KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/188 - 2025/335
- Dosya no
- 2025/188
- Karar no
- 2025/335
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/09/2024
- Numarası
- ... ESAS
- Davacı
- ... - -
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ... GÜBRE PAZARLAMA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
- Vekili
- Av.
- Davanın konusu
- Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin
- İstinaf kararının karar tarihi
- 24/02/2025
- Yazım tarihi
- 24/02/2025
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/09/2024 tarihli ve ... esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, Şirketin Fesih ve Tasfiyesi, olmadığı takdirde ortaklıktan çıkma talebine ilişkin olup, istinafa konu olan uyuşmazlık ise, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince verilen 20/09/2024 tarihli ara karar ile davalı şirketin ...'a ait hisselerin devrinin önlenmesi yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.
Davalının ihtiyati tedbir kararına itirazı üzerine mahkemece, 21/11/2024 tarihli ara karar ile tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.
Ara karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
TTK'nun 636/4.maddesi; "Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir." ; TTK'nun 638/2. Maddesi ise "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." hükmünü içermektedir.
Somut olayda, davacının, davalı şirketin ortağı olduğu, davacı tarafından, şirketin fesih ve tasfiyesi, olmadığı takdirde şirket ortaklığından hak ve alacakları ödenerek çıkmaya izin verilmesinin talep edildiği, mahkeme tarafından toplanacak deliller sonucunda, iddiaların ispatlanması halinde, tarafların hak ve menfaatleri göz önüne alınarak bir karar verileceği, HMK'nun 389. maddesinde öngörülen ihtiyati tedbir şartları oluştuğu gibi, 6100 sayılı HMK'nun 390/3 maddesi gereğince davacı tarafından bu taleple ilgili davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte delillerin dosyaya sunulduğu,
bu nedenle, davacının ortaklıktan doğan haklarının korunması ve davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla ihtiyati tedbir kararının verilebileceği, davacı tarafından sunulan limited şirket pay devri sözleşmesinden davacının hisse bedelini ödediğinin belirtilmiş olması karşısında, tedbir kararının teminatsız olarak verilmesinin uygun olduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince, davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile bu karara karşı davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin, ilk derece mahkemesince verilen ara karara karşı istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/188, K. 2025/335, 24 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama