KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2024
- Dosya no
- 2024/216
- Karar no
- 2024/618
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/07/2023
- Numarası
- ... Esas (Ara Karar
- Davacı
- ... -TCK NO:...
- Vekili
- Av. ..., [ ] UETS
- Davalı
- ... - TCK NO:..., ...
- Vekilleri
- Av. ..., [ ] UETS
Karar Metni
1.069 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Av. ..., [ ] UETS
DAVANIN KONUSU
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 16/04/2024
YAZIM TARİHİ : 16/04/2024
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/07/2023 tarihli ve ... esas sayılı dosyasından verilen ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının senedin alacaklısı olan ... isimli şahsın yanında 22.10.2007 tarihinden 01.03.2020 tarihine kadar işçi olarak çalıştığını, davacının çalışmış olduğu süre boyunca sigortasının sürekli olarak eksik yatırıldığını, son bir yıl maaşlarını hiç alamadığını, davacının iş akdi haklı ya da geçerli bir neden gösterilmeksizin davalı tarafça feshedildiğini, önceden bildirim yapılmadan ve buna ilişkin ihbar tazminatı ödenmeden işine son verildiğini, bu nedenle taraflarınca davacı adına işçilik alacakları için ...
İş Mahkemesi'nin ... esas sayılı ilamının taraflarınca icraya verildiğini, davaya konu senedin ise yapmış oldukları 05/11/2021 tarihli icra takibinden sonra 22/04/2022 tarihinde icraya verildiğini, davalı tarafça başlatılan icra takibinde gönderilen ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiğini, ödeme emrinde gönderilen bono suretini inceleyen davacının icra takip konusu bonodan haberi olmadığını, bu bono üzerindeki imzanın kesinlikle davacıya ait olmadığını, davacının takibe konu bonoyu imzalamadığını, bu nedenle takibe dayanak bonodaki imzalara açıkça itiraz ettiklerini,
imzayı kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkeme aksi kanaatte ise verilen senedin işverene verildiği için teminat senedi sayılması gerektiğini belirterek, davalının asıl işverenin damadı olduğunu ve ... vefat ettikten sonra senedi kendi adına ciroladığını, senette bulunan ... adına atılan imzanın da ...'a ait olmadığını, senedin hileli bir şekilde düzenlendiği ve cirolandığının açık olduğunu, ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında bono bedelinin %15'i karşılığında icra dosyasındaki paraların alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini belirterek, dava sonuçlanıncaya kadar telafisi güç zararların önlenmesi bakımından icra takibinin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına ve tedbir kararı verilmesine, Mahkeme tarafından tedbir kararı verilecek ise icra dosyasındaki bakiye alacak yönünden teminat miktarının belirlenmesine, dosya kapsamında alacaklıya 36.577,62.TL tutar ödendiğini, dosya borç bakiyesinin 1.290,40.TL, teminat miktarının kalan bakiye üzerinden hesaplanmasını belirterek,
davanın kabulü ile ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin iptaline ve davacının takibe dayanak bono yönünden borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine alacak miktarının % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davacının tedbir talebinin kabulü ile, ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasında belirtilen bakiye borç miktarı olan 1.289,77.TL'nin %15'i tutarında teminat yatırıldığında icra dosyasına girecek paranın alacaklıya ödenmemesine, bu hususta icra dairesine müzekkere yazılmasına kararı verilmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediğini, dava dilekçesi ve delillerin incelenmesine usule uygun düzenlenen ve ciro edilerek en son müvekkiline ulaşan bir bono nedeni ile borçlu olmadığının tespitini isteyen davacının bu davasını yaklaşık olarak dahi ispat edemediğini, şekle uygun düzenlenerek ödenmediğinde usulünce takibe konulan ve başlı başına bir borç ilişkisi doğuran bir senedi çürütmek isteyen tarafın bu iddiasını sağlam şekilde ortaya koyması gerektiğini, bir bononun üzerinde açık bir ibare yoksa o senedin teminat senedi olduğunu gösterir ve taraflarca imzalanmış yazılı bir belgenin olmasının şart olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibarıyla menfi tespit davası olup, istinaf konusu uyuşmazlık, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yönelik yapılan itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesiyle, bonoya dayalı olarak müvekkili aleyhine başlatılan icra takibi sebebiyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş, ilk derece mahkemesince duruşmada alınan ara karar ile teminat karşılığında ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile İİK 72/3 maddesi uyarınca icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmiş,
davalı tarafından ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmesi üzerine ilk derece mahkemesince taraflar davet edilmek suretiyle duruşma açılarak yapılan inceleme sonucunda 28/11/2023 tarihli ara kararla itirazın reddine karar verilmiş olup, davalı vekili tarafından ihtiyati tedbire itirazın reddine dair ara karara karşı istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 Sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 2004 sayılı İİK'nin 72/3 maddesinde "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, davacı hakkında bonoya dayalı olarak takip başlatıldığı, davacının borçlu olmadığı gerekçesiyle menfi tespit talebinde bulunduğu, mahkemece davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu gözetilip İİK'nin 72/3 maddesi dikkate alınarak, takdiren %15 teminat karşılığında, icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulmasına karar verildiği,
İİK'nin 72/3 maddesinde yer alan düzenleme, HMK'nin 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir ile ilgili düzenlemeye benzer, ancak kendine özgü özellikleri de olan ve borçluya tanınan bir hak olup, borçlunun, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği, davacının dava dilekçesinin içerisinde bu yönde talebinin bulunduğu,
bu durumda mahkemece, İİK'nin 72/3 maddesi gereğince, davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, bu sebeple davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/216, K. 2024/618, 16 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama