -...
- Vekili
- Av. ....
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- İstinaf kararının karar tarihi
- 19/12/2024
- Yazım tarihi
- 19/12/2024
Karar Metni
1.155 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/05/2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile. Müvekkilinin yetkilisi olduğu şirket aleyhinde .... Genel İcra Müdürlüğü ...
Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilin davalıya ilgili icra takibinde yer alan senetten dolayı borcu kalmadığı halde senetlerin iade edilmediğini ve müvekkilinin sürekli icra tehdidine maruz kaldığını, söz konusu icra takibinin iş bu dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak durdurulmasına, mahkeme aksi kanaatteyse belirlenen miktarın icra veznesine depo edilmesi üzerine ihtiyati tedbir kararıyla durdurulmasına,
İİK M.72/5 gereği takip konusu alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının haksız ve kötüniyetli davalıdan alınarak davacılara verilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile. Davanın Adana mahkemelerinde ikame edildiğini, işbu davada Adana mahkemelerinin yetkili olmadığını, taraflar arasında herhangi bir yetki sözleşmesi olmadığını, genel yetki kuralı gereği davalının ikametgahı mahkemelerinin yetkili olduğunu, alacaklısı ... ( Temlik alacaklısı ...), borçlusu ..., Kefili ...
Elektronik ltd.şti, 04.10.2018 tanzim, 31.01.2019 vadeli, 12.500.USD bedelli, -bedeli nakden ödenmiş olan bir Bono olduğunu, davanın dayanağı olan alacak belgesi, alacaklı ... ile borçlu ... arasında imzalandığını, ...
Elektronik ltd.şti. tarafından da kefil olunduğunu, bedelinin nakden ödenmiş bir bono olduğunu, alacak-borç ilişkisi iki özel kişi arasında ve herhangi bir Ticari dayanağı olmayacak şekilde gerçekleştirildiğini, dolayısı ile görevli Mahkemeler Asliye Ticaret Mahkemeleri değil, Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, takip dayanağı olan ....
Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası alacağı 12.598,90.USD'nin tahsilat tarihindeki TL karşılığı olduğunu, takip dayanağı olan bono iki gerçek kişi arasında imzalanmış ve alacak dayanağınında nakden ödendiğinin beyan edildiğini, bu durum karşısında davacı tarafın, bu bono dan kaynaklı borcun yokluğunu ispat etmesi gerektiğini, yani burada ispat külfeti, borcun olmadığını beyan eden davacı taraf olduğunu, bu nedenlerle;
davanın reddini, davanın öncelikle yetkili İstanbul/Bakırköy Adliyesi'ne gönderilmesini, görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile %20 inkar tazminatı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/05/2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; davanın 6100 sayılı HMK.nun 150/1 maddesi gereğince dosya işlemden kaldırıldığını, 3 aylık süre geçmesine rağmen dosyanın taraflarca yenilenmediği anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nun 150/5 maddesi gereğince davanın 03/05/2024 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf talebi ile. Müvekkilinin yetkilisi olduğu şirket aleyhinde .... Genel İcra Müdürlüğü ...
Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip başlatıltığını, müvekkilinin davalı/alacaklı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, dava kısmi olarak açılmış olup, mahkeme tarafından harç tamamlama talep edilmişse de, müvekkil tarafından harcın tamamlanamaması sebebi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, harç yatırılan kısım üzerinden davaya devam edilip, işin esasına girilmesi gerektiğini, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, işin esasına girilerek dava edilen kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, aynı zamanda yatırılan teminatın haczinin de hukuka aykırı olup,
karar kesinleşmeden teminatın çekilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, bu durumun dahi kararın tek başına kaldırılması sebebi olduğunu, ticari defterler incelendiği takdirde müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, davalı tarafından müvekkiline tasarrufun iptali davası da açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, belirlenmesi gereken asıl hususun, bu denli yüksek meblağlı bir alışveriş taraflar arasında hiç olmadığını, müvekkilinin davalıya ilgili icra takibinde yer alan senetten dolayı borcu kalmadığı gibi, senetleri iade edilmediğini ve müvekkilinin sürekli icra tehdidine maruz kaldığını, bu nedenlerle; ....
Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas, ... Karar sayılı kararının kaldırılarak davanın kabulüyle, işin esasına girilerek .... Genel İcra Müdürlüğü ...
Esas sayılı dosyadan dolayı davalıya karşı müvekkillerin borcunun bulunmadığının tespitini, İİK M.72/5 gereği takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının haksız ve kötüniyetli davalıdan alınarak davacılara verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, işbu karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut olayda; dava dilekçesinin incelenmesinde; harca esas değer olarak 100.000,00 TL'nin gösterildiği, ancak dilekçenin istem ve sonuç bölümünde takibe konu edilen bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitinin istendiğinin görüldüğü, takibe konu bononun 12.500,00 USD bedelli olduğu, takip miktarının ise 12.598,00 USD olduğu, mahkemece bu miktar üzerinden harcın tamamlanması yönünden davacı tarafa kesin süre verildiği verilen kesin süre içerisinde harcın yatırılmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde takibe konu bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitinin istendiği, bu şekilde açılan kısmi davada mahkemece takip miktarı üzerinden harç tamamlanması yoluna gidilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Dava açılırken davacı vekili tarafından 269,85.TL başvurma harcının yatırıldığı, mahkemece dava değerinin 100.000,00.TL olarak gösterilmesi sebebiyle bu miktar üzerinden nispi harcın tamamlanması için davacı vekiline süre verildiği, davacı tarafça eksik olan 1.437,90 TL harcın tamamlanarak toplamda 1.707,75.TL harcın yatırıldığı,
daha sonra ilk derece mahkemesince takip miktarı üzerinden hesaplanan 5.643,59.TL harçtan toplam yatırılan 1.707,75.TL harcın mahsubu yapılıp eksik kalan harcın ikmali yoluna gidilmesi gerekirken, yalnızca dava açılışı sırasında yatırılan 269,85.TL harcın mahsup edilmesi suretiyle fazla miktarda harcın yatırılması ihtaratında bulunulması doğru görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle mahkemece alınması gereken 5.643,59.TL harçtan toplam olarak yatırılan 1.707,75.TL harcın mahsubu sonucu kalan 3.935,84.TL'nin yatırılması hususunda davacı vekiline yöntemine göre süre verilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan sebeple davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak yukarıda açıklandığı şekliyle işlem yapılıp sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde kurulması uygun görülmüştür.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/1089, K. 2024/2183, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama