KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2024
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1599 - 2024/1805
- Dosya no
- 2024/1599
- Karar no
- 2024/1805
- Başkan
- ...
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... ESAS
- Davacı
- ...CAM PLASTİK ALÜMİNYUM SANAYİ TAŞIMACILIK SPOR TESİSLERİ İŞLETMECİLİĞİ ... TAAHHÜT ÇELİK KAPI MOBİLYA İMALATI DEKARASYON TURİZM VE OTELCİLİK İTHALAT İHRACAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1- ... -
Karar Metni
1.189 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
2- ... ... TAAHHÜT TESİSAT MADENCİLİK KUYUMCULUK OTOMOTİV TAŞIMACILIK TURİZM BESİCİLİK EMLAKÇILIK TEMİZLİK PETROL ÜRÜNLERİ GIDA MADDELERİ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 30/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/10/2024
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, istinaf başvurusuna tabi bir karar olduğu, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile.
Müvekkil şirketin pencere-cam üretim ve satım işleriyle uğraşan bir limited şirket olduğunu, davalı şirket ve yetkilisinin de (gerçek kişi tacir sıfatıyla) ... işiyle uğraşan tacirler olduğunu, karşılıklı alım satım yapan taraflar arasında bir ticari iş ilişkisi kurulmakla, davalı taraf inşa ettiği binalar için davacıdan Temmuz 2022 ile Kasım 2022 arasında farklı tarihlerde altı ayrı mal siparişi verdiğini, bu faturalar incelenirse, ''4+16+4 Konfor Isıcam'' ve ''PVC Doğrama Pencere Renkli'' adındaki mal/hizmet alım satımı nedeniyle müvekkil şirket tarafından davalılar adına düzenlendiğinin görüleceğini,
davalı tarafın bu faturalara karşı bir itirazı olmadığını, davacı tarafın anılan malları davalıya teslim ederek bu ticari alım satım sözleşmesinden doğan borcunu eksiksiz yerine getirse de, davalı taraf faturalara konu bu malların bedelini ödemeyerek kendi borcunu yerine getirmediğini, bu nedenle davalılara ait taşınır taşınmaz malvarlığı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine, mezkur icra dosyası kapsamında ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARAR ÖZETİ
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas sayılı ara kararı ile; davacı tarafından sunulan faturalar ve muavin defter kayıtları dikkate alındığında talep edenin ihtiyati haciz talebinin konusu alacağının yaklaşık olarak ispat edilemediği, bir miktar alacağa ilişkin olarak kendisi tarafından tek taraflı düzenlenen faturanın davacının muaccel alacağı olup olmadığını ve alacağın miktarını ispat hususunda yeterli olmadığı, talebe konu alacağın yargılamayı gerektirdiği, tarafların alacak konusunda mutabık olduğunu gösterir mutakabat belgesinin bulunmadığı İİK 257. maddesi gereği şartların oluşmadığı gerekçesi ile davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf talebi ile. Müvekkilinin... Cam Plastik Alüminyum Sanayi Taşımacılık Spor Tesisleri İşletmeciliği ... Taahhüt Çelik Kapı Mobilya İmalatı Dekarasyon Turizm ve Otelcilik İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi ile borçlu ... ...
Taahhüt Tesisat Madencilik Kuyumculuk Otomotiv Taşımacılık Turizm Besicilik Emlakçılık Temizlik Petrol Ürünleri Gıda Maddeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasındaki ticari alım-satımdan kaynaklanan borcun ifa edilmemesi üzerine taraflarınca ... Dairesi 2023/27507 Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosya ile taraflarınca itirazın iptali davası açıldığını, ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ...
Esas sayılı dosyada ... tarihinde verilen ara kararda ihtiyati haciz taleplerinin reddedildiğini, ancak verilen bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin uğradığı maddi zarara ek olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı, kanunda öngörülmüş bir hukuki koruma olarak uygulanmasını talep ettikleri ihtiyati haciz kararının kesin hukuki korumanın sonucuna kadar, bu sonucu boşa çıkaracak tehlikeyi ortadan kaldırmaya yönelik olarak uygulanmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin, ticari hayatlarında meydana gelecek telafisi güç veya imkansız sakıncaları ortadan kaldırmak ve zararı engellemek için,
yaklaşık ispat koşulu sağlandığından borçlunun malvarlıklarına, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulması gerektiğini, aksi takdirde ihtiyati haczin konulmaması, İİK'da belirtilen ihtiyati haczin amacının tehlikeye düşeceği anlamına geldiğini, mal-hizmet faturaları, banka kayıtları, muavin defterleri, taraflara ait ticari defter kayıtları, vergi dairesi kayıtları dikkate alındığında istinafa başvurusuna konu olan, müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğu yolunda borçlu/karşı taraf/davalı hakkında İİK.
258. maddede öngörülen yaklaşık ispatın sağlandığını, İİK 257. maddede öngörülen ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, borçlunun mallarını kaçırma ihtimali de mevcut olduğundan, bankalardaki hesaplarında paraları kaçıracağından, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları ile bankalardaki mevduatlarının ihtiyaten haczini isteme zorunluluğu hasıl olduğunu, bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulüyle, ... Asliye Ticaret Mahkemesi ...
Esas sayılı dosyada verilen ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılmasına, dava değeri olan 1.722.897,54.TL için (tensiben) ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava hukuki niteliği itibarıyla itirazın iptali davası olup, istinaf konusu uyuşmazlık, davacı vekili tarafından talep edilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen ara kararın kaldırılması talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz isteminin reddine karar verildiği ve iş bu ara karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
İhtiyati haciz müessesesi 2004 sayılı İİK'nin 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup kanunun 257. maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgâhının bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde vadesi gelmemiş borçtan dolayı da ihtiyatî haciz istenebileceği",
kanunun 258. maddesinde "Alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecbur olduğu, ihtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklının kanun yoluna başvurabileceği," hükmüne yer verilmiş, kanunun 265.maddesinde ise ihtiyati haciz kararına karşı itiraz ve kanun yollarına başvuru düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı tarafından taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalının inşa ettiği binalar için davacıya altı ayrı mal siparişi verdiğini, davalılar adına düzenlenen faturalara itiraz edilmediğini, davacı tarafından ticari alım satımdan kaynaklı borcun eksiksiz yerine getirildiğini ancak faturalara konu malların bedellerinin ödenmediğini belirtilerek ihtiyati haciz talep edilmiş olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ihtiyati haciz talep eden alacaklının rehinle temin edilmemiş muaccel alacağının varlığını kesin olmasa da mahkemede kanaat oluşturacak ölçüde yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiği,
dosya kapsamı itibariyle ihtiyati haciz talep edenin karşı taraftan alacağının bulunup bulunmadığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, davacı tarafın iddiası ve dayandıkları deliller dikkate alındığında ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat şartının somut olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından HMK'nın 353/1-b-1 md. gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/1599, K. 2024/1805, 30 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama